KÜNYE
T.C. Ankara Batı
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Nisan 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/1316 Esas - 2025/408
- Esas no
- 2024/1316 Esas
- Karar no
- 2025/408
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 15/11/2024
- K.yazım tarihi
- 12/05/2025
Karar Metni
1.013 kelime·5 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin otomotiv sektöründe belli bir bilinirliğe ve güvenilirliliğe sahip olduğunu, müvekkili ile davalı/borçlu arasındaki ticari ilişkiye dayanan cari hesap alacaklarının ödenmemesi nedeniyle davalı/borçlu aleyhine Ankara Batı İcra Dairesi ...
E. numaralı dosyası ile ilamsız icra takip başlatıldığını, söz konusu takibe, borca ve tüm fer'ilerine süresi içinde davalı tarafından 24.05.2024 tarihinde itiraz edildiğini ve iş bu itiraz sonucu takibin 27.05.2024 tarihinde icra müdürlüğü tarafından durdurulduğunu, öncelikle başlatılan takipte istenen asıl alacak tamamen yasal ve hukuka uygun olup borçlunun bu nedenle yapmış olduğu itirazın kabul edilebilmesi mümkün olmadığını, keza davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın hiçbir hukuki dayanağı da olmadığını, söz konusu faturalara;
noter aracılığıyla veya iadeli taahhütlü mektup ya da telgrafla itiraz etmeyen davalı/borçlu tarafın, TTK'nın 21/2.md. hükmü gereğince faturaları ve içeriğini kabul etmiş sayılması gerektiğini, faturaların içeriğine usule uygun şekilde itiraz etmeyip faturalara ilişkin başlatılan icra takibine itiraz ederek takibin durdurulmasına sebebiyet veren davalı/borçlunun, takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin alacağına kavuşmasını geciktirme niyetinde olduğunu beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla;
davalı tarafın takibe yapılmış haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline, takibin 335.000,00TL anapara, faizi ve ferileri ile kaldığı yerden devamına, yapılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğinden asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; zaman aşımı itirazı ile görev itirazında bulundukları belirterek, müvekkili ile davacı taraf arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkiline fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmemiş olduğunu, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu, davacı yanın iddia ettiği faturaların bedellerinin senetle ispat sınırının üstünde olduğunu, fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davacı tarafça faturalarda belirtilen mallar gönderilmeden malların faturaları gönderilmiş olup,
müvekkili tarafça da davacı ile aralarında süre gelen hukuki ilişki güvenine dayanarak malların gönderileceği inancı ile faturalara itiraz edilmediğini, ancak faturalarda belirtilen mallar müvekkiline teslim edilmediği gibi haksız ve kötü niyetli olarak davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi başlatılmış akabinde ise huzurdaki davanın ikame edilmiş olduğunu, davacı tarafın iddialarını ispata yarar herhangi somut bir bilgi ya da belge dava dosyasına sunamadığını, davacı tarafın haksız kazanç gayesi ile hareket etmekte olduğu gibi işbu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davayı ikame ederek müvekkiline kusur izafe etmeye çalışmakta,
haksız kazanç sağlama gayesi içerisine girdiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın reddine, icra inkar talebinin reddine, Davacının icra takibi konusu olan meblağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, Kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların 2023-2024 yıllarına ait BA BS formları, vergi dairesi kayıtları tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturalara dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturalara dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 22.05.2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 24.05.2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu davanın hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığı tespit edilmiştir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturalara dayalı cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali talep edilmektedir.
Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ve ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davalının vergi dairesi kayıtlarına göre 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 177. maddesi ile ilgili yıl için belirlenen hadlerin altında kaldığı, gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olarak işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı tacir değildir. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1316, K. 2025/408, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama