KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Şubat 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2022/274 Esas - 2024/151
Karar Metni
1.875 kelime·9 dk okuma·20 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2022/274 Esas
KARAR NO : 2024/151
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLLERİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/06/2021
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
K. YAZIM TARİHİ: 08/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı firma ile davalı firma arasındaki ticari ilişki olduğunu, davacı firmanın davalı firmadan cari hesaptan dolayı 61.839,27 USD bakiye alacağı bulunduğunu, davacın şirket ile davalı şirket arasında müvekkili şirketin mali müşaviri ... ... e-mail adresinden, davalı borçlu şirketin mail adresi olan ... e-mail adresi arasında gerçekleşen yazışmada, davalı borçlu şirketin yetkilileri davalı şirketin 61.839,27 TL borçlu olduğuna dair karşılıklı hesap mutabakatı sağladıklarını, görüşmeler neticesinde davalı borçlu şirketin müvekkili şirkete bakiye borcunu ödemediğini,
bunun üzerine davacı müvekkili şirket tarafından Büyükçekmece ... Noterinin 23.10.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile bu durumun ihtar edildiğini. ihtarnameye rağmen alacağı ödemeyen davalı borçlu şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirketin takibe haksız ve maddi ve hukuki dayanaktan yoksun olarak,
müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek için itiraz ettiğini, davacının davalı firmadan alacaklı olduğuna ilişkin faturalarının da mevcut olduğunu, 2015 yılından itibaren ... firmasından davacı şirketin, ihraç kayıtlı olarak bant alarak ihracat yaptığını, 10 Şubat 2016 tarihinde 10 Ağustos 2016 vadeli olarak davacı şirket tarafından ön ödeme olarak 150.000 USD' lik çek verildiğini, bu çek karşılığında yine ihraç kayıtlı mal alınacakken, sadece 23 şubat 2016 tarihli 33.273,13 $ ve 23 Temmuz 2016 tarihli 18.465,10 $ toplam 51.738,23 $ lik mal alındığını,
kalan ihracatı davalı firmanın kendisinin yaptığı gibi üzerine davacı şirkete ait çekleri de vadesi gelince tahsil ettiğini, cari hesaptaki asıl alacağın buradan ve kendisine verdikleri adet nakliye faturasından kaynaklandığını, ihraç kayıtlı olması gerekirken direk yaptığı ihracatlar için davacı şirketin, davalı şirkete nakliye hizmetinde bulunduğunu, 12/5/16, 14/10/16 ve 07/02/17 tarihli faturaların direk kendisinin yapmış olduğu ihracatların nakliyesi için davalı şirkete düzenlendiğini, tüm bu sebeplerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, davalı borçlu şiketin Ankara ...
İcra Müdürlüğünün ...
E. Sayılı icra takibine yaptığı itirazının iptaline, takibin devamına, müvekkili şirketin alacağının borçlunun temerrüdünden itibaren avans faizi ile tahsiline, davalı borçlu haksız ve kötü niyetli olarak alacağı sürüncemede bırakmak amacı ile takibe itiraz ettiğinden, alacağın % 20' sinden az olmamak üzere, icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; taraflar arasında, cari hesap mutabakatı olmadığını, müvekkili şirketin davacıya borcu olmadığını, mutabakata varıldığı iddia edilen e postanın şirket yetkilisine ait olmadığını, cari hesap mutabakatına cevap yazan kişinin şirket yetkilisi olmadığını, davacının cari hesabın temelinin neye dayandığını açıklamadığını, bir an için cari hesapta borç gözükse bile bu borcun iade sebebini, iade koşulların neler olduğu belirtilmediğini, davacının alacağını ispatla mükellef olduğunu, davacının "2015 yılından itibaren ... firmasından davacı müvekkil şirket, ihraç kayıtlı olarak bant alarak ihracat yapmış,
10 Şubat 2016 tarihinde 10 Ağustos 2016 vadeli olarak davacı müvekkil şirket tarafından ön ödeme olarak 150.000 USD' lik çek verilmiştir." şeklindeki beyanının soyut olup yazılı olarak kanıtlaması gerektiğini, yine davacının "Bu çek karşılığında yine ihraç kayıtlı mal alınacakken, sadece 23 şubat 2016 tarihli 33.273,13 $ ve 23 Temmuz 2016 tarihli 18.465,10 $ toplam 51.738,23 $ lik mal alınmış, kalan ihracatı davalı firma kendisi yaptığı gibi üzerine davacı müvekkil şirkete ait çekleri de vadesi gelince tahsil etmiştir.
Cari hesaptaki asıl alacağın buradan ve kendisine verdikleri 3 adet nakliye faturasından kaynaklanmaktadır." demek sureti ile alacağını somutlaştırdığını fakat buna ilişkinde yazılı kanıt sunulmadığını, müvekkilinin nakliye borcunu ödemediğini, tüm bu nedenlerle müvekkili şirket yetkilisine ait olmayan şirket kaşesini ihtiva etmeyen müvekkili şirketin yetkilisine ait olmayan kişinin cari mutabakatına dair e- postaya dayalı haksız icra takibine, vaki itirazın yerinde olduğu gözetilerek,
davanın "reddi" gerektiğini tüm bu nedenlerle haksız ve kötü niyetli olarak takip yaptığından, alacağın % 20' sinden az olmamak üzere, tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı borçlu şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, Ticaret Bakanlığı cevabi yazıları, ... ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü cevabi yazıları, tarafların BA-BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, talimat mahkemesince alınan 02/03/2023 havale tarihli bilirkişi heyet raporu, mahkememizce alınan 29/08/2023 tarihli heyet raporu ve 10/01/2023 tarihli ek raporu ile tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi heyeti 02/03/2023 havale tarihli raporları ile özetle. Davacı tarafın dava konusu döneme ait noter onaylı ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak tasdik ettirildiği, taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davacı ile davalı arasındaki dava konusu ticari ilişkinin 2016-2017 yılını kapsadığı , davacının davalıya 6 adet fatura düzenlediği,
faturalara istinaden davalının ödeme yaptığı, ayrıca davalının da davacıya 3 adet fatura düzenlediği ödemeler yaptığı her iki tarafından düzenlenen faturaları BA-BS formlarında bildirdiği ve bire bir örtüştüğü, davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2016-2017-2018-2019 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle.
120 Alıcılar Hesabında davalıdan 163.702,64 TL (61.839,27 USD) alacaklı gözüktüğü, 320 Satıcılar Hesabında davalıya 22.626,02 TL borçlu gözüktüğü, bu alacak ve borç ilişkisinin 2022 yılına devrettiği başkaca ödemenin olmadığı, tarafların sair taleplerinin Sayın Mahkemenin takdirlerinde olduğu bildirilmiştir.
Mahkememizce alınan 29/08/2023 tarihli heyet raporu ile özetle.
Davalı ...'a ticari defterlerine göre, 13.11.2020 takip tarihi itibariyle davacı ...'in davalı ...'tan 178.166,53 TL alacaklı olduğu, söz konusu tutarın döviz alacağı olduğu anlaşılmakla birlikte gerekli belgeler sunulamadığından döviz cinsinden bir hesaplama yapılamadığı, ancak davacının davaya konu ettiği 163.702,64 TL (61,839,27 USD karşılığı) tutarın, davalının ticari defterlerinde yer alan borç tutarından (178.166,53 TL) düşük olması ve davalı ticari defterlerindeki belgeleri ibraz edilememesi sebebiyle davacının talebinin kabulünün gerektiği, davacı ...'in 13.11.2020 takip tarihi itibariyle Davalı ...'tan 61.906,26 USD alacaklı olduğu,
davacının söz konusu tutarı ihtar tarihinden tahsil tarihine kadar geçen sürede talepteki kamu bankalarınca mevduatları fiilen uygulanan azami faiz tutarı ile birlikte talep etme hakkına sahip olduğu, bu çerçevede takibin 61.906,26 USD üzerinden devamının gerektiği, yine davacı ticari defterlerinden yer alan ve davacının davalıya olan borcunu gösteren 3.220 USD'lik tutarın davaya konu alacaktan mahsup edilmesi hususunun Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
Bilirkişi heyeti 10/01/2023 tarihli ek raporu ile özetle.
Taraflar arasındaki ticari ilişkinin Türk Lirası mı, yoksa Amerikan Doları mı olduğu hususunda takdirin Sayın Mahkemede olduğu, ticari defterlerdeki açıklamalarda döviz işlemlerinin olması ve dava talebindeki para biriminin Amerikan Doları olması nedeniyle hesaplamanın Amerikan Doları cinsinden yapıldığı, bu kapsamda davacı ...'in davalı ...tan cari hesaptan kaynaklı 61.839,27 USD alacaklı olduğu, Mahkemenin ilgili tutar üzerinden işlemiş faiz talebini kabul etmesi durumunda davacı ...'in 13.11.2020 takip tarihi itibariyle davalı ...'tan 66,99 USD'si işlemiş faiz olmak üzere 61.906,26 USD alacaklı olduğu,
davacı ...'in Davalı ...'a olan 3.220,00 USD'lik tutarın davaya konu alacaktan mahsup edilmesi hususunun Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.
GEREKÇE
Dava, hesap mutabakatına göre mal karşılığı ödenen bedelin iadesi talebine ilişkin başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bilirkişi heyeti 10/01/2023 tarihli ek raporu hükme esas alınarak yapılan değerlendirme ile. Tarafların defter kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu Davalı taraf işlemlerin Türk Lirası cinsinden olduğuna dair de herhangi bir belge sunmadığı, Kendi ticari defterlerinde yer alan ve kayıt açıklamalarında döviz ifadelerinin olduğu izaha muhtaçtır.
Bu kayıtlarda döviz miktarları 2.83-2.8412 döviz kuru değerleri ile Türk lirasına çevrildiği ve kayıtlara alındığı nitekim muhasebe defterlerinin Türk Lirası cinsinden tutulması, ticari ilişkinin de Türk Lirası cinsinden olduğunu kanıtlamamaktadır. Zaten Türkiye'de Amerikan Doları cinsinden resmi muhasebe tutulması mümkün de olmadığından davalının Türk Parası üzerinden hesaplama yapılması yönünden itirazının reddine karar verilmiştir.
Davacı şirketin davalı firma ile ilgili faturaları Muhasebe teknik ve usullerine uygun olarak 2016-2017-2018-2019 yılı defter kayıtlarına işlediği eklerde yevmiye kaydı ile detayı verilen tüm faturalardan sonra oluşan 31.12.2020 tarihi itibariyle. (61.839,27 USD) alacaklı gözüktüğü tespit edilmiştir.
Yargıtay içtihatları gereğince fatura alıcısının bu fatura nedeniyle BA formu düzenleyerek vergi dairesine bildirmesi faturaya konu mal ve hizmeti aldığına karine teşkil eder ( Yargıtay 19. HD, 31.10.2018, 2627/5349. 18.06.2020, 709/1122).
Davacı tarafın dava konusu döneme ait noter onaylı ticari defterlerinin açılış-kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde usulen uygun olarak tasdik ettirildiği, taraf defterlerinin sahipleri lehine delil olma özelliğini haiz olduğu, davacı ile davalı arasındaki dava konusu ticari ilişkinin 2016-2017 yılını kapsadığı , davacının davalıya 6 adet fatura düzenlediği, faturalara istinaden davalının ödeme yaptığı, ayrıca davalının da davacıya 3 adet fatura düzenlediği ödemeler yaptığı her iki tarafından düzenlenen faturaları BA-BS formlarında bildirdiği ve bire bir örtüştüğü, tespit edilmiştir.
Ba-Bs formları ile mal alış satış yapıldığının ispatlandığı, bu kapsamda davacı şirket tarafından düzenlenen faturaların davalı tarafından vergi dairesine beyan edilmiş olması nedeniyle kayıtlarına işlendiğinin anlaşıldığı, kayıtlarına işlediği fatura iadesine ilişkin delil de sunulmadığı gözetilerek ispat yükü davalıda olduğu davacının davaya konu ettiği 163.702,64 TL ( 61,839,27 USD karşılığı) tutarın,
davalının ticari defterlerinde yer alan borç tutarından (178.166,53 TL) düşük olması ve davalı ticari defterlerindeki belgeleri ibraz edilememesi ve davalının ödemeyi ispatlayamaması sebebiyle davacının talebinin kabulünün gerektiği kanaatine varılarak davalının Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takibe itirazının asıl alacak miktarı olan 61.839,27 USD üzerinden (Takip tarihindeki TL Karşılığı 482.575,11 TL) iptali ile takibin devamına karar verilmiştir.
İşlemiş faiz talebi yönünden davacının harca esas değeri takip tarihindeki kur üzerinden asıl alacak miktarı olan 61.839,27 USD üzerinden yatırıldığı görülmekle, talep sonuç kısmında takibin iptali talebinde bulunduğu fakat harca esas değerin ise takip tarihindeki asıl alacak miktarı olan 482.575,11 TL (61.839,27 USD) üzerinden yatırıldığı görülmekle dava değeri 483.051,06 TL (61.900,26 USD) üzerinden yargılama giderleri ve vekalet ücreti talep sonuç kısmı gözetilerek hesaplanarak işlemiş faiz talebi yönünden harcın tamamlanmadığı gözetilerek davanın asıl alacak miktarı yönünden kabulü ile işlemiş faiz talebi yönünden reddine karar verilerek
aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/274, K. 2024/151, 15 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama