KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 18 Kasım 2020
- Esas no
- 2016/452 Esas
- Karar no
- 2020/568
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 08/06/2016
Karar Metni
916 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil bankakın ... Şubesi ile dava dışı ...
Şti arasında imzalanan kredi sözleşmesi ile kredi kullandırıldığını , davalılar ile dava dışı ... ise kredi sözleşmesini müşterek ve müteselsil kefil olarak imzalayıp kredi borcundan sorumlu olduklarını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine banka tarafından borçluların kredi hesabının kat edilip Isparta noterliğince ihtarname keşide edilerek borçluların kredi sözleşmelerinde bildirilen adresine tebliğ gönderildiğini, ihtarnameye rağmen ödenmeyen borç üzerine icra takibine geçildiğini, davalılardan ...
Şti yetkisi ... tarafından yetki itirazında bulunduğunu, diğer davalının da itiraz ettiğini, davalılar ile müvekkil banka arasında yetki sözleşmesi imzalandığını davalı şirketin yetki itirazının yerinde olmadığını,haksız ve dayanaksız borca itiraz edildiğini takibin durmasını sağlamakla dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini beyanta itirazın iptali ile icra takibinin devamına yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara dava dilekçesinin tebliğine rağmen cevap dilekçesi ibraz etmemişlerdir.
Davalı ... vekilinin ... tarihli beyan dilekçesinde özetle; davalı olan müvekkili ile davacı arasındaki kredi ilişkini kabul etmedikleri, kredi sözleşmelerindeki imzala itiraz edildiği, ihtarnamenin davalının eski adresine gönderilmesi nedeniyle tebliğ edilemediği, ihtarname incelendiğinde borcun hangi tarihli krediden kaynaklı olduğu ve ne kadar borcun kaldığının ayrıntılı olarak belirtilmediği, ayrıca davalılara kredi sözleşmesinin sadece ilk ve son sayfasının imzalattırıldığı, sözleşmedeki tüm imzaların ...
Şirketi yetkilisi ... tarafından imzalandığı, ... adına ... yazılarak imza atıldığı, bu şekilde alman kefaletin geçerli olmasının mümkün olmadığı, kredi sözleşmesinde kefillerin kefalet miktarının belirtilmediği, ... TL. bedelli daha sonra imzalanan sözleşmede müvekkilinin imzasının olmadığı, borçtan sorumlu tutulamayacağı belirtilerek, davanın reddine, takibin müvekkili yönüyle iptaline ve tazminata karar verilmesi talep edilmiştir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Eas sayılı dosyası celp edilmiş dosya arasına alınmıştır. İncelenmesinde. İhtarnameyi takiben davacı bankaca davalılar ve dava dışı kredi muhatapları aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL. işlemiş ticari kredi alacağı(%35), ... TL. gider vergisi toplamı ... TL toplamı, teminat mektubu tutarı ...
TL'nin depo edilmesi ve takip tarihinden itibaren asıl alacak tutarına %35 oranında temerrüt faizi ve gider vergisi işletilmesi talebiyle takibe geçildiği, davalı şirketin ... tarihli dilekçesiyle yetkiye, borca ve ferilerine itiraz edildiği, davalı ... vekilinin ... tarihli dilekçesinde müvekkilinin borçlu şirket hisselerini ... tarihinde ...'ya devrettiği ileri sürülerek, borca ve ferilerine itiraz edildiği, İcra Müdürlüğünce takibin davalı yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişiden alınan 07/09/2017 tarihli raporunda sonuç olarak; Dava dışı şirketin kredi borcunun davalı ... şirketinin kefalet sözleşmesi kapsamında olduğu, davalı şirketin ... TL asıl alacak ... TL işlemiş faiz ve ... TL gider vergisi olmak üzere toplam ... TL üzerinden sorumlu olduğu, ... TL'lik gayri nakdi teminat mektubu kapsamında depo edilmesini gerektirir ispata yarar bir belgenin ibraz edilmediği; diğer davalı ... yönünden ise yetki ile imza atıldığı ancak davalı şirket yetkilisinin bu işlem için yetkili olduğuna dair bir belgenin mevcut olmadığını bu kapsamda davalı ...'ın sorumluluğunun olmadığı bildirilmiştir.
Bankacı bilirkişiden alınan birinci ve ikinci ek raporunda sonuç olarak; birinci ve ikinci ek raporda sunulan belgelerin incelenmesi sonucu kök raporda değişiklik yapılmasını gerektirir bir durumun mevcut olmadığı bildirilmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava kredi sözleşmesi kapsamında ödenmeyen borcun kefillerden tahsili yönünde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı borcun ödenmediğini savunmuş davalı ... ise kefaletinin geçerli olmadığını öne sürmüştür.
Bilindiği üzere ticari krediler için yapılan kefalet sözleşmesi gereğince kefiller asıl borçlu gibi sorumlu olup onlara başvurulması için önce asıl borçluya gidilmesine gerek yoktur. Diğer yandan her sözleşmede olduğu gibi kefalet sözleşmesi gereğince sorumluluğun doğabilmesi için geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığı gerekir. Bu kapsamda kefalet sözleşmesi incelendiğinde davalı ... yönünden kefalet sözleşmesine itiraz edildiği görülmektedir.
Gerçekten de sözleşmenin davalı ... adına davalı şirket yetkilisi tarafından imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu işlem yetki sözleşmesi ile de yapılabilecek bir işlem olmakla beraber davacı böyle bir yetkinin verildiğini ispatlayamamıştır. Bu halde davalı ...'ın bu kefalet sözleşmesinden sorumluluğu yoktur. Diğer davalı ... şirketi ise ancak imzaladığı sözleşme hükümleri kapsamında sorumlu olacaktır.
Bu kapsamda alınan bilirkişi raporuna göre alacağın varlığı kabul edilmiş; yine rapora göre gayri nakdi kredi nedeniyle risk şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne; belirli ve bilinebilir alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/452, K. 2020/568, 18 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama