KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Temmuz 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/514 Esas - 2024/813
Karar Metni
725 kelime·4 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/514 Esas
KARAR NO : 2024/813
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 03/05/2024
KARAR TARİHİ: 16/07/2024
K. YAZIM TARİHİ: 25/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı/alacaklı banka ile davalı ...
Şirketi arasında Genel Kredi Sözleşmesi tanzim edildiğini ve iş bu sözleşme kapsamında davalı borçluya kredi tahsis edildiğini, yine davacı/alacaklı banka ile davalı şirket arasında Çek Hesabı Açılış Sözleşmesi imzalandığını ve bu sözleşme ile müvekkili banka tarafından davalı şirkete çek hesabı ve çekler tahsis edildiğini, söz konusu ürünlerin kullanımından kaynaklı borçların ödenmesi yönünde davalıya ihtarname çekildiğini ancak ödeme yapılmaması neticesinde, müvekkili banka tarafından sorumlu bulunduğu meblağ çerçevesinde davalı aleyhine Ankara ...
Genel İcra Dairesi ... E. (Eski Ankara ... İcra Dairesi ... E) sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketçe borcun tamamına itiraz edilmesi üzerine icra takibinin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, davalının Ankara ... Genel İcra Dairesinin ... E. (Eski Ankara ... İcra Dairesi ...
E) sayılı icra takibine yönelik yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, takibe konu alacak likit olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirket tarafından davacı yan nezdinde kredili mevduat hesabı açıldığını ve müvekkil şirket tarafından kullanılmış olan tüm kredilerin karşılığının kendilerine ödendiğini, bunun yanı sıra, müvekkili şirketin herhangi bir şekil ve zamanda çeklerinin karşılıksız kalmadığını, işbu nedenle aleyhine herhangi bir şekilde dava ve/veya icra takibi başlatılmadığını, hal böyle iken davacı yanca haksız ve mesnetsiz olarak, müvekkili şirketten fazlaca bedel talep edildiğini, takibin dayanağı konusunda itiraz eden müvekkili şirketin itirazının haklı olduğunu ve davacı yana herhangi bir borcunun olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Davacı vekili mahkememize sunduğu 04/07/2024 tarihli dilekçesi ve 16/07/2024 tarihli celsedeki beyanında; taraflar arasında anlaşma sağlandığını, taraflarınca talep edilen tüm tazminatların davalılardan ... tarafından ödendiğini, müvekkili lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığını beyan etmiş, taraflar arasında imzalanan 01/07/2024 tarihli "Borç Tasfiye ve Sulh Protokolü" başlıklı sulh protokolünün bir suretini dosyaya ibraz etmiştir.
HMK'nun 331/1. maddesinde; "Davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder." hükmü amirdir.
Davanın konusuz kalması, dava süresi boyunca kanunun değişmesinden veya davacının şikâyetinden vazgeçmesinden dolayı dava konusunun ortadan kalkmasıdır. Bir dava konusuz kaldığı zaman, mahkemenin yargılamaya devam etmesine ve hüküm vermesine de gerek kalmamaktadır.
Davacı vekilinin beyan dilekçesi gözetilerek davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla ve HMK 315/1.maddesi gereğince tarafların talepleri doğrultusunda davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. HMK'nın 331. Maddesine göre esastan sonuçlanmayan davalarda yargılama giderleri davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre belirlenmesi gerekmektedir.
Bu suretle taraf iddia ve savunmaları ve dosyadaki mevcut delil durumu dikkate alınarak davacı tarafının dava açmakta haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı aleyhine hükmedilmesine karar verilmesi gerekse de davacı vekilinin 07/10/2023 tarihli dilekçesinde lehlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmemesini talep ettiği görülmekle yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına ve lehine vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/514, K. 2024/813, 16 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama