KÜNYE
T.C.
- Mercii
- Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 22 Nisan 2025
- T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No
- 2024/749 Esas - 2025/434
Karar Metni
1.516 kelime·8 dk okuma·19 bölüm
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO
2024/749 Esas
KARAR NO : 2025/434
HAKİM
KATİP
DAVACI
VEKİLİ
DAVALI
VEKİLİ
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 01/07/2024
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
K. YAZIM TARİHİ: 02/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında ticari faaliyetten kaynaklı müvekkili şirketçe birtakım faturalar kesildiğini, faturaların TTK ve VUK'a uygun şekilde karşılıklı ticari defterlere işlendiğini ve bu faturaların karşılığında müvekkilince alacağından bir kısmının sürece yayılarak ödendiğini, ancak son olarak müvekkili tarafından kesilmiş olan 01.08.2023 tarihli ... nolu 2.280.000,00-TL bedelli faturanın 424.999,99-TL kısmının üzerinden yaklaşık 1 yıl geçmesine rağmen ödenmediğini, davaya konu alacağın tahsili için öncelikle davalı ile iletişime geçildiğini, defalarca ödeme yapılması istendiğini ancak olumlu bir dönüş alınamadığını,
bu nedenle davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını ancak davalı tarafın kötü niyetli şekilde takibe itiraz etmesi nedeniyle takibin durdurulduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamama ile sonuçlandığını beyan ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla Kızılacahamam İcra Dairesi ...
E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili firma yönünden davacının hiçbir hak ve alacağı bulunmadığını, davacı tarafından müvekkili firmaya fatura karşılığı sunulan hiçbir hizmetin olmadığını, firmalar arasındaki uyuşmazlığın arkasında arka planda gizli bir ortaklıktan kaynaklanan hukuki bir uyuşmazlık olduğunu, tüm bu hususların detaylarıyla birlikte tanık anlatımları da dahil olmak üzere tüm ticari kayıtlar ve belgelerle de ispatlacağını, davalı tarafın faturalarının gerçek bir alım satıma ilişkin olmadığını, taraflar arasında faturaya ilişkin bir ticari ilişkinin kesinlikle bulunmadığını,
davacı ile müvekkilinin yargılamanın ilerleyen safhalarında tüm detaylarını paylaşacakları ortak süt dağıtım işine girmiş olup işin bitmesi sanucu dağıtım araçlarının da satılması suretiyle gizli ortaklıklarını bitirdiklerini ve bunun neticesinde ticari saiklerle davacı tarafından kötü niyetli olarak haksız icra takibi başlatıldığını beyan ederek haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Ticaret sicil kayıtları, Kızılcahamam İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, faturalar, vergi dairesi kayıtları, tarafların BA-BS formları, 03/03/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE
Dava, faturadan kaynaklı başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali talebine ilişkindir.
Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı (alacaklı) şirket vekili tarafından davalı (borçlu) şirket aleyhine 16/05/2024 tarihli ödeme emri ile 424.999,99 TL cari hesap alacağı, 88.038,00 TL faiz alacağı olmak üzere toplam 513.037,99 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya 21/05/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davalı vekilinin 24/05/2024 tarihli dilekçeyle itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, eldeki davanın 01/07/2024 tarihinde yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Davacı şirket, icra takibine de konu ettiği faturadan kaynaklanan toplam 513.037,99 TL bakiye alacağının davalı tarafından ödenmediğini iddia etmekte, davalı şirket ise takip dosyasına sunduğu dilekçeyle davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını savunmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü bakımından dosyaya kazandırılan 03/03/2025 tarihli raporda özetle; Dosya kapsamı, davacı ve davalı tarafa ait ticari defter kayıtlar ve belgeler üzerinde yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde, davacı tarafın davalı taraftan 424.999,99-TL asıl alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Dava konusu alacak, faturaya dayalı alacağa dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi yani alım-satım ilişkisini ispat etmesi gerekmektedir. Bu nedenle, bir satım ilişkisinde davacı taraf sattığı malın miktarını ve alıcıya teslimini, davalı taraf ise yaptığı ödemeleri usulüne uygun bir şekilde ispat etmek zorundadır.
Davacı yan faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğunu iddia etmiş, incelenen davacı yan defter ve kayıtları ile tarafların dosyaya kazandırılan Ba - Bs formlarındaki bildirimlerinin örtüştüğü görülmüştür. Davalı yanın Ba formuyla davacı adına uyuşmazlık dönemine ilişkin dava konusu fatura karşılığı mal alım bildiriminde bulunduğu tespit edilmiştir. Yine söz konusu faturayı davalı kendi ticari defterlerine kaydetmiştir.
Basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunan davalının, hayatın olağan akışına göre teslim almadığı faturaya konu mallara ilişkin bildirimde bulunmaması ve ticari defterlerine kaydetmemesi gerekmekte olup davalı tam tersine uyuşmazlık dönemine ilişkin davacı adına davacı kayıtları ile örtüşecek şekilde Ba formuyla vergi dairesine bildirimde bulunmuş, ticari defterlerine kaydetmiştir.
Bu itibarla taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve mal teslimi yönündeki davacı iddiaları kanıtlanmıştır.
Davacının hukuki ilişkiyi, malın teslimini ve alacağının varlığını kanıtlaması karşısında davalı yanın iddia edilip ispatlanmış bir ödeme savunması bulunmamaktadır.
Bu itibarla alınan bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalıdan takip çıkışı olan fatura miktarı kadar alacaklı olduğu, davalının itirazının haksız olduğu ve iptalinin gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kısmen kabulüne, Ankara Batı İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak miktarı likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20'si kadar icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı taraf TTK 1530. Maddesine dayanarak her ne kadar fatura tarihinden itibaren faiz talep etmişse de ve icra takibine işlemiş faiz üzerinden girişmişse de; Türk Borçlar Kanunu'nun 117. Ve devamı maddeleri gereğince faiz alacaklının faiz talebinde bulunabilmesi için borçlunun temerrüde düşmüş olması gerekmektedir. TBK 117. Maddesi gereğince borcun ödeneceği gün belirli değilse borçlu alacaklının ihtariyle temerrüde düşer. Ayrıca Türk Ticaret Kanunu'nun 1530. Maddesinin 2-3-4 ve 5. Fıkralarında yer alan;
(2) Ticari işletmeler arasında mal ve hizmet tedariki amacıyla yapılan işlemlerde, alacaklı, kanundan veya sözleşmeden doğan tedarik borcunu yerine getirmiş olmasına rağmen, borçlu, gecikmeden sorumlu tutulamayacağı hâller hariç, sözleşmede öngörülmüş bulunan tarihte veya belirtilen ödeme süresinde borcunu ödemezse, ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer.
(3) Mütemerrit borçlunun alacaklısı sözleşmede öngörülen tarihten ya da ödeme süresinin sonunu takip eden günden itibaren, şart edilmemiş olsa bile faize hak kazanır.
(4) Sözleşmede ödeme günü veya süresi belirtilmemişse veya belirtilen süre beşinci fıkraya aykırı ise, borçlu aşağıdaki sürelerin sonunda ihtara gerek kalmaksızın mütemerrit sayılır ve alacaklı faize hak kazanır:
a) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin borçlu tarafından alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
b) Faturanın veya eş değer ödeme talebinin alınma tarihi belirsizse mal veya hizmetin teslim alınmasını takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
c) Borçlu faturayı veya eş değer ödeme talebini mal veya hizmetin tesliminden önce almışsa, mal veya hizmetin teslim tarihini takip eden otuz günlük sürenin sonunda.
d) Kanunda veya sözleşmede, mal veya hizmetin kabul veya gözden geçirme usulünün öngörüldüğü hâllerde, borçlu, faturayı veya eş değer ödeme talebini, kabul veya gözden geçirmenin gerçekleştiği tarihte veya bu tarihten daha önce almışsa, bu tarihten sonraki otuz günlük sürenin sonunda;
şu kadar ki, kabul veya gözden geçirme için sözleşmede öngörülen süre, mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz günü aşıyor ve bu durum alacaklının aleyhine ağır bir haksızlık oluşturuyorsa, kabul veya gözden geçirme süresi mal veya hizmetin alınmasından itibaren otuz gün olarak kabul edilir" düzenlemesi gereğince alacaklı tarafından herhangi bir ihtar çekilmese bile borçlu, sözleşmede belirtilen ödeme tarihinde, ödeme tarihi belli değilse faturanın veya faturada belirtilen mal veya hizmetin alındığı tarihten itibaren 30 günlük sürenin sonunda mütemerrit sayılır.
Dava konusu somut olayda borcun ödeneceği gün taraflarca belirlenmediği gibi takip tarihinden önce borçluya gönderilmiş bir ihtar da bulunmamaktadır. Ayrıca faturanın borçlu tarafından alındığı tarih de belirli değildir. Bu nedenle davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşıldığından işlemiş faize ilişkin fazla talebin reddine karar verilmiştir.
Katip Hakim · e-imza e-imza
Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/749, K. 2025/434, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama