KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/369
- Karar No
- 2020/53
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2020
- Esas no
- 2018/334 Esas
- Karar no
- 2020/25
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 16/05/2018
- Karar tarihi
- 16/01/2020
Karar Metni
1.551 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı banka aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden tanzim ... ödeme ... tarihli ... TL ve tanzim ... ödeme ... tarihli ...
TL miktarlı 2 adet bono sebebine dayanarak icra takibine başlatıldığını, müvekkilinin herhangi bir borcunun bulunmadığını, dava konusu bonoların teminat senedi olduğunu, icra takibi konusu olan bonoların da ciranta olarak görünen ve müvekkilinin abisi olan merhum ...'nun müvekkili bankadan çekmiş olduğu çiftçi kendi kartına müvekkiline kefil olduğunu, müvekkilinin söz konusu çiftçi kredi kartına teminat olarak bu bilgisayar çıktısı şeklinde olan senetleri içeriği boş olarak imzalatıldığını, müvekkilinin senetleri imzaladığının farkında olmadığını, müvekkilinin kredi vermediği hiç kimseden bugüne kadar cirolu senet almadığını,
müvekkili ile merhum ... arasındaki kredi ilişkisi nedeniyle söz konusu bonoların teminat olarak düzenlendiğini, asıl kredi borçlusu ... vefat ettiği için söz konusu bonoların doldurularak işleme konulduğunu,müvekkilinin banka krediye ilişkin alacağını hayat sigortasından tahsil edemeyeceğini yine merhumun mirasçılarından da tahsil edemeyeceğini anlayınca bu yola başvurduğunu, davalının ...'na hayat sigortası yapmadığı için sorumluluk altında olduğunu ve bu sorumluluğunun doğmasına davalı bankada çalışan biri sebep olmuş ise o zaman bu bonoların gerçeğe aykırı bir şekilde doldurulup işleme konulmasına şaşırmamak gerektiğini,
davalı bankanın tacir vasfında olup 2011 tanzim 2018 ödeme ödeme tarihli bir senedi 2013'te alacaklı yerine geçecek şekilde ciro yolu ile olağan dışında olduğunu, icra takibinde merhum ...'nun mirasçılarının borçlu olarak gösterilmediğini, varsa sebebinin davalı bankadan sorulmasının gerektiğini, bu nedenlerle ... TL bedelli bonolar ile borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili ile dava dışı ... arasında ... tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince dava dışı Kredi alana çeşitli nakdi krediler kullandırıldığını, müvekkilinin yine aynı tarihte imzalanan ... TL ve ...
TL limitli kefaletnameler ile dava dışı kredi alanın, anılan GKS kapsamında kullandırılan kredilerden doğmuş ve doğacak tüm borçları ile kredi alanın her ne surette olursa olsun asaleten veya kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarından sorumlu olmayı, müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kabul ve taahhüt ettiğini, dava dışı kredi alanın krediler sebebiyle yapması gereken ödemeleri aksatması üzerinde kredi hesapları kat edildiğini, Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müşterek borçlu ve müteselsil kefilin davalı aleyhine takibe geçildiğini, Antalya ...
İcra Müdürlüğünün dosyasına konu kambiyo senetlerinin de anılan kredilerden tahsili için müvekkili bankaya keşide edilen senetler olduğunu, bonolar kayıtsız şartsız ve sebepten mücerret borç ikrarını içerdiğini, teminat senedi olduklarına dair bir ibare içermediğini, davacının senetlerin bilgisayar çıktısı şeklinde olması sebebiyle farkında olmadan imzaladıkları ve müvekkilinin senetleri sonradan doldurduğu iddiasının haksız olduğunu, davacı tarafından müvekkili bankanın kredi kullandırılırken dava dışı kredi alana hayat sigortası yapmadığı için sorumluluğunun bulunduğu iddiasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu,
davacının kredi alana mirasçıları aleyhine işlem yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep ettiği görüldü.
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; Alacaklı ... A.Ş. Tarafından borçlu ... hakkında keşidecisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi ..., vade tarihi ..., hamili ... A.Ş. Olan ... TL bedelli yine keşidecisi ..., lehtarı ..., keşide tarihi ..., vade tarihi ..., hamili ... A.Ş. Olan ... TL bedelli bono takibe dayanak kılınarak ... tarihinde kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasının incelenmesinde özetle; Alacaklı ... A.Ş. Tarafından borçlu ... ... mirasçısı ... hakkında keşidecisi ... ..., lehtarı ... A.Ş, keşide tarihi ..., vade tarihi ..., hamili ... A.Ş. Olan ... TL bedelli bono takibe dayanak kılınarak ... tarihinde kambiyo senetlerine mahsus genel haciz yolu ile icra takibinin başlatıldığı anlaşılmıştır.
Emekli Banka Müfettiş ve Müdürü bilirkişi ...'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; dava ve icra takibine konu senetlerin senetleri doğrudan herhangi bir kredi işlemine konu olmayıp, davalı banka ...
Şubesi ile dava dışı ... arasındaki temel akdi ilişki genel kredi sözleşmesi ve sözleşme eki cari hesap sözleşmesi kapsamında açılan ve kullandırılan kredi işlemlerine sözleşme yanı sıra verilen munzam teminat niteliğinde olduğu, Sözü edilen ve ilki davacı aleyhine olmak üzere yapılan iki ayrı icra takibinin davalı banka ile dava dışı ... arasında esasında kredi sözleşmesine dayalı temel akdi ilişki çerçevesinde açılan ve kullandırılan aynı kredilerden doğan banka alacağı için yapıldığı, takibe esas senetlerin içeriğinden doğan bir kredi ilişkisi olmadığı,
kredi sözleşmesiyle ilişkili munzam teminat olarak bono alınmasına ve davalı bankanın aynı kredi borçları için farklı teminatlara dayanarak icra takipleri yapılmasına tahsilde tekerrüre meydan vermemek kaydıyla yasal bir engel bulunmadığı, banka alacaklarında farklı teminatlar gözetilerek aynı kredi alacakları için birden fazla icra takibi yapılması süre gelen yaygın uygulama olduğu,
Ancak, dava dışı asıl kredi lehtarı ...'nun takibe konu edilen ve bankanın Tasfiye Olunacak Hesaplarına aktarılan kredilerin doğan banka alacağının taraflar arasında bağıtlanan ... numaralı ... tarihli ikinci genel kredi genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı olarak ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL ve ... tarihli ...
TL. limitli ek cari hesap sözleşmeleri kapsamında açılan ve kullandırılan krediler olduğu, Davacı ...'ın müteselsil kefil olduğu kefaletnamelerin 2.maddesinde kefalet sözleşmesinin konusunu asıl kredi borçlusu ile banka arasında düzenlenen ... tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi oluşturduğu,
davacının kefaletinin 2.maddeyle sözü edilen sözleşmeye açıkça bağlandığı ve bu sözleşmeden doğmuş ve doğacak dava dışı asıl kredi borçlusunun asalet ve kefalet borçlarını kapsadığı ve takibe konu bonoların düzenleme tarihleri itibariyle ... tarihli sözleşmeyle ilgili olduğu ve ... tarihli sözleşmeden doğan ve devam eden kredi bakiyesi bulunmadığı dikkate alındığında, Davacının müteselsil kefaletinin bulunduğu kefalet sözleşmesinin açık maddesi yanı sıra,
çerçeve niteliğindeki kredi sözleşmelerine dayalı olarak kredi kullandırmanda sözleşme tarihini takiben ikinci bir veya daha fazla kredi sözleşmesi düzenlendiği tarihe kadar açılan ve devam eden kredilerden limit ve temerrütleri dahilinde müteselsil kefillerin sorumlu olacağı hususunda Yüksek Mahkemenin 19.Hukuk Dairesinin pek çok emsal ve güncel kararları uyarınca davacının geçerli davalı bankaya karşı geçerli bir kefaletinin bulunmadığı, takibe konu bonolardan sorumlu tutulamayacağı, davalı bankanın, ... tarihli genel kredi sözleşmesi ve kefalet sözleşmesini takiben ikinci kredi sözleşmesi,
eki cari hesap sözleşmeleri ve dava dışı asıl kredi lehtarından alınan ... tarihli bonoyu takiben davacının borçlu olarak imzaladığı senetleri işlemsiz olarak bırakması ve/veya davacıya iade etmesi gerekirken, ticari hayatın olağan akışına aykırı olarak ... düzenleme tarihli senetlere ... vade tarihi konulmak suretiyle ödeme protestosu keşide etmesi ve icra takibe konu etmesinin bankacılık esas ve güven ilkelerine aykırı olduğu kanaat ve sonucuna varıldığını bildirmiştir.
Emekli Banka Müfettiş ve Müdürü bilirkişi ...'nün ... tarihli ve 25/11/2019 tarihli bilirkişi ek raporlarında özetle; ... tarihlî sözleşme ve kefalet sözleşmesini takiben dava dışı kredi lehtarı ile davalı banka arasında 2013 yılından itibaren yeni kredi sözleşmeleri ve yeni teminatlar alınmak suretiyle kredi ilişkisinin devam ettirildiği,
2011 yılından munzam teminat olarak davacının borçlu sıfatıyla imzaladığı bonoların işlemsiz olarak bırakılması ve/veya davacıya iade edilmesi gerekirken ... tarihli senetlere ... vade tarihi konularak protesto keşide edilmesi ve icra takibe konu yapılmasının izah edilir bir yanı bulunmadığını, dosyaya tevdi edilen kök raporun ... tarihli celse 5 no.lu ara kararma uygun olarak ayrıntılı ve gerekçeli olarak düzenlendiğini, davalı banka vekilinin itirazları yeniden ilave bir inceleme ve değerlendirme yapılmasını gerektir nitelikte bulunmadığını bildirmiştir.
Dava, icra takibinden açılan sonra açılan menfi tespit talebine ilişkindir. Somut olayda; Davalı bankanın ... şubesi ile dava dışı ... arasında ... numaralı ... tarihli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmeye bağlı ... tarihli ... TL limitli EK-A cari hesap sözleşmesi ve yine sözleşmeye tarih ve numara yazılı olarak bağlı kılınan kefalet sözleşmesinde davacı ...'ın ... TL limitli müteselsil kefaletine ilişkin kefaletname ayrıca ... numaralı ... tarihli genel kredi sözleşmesine ek davacı ...'ın ... TL limitli müteselsil kefaletine ilişkin ikinci kefaletname imzalandığı anlaşılmaktadır.
Dava dışı asıl kredi lehtarı ...'nun takibe konu edilen ve bankanın tasfiye olunacak hesaplarına aktarılan kredilerin doğan banka alacağının taraflar arasında bağıtlanan ... numaralı ... tarihli ikinci genel kredi genel kredi sözleşmesi ve bu sözleşmeye bağlı olarak ... tarihli ... TL, ... tarihli ... TL ve ... tarihli ...
TL limitli ek cari hesap sözleşmeleri kapsamında açılan ve kullandırılan krediler olduğu, davacı ...'ın müteselsil kefil olduğu kefaletnamelerin 2.maddesinde kefalet sözleşmesinin konusunu asıl kredi borçlusu ile banka arasında düzenlenen ... tarihli ... numaralı genel kredi sözleşmesi oluşturduğu,
davacının kefaletinin 2.maddeyle sözü edilen sözleşmeye açıkça bağlandığı ve bu sözleşmeden doğmuş ve doğacak dava dışı asıl kredi borçlusunun asalet ve kefalet borçlarını kapsadığı ve takibe konu bonoların düzenleme tarihleri itibariyle ... tarihli sözleşmeyle ilgili olduğu ve ... tarihli sözleşmeden doğan ve devam eden kredi bakiyesi bulunmadığı dikkate alındığında (Aynı yöndeki içtihat için bknz Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 08/02/2012 tarih 2011/7402E.,
2012/1763 K. Sayılı kararı) dava konusu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşıldığından davanın kabulü ile dava konusu bonolar nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının kötüniyeti ispat edilemediğinden yasal şartları oluşmayan davacının tazminat talebinin reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/369, K. 2020/53, 24 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama