KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Mart 2024
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/63 Esas - 2024/298
Karar Metni
905 kelime·5 dk okuma·21 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/63 Esas
KARAR NO : 2024/298
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI : 1-
VEKİLİ
DAVALI : 2-
VEKİLİ
DAVA
Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 09/01/2024
KARAR TARİHİ: 21/03/2024
K. YAZIM TARİHİ: 29/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ;Davacı ... ile davalı ... arasında Ankara Batı ... Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile boşanma davası, Ankara Batı ... Aile Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile katılım payı alacağı davasının devam ettiğini, Ankara Batı ... Aile Mahkemesi'nin ...
Esas sayılı dosyası ile katılım payı alacağı davası devam etmekte iken davalı ...'nun muvazaalı bir şekilde ve müvekkilinin evlilik birlikteliğinde alınan mallarda olan haklarını almasının önüne geçmek amacı ile diğer davalı ...'ya 06.06.2022 tanzim 20.08.2023 vade tarihli kambiyo senedi ile borçlanma işlemi yaptığını ve davalı ... adına kayıtlı olup davalı tarafından müvekkilinin kullanımına bırakılan ve davalı ...'nun Ankara Batı ...
Aile Mahkemesinde görülmekte olan boşanma davasına 18.10.2021 tarihinde vermiş olduğu cevap dilekçesinde müvekkiline verilmesini kabul ettiği ... plaka sayılı aracın kayden ve fiilen haczine sebep olunduğu, davalı ...'nun diğer davalı ...'ya herhangi bir borcu bulunmadığını, ...'nın boşanma davasının (1) numaralı tanığı olduğunu, davalı ... ile diğer davalı ... arasında Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına dayanak olan kambiyo senedinde belirlenen borç ilişkisine dair herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını,
davalı ...'nın kambiyo senedinin tanzim edildiği tarihte bir şirkette asgari ücretle çalışmakta iken diğer davalı ...'na 300.000-TL bedel borç verebilecek ve/veya 300.000-TL'lik bir ticari mal alış verişi yapabilecek mal varlığına sahip olmadığını, davalı ... hakkında usulsüz olarak başlatılan icra takibinde gönderilen tebligatın bizzat davalı/borçluya yapılmış, davalı ... tarafından hiçbir itiraz, hiçbir dava açılmadan borcun kabul edildiğini, başlı başına bu hareketin bile davalılar arasındaki işlemin muvazaalı olduğunun kanıtı olduğunu,
tüm bu nedenlerle davalı ...'nun diğer davalı ...'ya Ankara Batı İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına kambiyo senedi ile ilgili borcunun bulunmadığının tespitine, yapılacak yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; görev yönünden itirazları bulunduğunu, davacının dava açma ehliyeti bulunmadığını, davacının davayı açmasında hukuki menfaati bulunmadığını, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönünden de itirazları bulunduğunu, esas yönünden de davanın haksız olduğunu, davacının tüm taleplerinin reddine karar verilmesini ve vekâlet ücreti ve yargılama masraflarının karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, müvekkili ile diğer davalı arasındaki borç ilişkisinin ticari faaliyet kapsamında olmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkili ile diğer davalı arasında bir iş ilişkisi ya da ticaret de bulunmadığını, kambiyo senetlerinin illetten mücerret senetler olduğunu, senedin temelinde yer alan hak, senede konu temel borç ilişkisinden bağımsız olduğunu, müvekkili ile diğer davalı arasında muvazaalı bir işlem bulunmadığını, davacı tarafından talep edilen tüm taleplerin ve davanın reddine, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 5. maddesinden sonra gelmek üzere 7155 sayılı yasanın 20. maddesiyle eklenen ve 01/01/2019 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren 5/A maddesine göre, ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 01 Eylül 2023 tarihinde yapılan düzenleme ile menfi tespit davaları da bu kapsama alınmıştır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrasında "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Eldeki dava, menfi tespit talebini içeren ticari davadır. Dolayısıyla dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu noktasında tereddüt bulunmamaktadır.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasında alınan beyanında, arabuluculuğa başvurmadıklarını belirtmiştir.
6102 sayılı TTK'nun 5/A maddesi ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 2. fıkrası birlikte değerlendirildiğinde, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dahi tek başına yeterli olmayıp, arabuluculuk faaliyetinin sonuçlanması ve anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanak aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin dava dilekçesine eklenmesi gerekmektedir. Somut olayda arabuluculuk faaliyetleri tamamlanmadan dava açıldığının davacı vekilinin 21/03/2024 tarihli ön inceleme tutanağında alınan beyanı ile sabit olduğu görülmekle herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip Hakim · e-imzalı e-imzalı
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/63, K. 2024/298, 21 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama