KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2023/1350 Esas - 2024/704
Karar Metni
1.253 kelime·6 dk okuma·18 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2023/1350 Esas
KARAR NO : 2024/704
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/12/2023
KARAR TARİHİ: 02/07/2024
K. YAZIM TARİHİ: 23/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacının maliki olup eşi ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile 08/07/2023 tarihinde ... istikametine doğru seyir halindeyken, davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın olay yeri kavşakta kırmızı ışık ihlali yaparak yola çıkması sebebiyle davacıya ait aracın sağa ani hamle yapmak zorunda kaldığını ve ... plakalı araca çarparak durmak mecburiyetinde kaldığını, Mobese görüntülerinden anlaşılacağı üzere davalı şirketin sigortalısı ...'nın kusurlu hareketiyle kazaya sebebiyet verdiğini,
ancak gerçekleşen kaza sonrası olay yerinden uzaklaşan sigortalının olay yerinde bulunmaması ve tespit edilememesi sebebiyle davacı müvekkilinin gerçekleşen kazada %100 oranında kusurlu kabul edildiğini, tüm kusurun davacıya verilmesi sebebiyle kazaya karışan diğer tarafın tüm masraflarının davacının sigorta şirketi tarafından karşılandığını, bununla birlikte davacının aracında ekte sunulu ekspertiz raporunda da görüleceği üzere 25.806,00-TL hasar oluştuğunu ve oluşan hasar neticesinde davacının aracının ciddi miktarda değer kaybına uğradığını, ancak davalı tarafça davacıya herhangi bir ödeme yapılmadığını,
arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, bilirkişi marifetiyle kazaya sebebiyet veren davalı şirketin sigortalısı ile ilgili öncelikli olarak gerekli kusur tespitinin yapılarak, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100 TL değer kaybı tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 30/05/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile; 100,00 TL olan değer kaybı tazminatı talebini 27.900,00 TL arttırarak 28.000,00 TL ye yükseltmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava dilekçesinde, 08.07.2023 tarihinde maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı belirtilen ... plakalı aracın 05.09.2022 başlangıç - 05.09.2023 tarihli ve ... numaralı Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile ... adına araç başına 100.000,00 TL'ye kadar azami sorumluluk hadleri ile müvekkili şirkete sigortalı olduğunu, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının belirlenmesinin gerektiğini,
SBM kayıtlarında kazaya karışan davacıya ait ... plakalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğunun tespit edildiğini, davalı şirket nezdinde sigortalı aracın kazaya karışıp karışmadığının ve karışmış ise de meydana gelen kazadaki kusur durumunun tespit edilmesinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının Genel Şartlar eki hesaplama kriterleri ve formüllerine göre belirlenmesinin gerektiğini beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, ... plakalı aracın tramer kayıtları, 21/04/2024 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle oluşan değer kaybı tazminatı talebine ilişkindir. 08/07/2023 tarihinde, davalı şirkete trafik sigorta poliçesi bulunan diğer dava dışı ...ya ait ... plakalı araç ile davacıya ait ... plakalı aracın çarpışması sonucu dava konusu maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın kara yolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin ve sigortanın sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd..
Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).
Davacı zarar gören, anılan yasa hükümleri gereği davalılardan talepte bulunmuştur.
Davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti amacıyla dosyaya kazandırılan 21/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davalı sigorta şirketine sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...'nın meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 47/d. ve 84/a. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğunu, davacıya ait ... plakalı araç sürücüsü ...'in meydana gelen kazanın oluşumunda izafe edilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olduğu, davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 30.000,00 TL olacağı..." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Davacı yan 30/05/2024 tarihli ıslah dilekçesiyle talep miktarını 28.000,00 TL'ye yükseltmiştir.
Tüm dosya kapsamı, kayıt ve belgeler ile usul ve yasaya uygun olarak alınan mahkememiz ve kanun yolu denetimine elverişli, gerekçeli ve ayrıntılı olarak düzenlenen bilirkişi raporu birlikte değerlendirilerek; davalının %100 oranda kusuru ile gerçekleşen kaza nedeniyle, kusur oranına göre hesaplanan ve karşılanmayan değer kaybı zararından kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS sigortacısı olan davalının sorumlu olduğu anlaşıldığından ıslah dilekçesi ve taleple bağlılık ilkesi gözetilerek davanın kabulüne, kazaya karışan araç ticari olduğundan avans faizine hükmedilmesine, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 iş gün sonunda temerrüdün oluşacağının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Her ne kadar kısa kararda talep edilen tutara göre kararın kesin olarak verildiği mahkememizce belirtilmişse de, davanın kısmi dava olarak açıldığı, yargılama sonucu talep edilebilecek tutarın 30.000,00TL olarak tespit edildiği, 2024 yılı kesinlik sınırının 28.250,00TL olduğu, bu hali ile kararın kesinlik sınırının üstünde olduğu,
her ne kadar davacının talebi (28.000,00TL) kesinlik sınırının altında ise de, davanın kısmi dava şeklinde açılmış olması ve tespit edilen tutarın kesinlik sınırının üstünde olması sebebiyle istinaf kanun yolunun açık olduğu değerlendirilerek kararın istinaf yoluna açık olması gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Aksi yöndeki düşüncenin ise hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olacağı kabul edilmiştir.
Zira, davacının bu şekilde kısmi olarak açtığı dava ile kesinlik sınırı altında olan tutar yönünden ıslahını yapıp kararın kesin olması ve kesinleşmesi akabinde ek dava açarak bakiye kısmı talep edeceği ve böylelikle ilk kararın ve ek dava ile verilecek kararın istinaf ve temyiz incelemesinin yapılmasını engelleyebileceği, bu şekilde bir yolun tercih edilmesinin Medeni Kanunun 2.maddesinde düzenlenen dürüstlük kuralına aykırı olacağı değerlendirilmiş, anılan madde hükmü gereğince bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin koruyamayacağı yönünde mahkememizde kanaat oluşmuştur.
Neticeten kısa kararda istinaf yolu açık olarak belirtilmesi gerekmekteyse de sehven kararın kesin olduğunun belirtilmesinin taraflara kazandırıcı bir hak teşkil etmeyeceği de gözetilerek bu maddi hata tashih yoluyla düzeltilerek kanun yolu açık olarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/1350, K. 2024/704, 2 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama