KÜNYE
T.C. Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Eylül 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/521 Esas - 2024/902
- Esas no
- 2024/521 Esas
- Karar no
- 2024/902
- Hakim
- —
- Katip
- —
- Davacı
- —
- Vekili
- —
- Davalı
- —
- Vekili
- —
- Dava
- Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı
- Dava tarihi
- 03/05/2024
- K.yazım tarihi
- 10/09/2024
Karar Metni
1.467 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili; müvekkili şirketin, ... ilinde inşaat işleriyle iştigal eden, birden çok projeyi tamamlayarak teslim etmiş ve halihazırda ...'nın önemli projelerini sürdüren bir inşaat şirketi olduğunu, müvekkili şirketin, ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde kayıtlı ...-...-... bloklarından oluşan inşaatın yapılması konusunda faaliyet gösterdiğini ve inşaata başladığını, müvekkili şirketin,
söz konusu inşaatın dış cephe mantolama işlerinin yapımı konusunda alt yüklenici olarak üçüncü kişi ... ile anlaştığını ve bu kapsamda müvekkili şirket ile üçüncü kişi ... arasında 02/11/2017 tarihli "... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parseldeki ...-...-... olmak üzere üç bloktan oluşan inşaatın bina dış cephe mantolama işlerinin Projesine, Yönetmelik ve teknik şartnameye uygun şekilde yapılması" konulu sözleşme akdedildiğini, davalı ... her ne kadar sözleşmeyi imzalamamış ise de davalı ...'nun, üçüncü kişi ...'in gayrı resmi ortağı olduğunu, nitekim, her ne kadar davalı ...,
sözleşme tarihinde ... nezdinde üçüncü kişi ...'in çalışanı olarak görünüyor ise de, müvekkili şirket ile üçüncü kişi ... arasında akdedilen sözleşme bedeline mahsuben, ...
Model Beyaz ... markalı aracın 107.500,00TL bedel kabul edilerek devrine ilişkin 25/05/2018 tarihli Protokol'ün altında davalı ...'nun da imzası bulunuyor olmasının, bu durumu kanıtlar nitelikte olduğunu, müvekkili şirket tarafından, söz konusu sözleşme kapsamında üçüncü kişi tarafından yapılan imalatlar karşılığında bonolar verildiğini, araç ve tapu devirlerinin yapıldığını, sözleşme kapsamında, sözleşme bedeline mahsuben, hem nakit, hem bono, hem araç devri yapılmasının yanı sıra, sözleşme bedelini misliyle aşar bir şekilde,
müvekkilinin sözleşme konusu inşaatı konu edinen kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca hak edişi olması hasebiyle, taşınmaza da üçüncü kişi ...'in yazılı talimatı ve muvafakati ile, aynı zamanda onun gayrı resmi ortağı olan davalı ...'ya verildiğini, müvekkili şirkete üçüncü kişi ... tarafından verilen 25/07/2018 tarihli Muvafakatname uyarınca, sözleşme kapsamındaki ödemelere karşılık ve ona mahsuben, ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ...
Blok ... kat ... nolu bağımsız bölümün tapusu, 26/07/2018 tarihinde 3757/5000 hissesi ve 17/08/2018 tarihinde bakiye 1243/5000 hissesi olmak üzere tam olarak davalı ...'ya bila bedel verildiğini, üçüncü kişi ... tarafından müvekkili şirketin kendisine sözleşme bedelini misliyle aşar şekildeki ödemeleri yok sayılarak haksız menfaat sağlamak amacıyla, kendilerince düzenlenen hatalı ve kötü niyetli fark faturası esas alınarak mükerrer ödeme talep eder şekilde Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını; müvekkili şirket tarafından söz konusu haksız takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini; üçüncü kişi tarafından Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E. sayılı itirazın iptali davası açıldığını, dava konusu ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ... Blok ...
Kat ... nolu bağımsız bölüm, davalı ... tarafından 15/04/2019 tarihinde üçüncü kişi ... adlı şahsa; bu şahıstan da 26/04/2019 tarihinde üçüncü kişi ... adlı şahsa devredildiğini, bu kapsamda, davalı ...'nun kendisine, gayrı resmi ortağı olduğu üçüncü kişi ile akdedilen sözleşme bedeline karşılık, bila bedel verilen ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ... Blok ...
Kat ... nolu bağımsız bölüm bakımından, söz konusu devrin sözleşme bedelinden mahsup edilmesinin üçüncü kişi tarafından inkâr ve reddedilmiş olması nedeniyle davalı ...'ya yapılan tapu devri bedelsiz ve karşılıksız kalmış ve neticede davalı taraf haksız yere mal edinmiş olduğundan, ... ili ... ilçesi ... ada ... parsel ... Blok ...
Kat ... nolu bağımsız bölümün güncel piyasa koşullarına göre değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve başkaca dava hakları saklı kalmak kaydıyla, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak kabul edilerek; dava konusu taşınmazın güncel piyasa değerinin, fazlaya ilişkin talep ve başkaca dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00TL'nin davalıdan ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili ile davacı taraf ... İli ...
İlçesi ... ada ... parsel ve ... ada ... parselde bulunan ...-...-... bloklarının dış cephe işlerinin yapımı hususunda müvekkiline teklif getirildiğini ve müvekkilinin 16 kişilik işçi kadrosu ile malzemeli bir şekilde işi yapımını üstlendiğini, her ne kadar davacı taraf ... ile işin yapımı hususunda anlaşmaya varıldığını iddia etmiş ve müvekkilinin ... ile ortak olduğunu iddia etmiş ise de müvekkilinin herhangi bir ortaklığının söz konusu olmadığını, müvekkilinin bu iş için ... marka aracını malzeme tedariki için mal karşılığı malzemeciye devrettiğini, karşılığında cephe malzemesi aldığını ve bu malzemeyi davacının inşaatına getirttiğini,
bu iş için alt yükleniciler olabilir ancak müvekkilinin kendi kadrosu ile bu inşaatta fiili olarak çalıştığını ve ödemeler yaptığını, davacı taraf ile ... arasındaki hukuki ilişkiden ayrı bir şekilde bahse konu taşınmazı işçilik ve malzeme karşılığında satın aldığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi hukuki durumu inkar etmeye ilişkin müvekkilinin bir beyanı olmadığını, müvekkilinin dava konusu edilen dairenin satışı karşılığında davacı tarafla anlaştığını, müvekkilinin üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, müvekkilinin ilgili şantiyenin inşaat dış cephe işlerini bizzat kendisi yaptığını, ...'in bu dış cephe işini yapmadığını,
bahse konu dairenin yaptığı işin karşılığında kendisine verileceği taahhüt edilmiş ve inşaatta müvekkilinin kadrosu tarafında sözlü anlaşmaya uygun olarak işin bitirildiğini ve devrin gerçekleştiğini, ...'in davacı taraftan haksız para almasının müvekkiliyle bir ilgisi olmadığını, müvekkilinin bedelini ödediği taşınmazı aldığını, iş bitiminden sonra anlaşılan dairenin satımı noktasında tarafların tam bir mutabakat içerisinde dairenin satışını aldığını, daha sonrasında da işçilerin ödemelerini yapmak için bu daireyi zarar etmek suretiyle de sattığını, davacı tarafın dava dışı üçüncü kişi ile hukuki ihtilafından dolayı husumet oluştuğunu,
bu husumetten dolayı da müvekkiline karşı dava açtığını, bu husumetin kendi aralarındaki alacaktan kaynaklı olduğunu, hal böyle olunca da müvekkiline dava ikame edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin, davacı tarafın işlerinden dolayı bir çok ödeme yaptığını, davacı tarafın müvekkiline bu daire dışında kesmiş olduğu çek ve senetler de olduğunu, bu ödemelerin de dairenin satışından sonra olduğunu, davacı tarafın müvekkilinden alacaklı olmuş olsaydı bu ödemeleri yapmayacağını, müvekkilinin bu iş kapsamında alacağının tamamını dahi alamadığını,
davacı taraf ile üçüncü kişi konumunda bulunan ... arasındaki uyuşmazlık konusu ile müvekkilinin bir ilgisi olmadığını, müvekkilinin kendi üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, alacağı dairenin harçlarını ödeyerek satın aldığını, tapu siciline güven ilkesi gereği alım ve satımda hiçbir muvazaanın olmadığını, iradeyi sakatlayacak bir unsur da olmadığına göre müvekkilinin 6 yıl önce almış olduğu taşınmaz için dava açılmasında hiçbir hukuki yarar olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ankara Batı İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, davacı şirketin ticaret sicil kaydı, Mahkememizin 2021/341 esas sayılı dava dosyası, dava konusu taşınmazın tapu kaydı, davalının ticaret sicil ve vergi dairesi kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, davalının bedelsiz ve haksız mal iktisap ettiği iddiasına dayalı taşınmaz bedeli istemine ilişkindir.
30/06/2012 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6335 sayılı Kanunla, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda değişiklik yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 5. maddesinde yapılan değişiklikle, Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemesi ve diğer mahkemeler arasındaki ilişki görev ilişkisine dönüştürülmüştür.
Göreve ilişkin kurallar, dava şartıdır. (HMK m.114/1-c) Mahkeme, dava şartlarının yerinde olup olmadığını yargılamanın her aşamasında gözetir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olup olmadığı hususu re’sen değerlendirilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin görev kapsamına giren ticari davaların neler olduğu 6102 sayılı TTK'nun 4. maddesinde belirlenmiştir.Buna göre:
a-TTK 4/1 maddesinde altı bent halinde sayılan hususlardan doğan davalar,
b-Özel kanun hükümleri gereği ticari sayılan davalar, (Kooperatifler Kanunu madde 99 gibi)
c-Her iki tarafında ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan davalar ticari dava sayılır ve Asliye Ticaret Mahkemesinin görev sahasına girer.
Eldeki davada; davacı yan davadışı ... ile aralarında akdedilen 02/11/2017 tarihli sözleşme kapsamında verilmesi gereken taşınmazın davadışı ...'in muvafakatiyle davalıya verildiğini, davalının ...'in gayri resmi ortağı olduğunu, davalının bedelsiz ve haksız mal iktisap ettiğini iddia ederek davalıya verilen taşınmazın rayiç bedelinin tahsilini talep etmektedir.
Mahkememizce, ilgili ticaret sicil müdürlüğü ile yapılan yazışma sonucunda davalının herhangi bir tacir kaydına rastlanılmadığı, ilgili vergi dairesi ile yapılan yazışma sonucunda davalının mevcut, faal bir vergi kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı tacir değildir. Eldeki dava mutlak ticari dava niteliğinde de değildir.
Diğer taraftan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira. Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.
Bu bağlamda, somut uyuşmazlığa bakma görevi genel mahkemeler olan Ankara Batı Asliye Hukuk Mahkemelerine aittir. 6100 sayılı HMK’nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğu dikkate alınarak, davanın usulden reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/521, K. 2024/902, 5 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama