KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2022
- Esas no
- 2018/619 Esas
- Karar no
- 2022/518
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 17/08/2018
Karar Metni
2.685 kelime·13 dk okuma·6 bölüm
Antalya 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin 17.08.2018 tarihli, ...Esas, ...karar sayılı görevsizlik kararı ile Mahkememize gönderilen dosya yukarıdaki esas sırasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile, müvekkili ...ın kullandığı elektrikli bisikletiyle seyir halindeyken 10/03/2017 tarihinde ...adına kayıtlı, sürücüsü ... olan ... plakalı araç ile trafik kazası geçirdiğini ve hayati tehlike geçirecek şekilde ağır yaralandığını, diğer davalı ...Sigorta AŞ'nin ise aracın trafik sigortacısı olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası çalışamaz hale geldiği ve mevcut işini kaybettiği beyan ederek 25.000-TL maddi tazminatın araç sahibi ve sürücüsü yönünden olay tarihinden, sigortacı şirket yönünden ise sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden işleyecek yasal faiziyle tahsiline ayrıca 100.000-TL manevi tazminatın ise olay tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte araç sahibi ve sürücüsünden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davacı vekili 26/01/2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle:
Toplam 755.661,80 TL. maddi tazminatın, davalı sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesi limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren, diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle, müştereken ve müteselsilen tahsiline, ve 100.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle araç sürücüsü ve araç sahibinden, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle: Davanın yetkisiz Mahkemede açıldığını, öncelikle yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, ...plakalı araç için;
müvekkil şirketçe, 12.12.2016- 12.12.2017 tarihleri arasında ...no’lu poliçe numarası ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Poliçesi düzenlendiğini, müvekkil şirketin sorumluluğunun, poliçe üzerinde yazılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere, poliçede yazılı özel şartlar ve trafik sigortası genel şartları kapsamı ile sınırlı olduğunu, davacı tarafın, sigortalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu iddia ettiğini ancak bu iddiayı destekleyecek somut deliller mevcut olmadığını, bu sebeple davacı iddialarının reddine kara verilmesini talep ettiklerini, ayrıca kusur oranının öğrenilmesinden sonra,
davacının geçici/sürekli sakatlık iddialarının da araştırılması gerektiğini, neticeten haksız ve mesnetsiz açılan davanın külliyen reddine, görev ve yetli yönünden reddine, öncelikle genel şartlara uygun olarak tüm hasar evrakları ile birlikte usulüne uygun şekilde hasar başvurusu yapılması gerektiği, müvekkillerinin de dava açılmasına sebebiyet vermemesi nedeniyle dava masraflarından, faizden ve tüm ferilerinden sorumluluğunun ve temerrüdünün bulunmadığının tespitine, manevi tazminat taleplerinin reddine, sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığından reddine,
sayın mahkeme aksi kanaatte ise kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespitine, kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalı araç sürücüsünün aracın karıştığı kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığının ve bulunuyor ise oranının tespitine ve hesaplamanın TRH formülü ile yapılmasına, müvekkili şirket açısından ihtiyati tedbir/haciz taleplerinin reddine, müvekkil şirketin temerrüdü bulunmadığından faizin yasal faiz oranında ve dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... ve ...'e dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalının davaya cevap vermediği bu sebeple H.M.K. 128. maddesi uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacağı kabul edilmiştir.
DAVACI TANIĞI ...BEYANINDA
"Benim görgüye dayalı bilgim yoktur, olayın akabinde hastaneye ulaştığımda babamı sedyede ağır vaziyette gördüm, 1 haftası yoğun bakımda olmak üzere yaklaşık 15-20 gün hastanede yattı, yoğun bakımda bizi dahi tanımıyordu, yoğun bakımdan çıktıktan sonra agresif bir yapısı oluştu, doktorlar da sıkıntılı bir dönem yaşayacağımızı bize söylediler, daha sonra sürekli kontrolleri için ben hastaneye getirip götürdüm, beyin gerekli sinyali iletmediği için bir süre sonda takılı kaldı, yaklaşık 4-5 ay bu şekilde yaşadı ancak dediğim gibi beyinde hasar oluştuğu için huysuz, gergin, sinirli halleri oluştu, sondayı kesiyordu,
zaman zaman da evden kaçıyordu, şu an kendisinin altına annem bez tutuyor, çünkü hala ne büyük ne de küçük çişini tutamıyor, çişinin geldiğini fark etmiyor, çok nadir küçük çişini hissettiği oluyor, hala denge kaybı da devam etmektedir, evin içinde tutunarak yavaş yavaş yürüyebiliyor, ancak dışarıda muhakkak bir kişinin desteği lazım tek başına yürüyemiyor, düşüyor, kaldı ki yol tayininde de güçlük çekiyor, tek başına hem yürüyemediği için hem de yolları hatırlayamadığı ve kesinlikle yol tarifi de yapamadığı için gidemez, bu sebeple evden de çıkmak istemiyor, psikolojik tedavi görüyor, hatta 4 ay berbere dahi götüremediğim oldu,
evde kimse olsun da istemiyor, birkaç defa beni ve çocuklarımı dahi evden kovdu, geçen gün ceza mahkemesindeki duruşmasına dahi zorla götürebildim, babam ...
Spot 'da işçi olarak çalışıyordu, asgari ücret alıyordu, annem de küçük çapta bir market işletiyordu, kaza babam işten dönerken olmuş, annem şu an babama bakmak zorunda kaldığı için marketi de kapattı. ... sanırım sürücü imiş, kazadan sonra 3-4 gün hastaneye ziyaretimize geldi, kaza olduktan sonra babam hastaneye getirildikten sonra da kendisi hastanedeydi, sadece gece karakola aldıkları için gitmek zorunda kaldı diye biliyorum" demiştir.
DAVACI TANIĞI ...BEYANINDA
"Davacı benim eski eşim olur, ancak aynı evde yaşıyoruz, kaza anında yanında değildim, market işletiyordum, oradaydım, haber geldi, gelinim aradı, hastaneye gittiğimde eşim acil servisteydi, makineye bağlı yatıyordu, daha sonra yoğun bakıma alındı, bir süre yoğun bakımda kaldı, ilk 3-4 gün bizi doğru dürüst yanına da almadılar, daha sonra birkaç öğün beslemem için girişime izin verdiler, bir hafta 10 gün kadar yoğun bakımda kaldıktan sonra servise çıktık, ama burada da ciddi sıkıntılar yaşadık, bizi başlangıçta hiç tanımıyordu, karyoladan kendisini atıyordu, sonda takılı olmasına rağmen anlamıyordu, tuvalete gitmek için kalkmaya çalışıyordu,
oğlum aşağıda arabada yatıyordu, ben de yukarıda yanındaydım, zaptetmekte de güçlük çekiyordum, bizi de tanımadığı için iyice agresifti, diğer refakatçilerin yardımıyla ancak başa çıkabiliyordum, şu anda hala agresif bir yapısı var, denge kaybı var, elinden tutmayınca yürüyemiyor, altına bez tutmak zorunda kalıyoruz, çünkü büyük çişini de küçük çişini de bilmiyor, çocuk gibi, hatta şunu söyleyeyim, acıktığını dahi bilmiyor, üşümüyor, önüne yemek koymadığımız zaman yemek yemeyi dahi düşünmüyor, evden kesinlikle çıkmak istemiyor, hatta eve kimse gelsin de istemiyor, torunlarımızı, çocuklarımızı, gelinimizi dahi kovuyor,
bizim 4 tane ortak çocuğumuz var boşandık ancak boşandıktan sonra birlikte yaşamaya devam ettik, kendisi asgari ücretle ...'ta çalışıyordu, ben de marketimizde çalışıyordum, ona bakmak zorunda olduğum için marketi kapattık, hala tedavisi devam ediyor, sürekli de psikoloğa götürüyoruz, doktorlar tıbben artık yapılabilecek birşey olmadığını, bu duruma alışmamız gerektiğini söylediler. Sürücü ...hanım hastaneye gelip bizi ziyaret ettiği doğrudur " demiştir.
DAVACI TANIĞI ...BEYANINDA
"Ben davacının yaklaşık 15 yıllık komşusuyum, kaza anında yanında değildim, hastaneye ziyarete gittim, daha önce kendisi ...'de çalışıyordu, şu an evden çıkmıyor, kimseyle fazla konuşmuyor, gelen gideni çok sevmediği için de eve ziyarete fazla gitmiyoruz, agresif bir kişiliğe sahip olduğundan kimseyi kabul etmiyor, sokakta yanında kimse olmadan yürüdüğünü hiç görmedim, evin içinde normal yürüyebiliyor, altına bez tutulduğunu söylediler, önceden marketleri vardı, ancak eşi davacıya bakmak zorunda olduğu için kapattılar, kendisi eski eşi ...ile birlikte yaşıyorlar, iki tane de bekar oğulları var evde 4 kişi yaşıyorlar,
eski komşuluk ilişkimiz tamamen kayboldu, hatta ilk zamanlar evden tek başına çıkıyor nereye gittiğini bilmeden yürüyordu, biz komşular döndürüp geri getiriyorduk, hala oğlu üniversite hastanesine tedaviye getirip götürüyor" demiştir.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA
"Davacı ile yaklaşık 30 yıllık komşuyuz, evlerimiz yan yanadır, kaza anını görmedim, daha sonra hastaneye ziyaretine gittik, yaşaması bile mucize dediler, 15-20 gün hastanede yattıktan sonra çıktı, daha önce biz kolundan tutup tuvalete gidip gelmesine yardımcı oluyorduk, ancak şu an tuvaletini bilmiyor, eşi altına bez tutuyor, evden kaçtığı zamanlar oldu, komşular fark ettiği zaman tutup eve geri götürüyor, birkaç defa da ben yoldan çevirdim, nereye gittiğini bilmeden gidiyor, kafasına göre evden çıkıp gidiyor, şu anda da evden dışarı çıkmıyor, eve geleni de istemiyor, torunları gelse dahi kızıyor kovuyor, evde iki tane bekar çocukları var,
biri çalışıyor, biri evde, evde olanı dahi görmek istemiyor, diğer odada oturuyor, yanına geldiği zaman kovuyor, istemiyor, postacı, elektrikçi gelip kapıyı çaldığında da onlara agresif davranıyor, kovuyor, eskiden elinden her iş gelen, neşeli, herkes ile diyalog içinde olan bir adamdı, mobilya işi bile yapabilirdi, marangozluktan anlardı, eşi bakkal işletiyordu, kendisi de ...'de çalışıyordu, ancak şu an sadece evinin balkonundan bakan bir adam haline geldi, yemeğini dahi kendi alıp yiyemiyor, birinin önüne koyması lazım ki ancak o zaman tek başına yiyebiliyor, eski eşi ona bakmak zorunda olduğu için marketi kapatmak zorunda kaldılar,
kazadan önce de eski eşiyle birlikte yaşıyordu, ancak kazadan sonra kadın hiç başından ayrılamaz hale geldi, tedavisi halen devam ediyor, psikoloğa getirdiklerini biliyorum" demiştir.
Trafik bilirkişisi ... tarafından düzenlenen 26/11/2019 tarihli raporda özetle:
a)- ... plakalı otomobil Şürücüsü ...
23.Cadde üzerinden seyir halinde iken yolun sağına aracını park ettikten sonra arkadan gelen trafiğin görüşe açık olduğunu dikkate alarak iç ve dış aynalardan gereğinde başını çevirip bakmak sureti ile arkasından gelen emniyetle duramayacak kadar yaklaşmış olan Elektrikli bisikletin geçişini tamamladıktan sonra trafikte seyir halinde bulunan araçların bir tehlike yaratmadan sürücü kapısını açması gerekirken bu trafik kurallarına riayet etmeyerek dikkatsiz tedbirsiz ve kontrolsüz şekilde ön kapısını açtığı esnada Elektrikli bisikletin şeridini kapatarak kazanın oluşumuna sebebiyet verdiğinden 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 84
Maddesinde yer alan sürücü kusurlardan Madde 58 (İndirme bindirme kurallarına riayet etmemek) ve Madde 47/11-d(Trafik düzene ile ilgili olan yönetmenlikte belirtilmeyen diğer kural yasak, zorunluluklara göre solundan gelen trafiği kontrol etmeden kapısını açmak) trafik kuralını ihlal ettiği,
b)- Elektrikli bisiklet Sürücüsü ... sevk ve idaresindeki ile yolun sağ şeridinden seyir halinde iken park halindeki araca emniyetle duramayacak kadar yaklaştığı sırada sürücünün ön kapısını açarak şeridini kapatmasıyla çarpmasına engel olamayacağı kanaatine varıldığından 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun da belirtilen trafik kurallarını ihlal etmediği " sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Akdeniz Üniversitesi Hastanesi tarafından düzenlenen 10.02.2019 tarihli Engelli Sağlık Kurulu Raporunda; davacının engellilik oranının %89 olarak belirlendiği görülmüştür.
Aynı Hastane tarafından düzenlenen 30.06.2020 tarihli rapor ile davacının ev dışı işlerde ve günlük öz bakımını sağlamada başkasının yardımına ihtiyaç duyduğu belirlenmiştir.
Aktüerya bilirkişisi ...tarafından düzenlenen 31/08/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
01.08.2020 tarihinde trafik kazası sonucu tedavi ve yol masrafıyla beraber, 10.03.2017 -04.02.2018 arası çalışamamış devamında kaza ile ilişkili yaralanmaya bağlı %84,61 oranında (baltazar formülüne göre) sürekli özür durumuna düşen davacı ... -Geçici iş göremezlik durumundan kaynaklanan ve SGK ödemelerini aşan maddi zararı 6.444,24(TL),
-Sürekli özür durumundan kaynaklanan maddi zararı 329.504,21(TL)
-Bakıcı giderlerine bağlı zararı 417.150,80(TL),
-Dosyaya sunulan tedavi gider belgelerinin SGK kapsamı dışında olan Sağlık Kurul raporları için yapılan muayene ve tetkikleri kapsadığı analaşıldı. Giderlerin toplamı 1.062,55(TL) olarak hesaplanmıştır.
-Tedavi sürecindeki muhtemel yol giderlerinden kaynaklanan zararın 500,00(TL) olabileceği,
-Ekonomik geleceğin sarsılması yönünden zarar oluşmadığı" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Aktüerya bilirkişisi doktor ... tarafından baltazar yöntemine göre belirlenen maluliyit oranının yanlış hesaplandığı kanaati ile dosya maluliyet oranının tekrar değerlendirilmesi için ATK gönderilmiş,
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 02/11/2021 tarihli raporunda özetle:
1- Kişinin tüm vücut engellilik oranının %81 (yüzdeseksenbir) olduğu,
2-İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği,
3- Başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olduğu" sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Yargılama sırasında davacının 21.11.2021 yılında vefat etmiş olması üzerine davacının vefat tarihine göre tazminat alacağının belirlenmesi için dosya yeniden aktüerya bilirkişisine tevdi edilmiş,
Aktüerya bilirkişisi ...tarafından düzenlenen 29/03/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle:
a)Davacının geçici iş göremezlik süresinin 9 ay, maluliyet oranının 9681, gelirinin asgari ücret olduğunun ve davaya konu kazanın meydana gelmesinde kusuru olmadığının kabulüyle hesaplama yapıldığı; davalının müterafik kusur indirimi taleplerinin takdirinin Mahkemeye bırakıldığı; davacının dava devam ederken 21/11/2021 tarihinde vefat ettiği göz önüne alınarak hesaplamanın bu tarihte sona erdirildiği;
Yapılan hesaplama neticesinde davacının uğradığı;
*Geçici iş göremezlik zararının SGK ödemesinin tenzili sonrası 3.697,91 TL, Sürekli iş göremezlik zararının 80.784,39 TL,
*Bakıcı gideri zararının 145.891,80 TL olduğunun hesaplandığı;
*Hesaplanan zararların ZMSS teminat limitlerini aşmadığı;
*Davacının mirasçılarının miras paylarına düşen tutarların zarar kalemleri yönünden ayrı ayrı olmak üzere iş bu rapor içeriğinde gösterildiği;
Tedavi giderlerinin hesaplanması hususu doktor bir bilirkişinin uzmanlık alanına girdiğinden, bu hususta tarafımca görüş bildirilemediği; Bilirkişi Dr. ...tarafından düzenlenen 31/08/2020 tarihli raporun bu yönüyle hükme esas alınıp alınmayacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu " sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Davacı müteveffaya ait veraset ilamı ve mirasçılarına ait vekaletnameler dosyaya sunulmuştur.
DELLİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarara ilişkin maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
10.03.2017 tarihli trafik kazası tespit tutanağı ve bu tutanağı teyit eden trafik bilirkişi tarafından dosyaya sunulan rapora göre müteveffa davacının kazanın oluşumunda kusurlu olmadığı, kaza sırasında elektrikli bisiklet kullandığı, yaralanmanın niteliğine göre kaza sırasında koruyucu ekipman olarak kaskının takılı olmadığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Müteveffa davacının 10.03.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %81 olduğu, yileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, başka birinin sürekli olarak bakımına muhtaç durumda olduğu alınan ATK raporu ile sabit olmuştur.
Davacının yargılama sırasında 21/11/2021 tarihinde vefat etmiş olması nedeniyle, mirasçılarının bu tarihe kadar oluşan maddi ve manevi zarara halef oldukları kabul edilerek, aktüerya bilirkişi ...tarafından sürekli ve geçici iş göremezlik alacağı, bakıcı gideri yönünden yapılan hesaplamaya, tedavi giderleri ve yol giderlerinin hesaplanması yönünden bilirkişi ... tarafından hazırlanan bilirkişi raporuna itibar edilmiş, davacının kask takmaması nedeniyle zararın meydana gelmesindeki müterafik kusuru nedeniyle emsal Yargıtay kararları doğrultusunda belirlenen maddi zarardan %20 oranında indirim yapılmıştır. Müterafik kusur indirimi ve davacının vefatı nedeniyle reddedilen tazminat kısmından davacı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemiştir.
2918 sayılı KTK.’nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta olduğundan, davacının başvurusunun ulaştığı tarih 26.02.2018 olduğu gönderi takip formu ile belirlenmekle , buna göre davalı sigorta şirketinin temerrüt tarihi 06.03.2018 olarak belirlenmiştir.
Müteveffa davacının açmış olduğu manevi tazminat davasının yapılan yargılamasında; davacının duyduğu elem, acı ve ızdırabı telafi etmek ve manevi çöküntüyü gidermek amacıyla, davacının yaralanmasının ağırlığı, tarafların karşılıklı ekonomik ve sosyal durumları, günün ekonomik koşulları, davalı sürücünün olayda tam kusurlu bulunmasına göre MK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 56. maddesi ve 22.6.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı dikkate alınarak, davacının manevi tazminat için talep ettiği miktarın müterafik kusura rağmen makul olduğu kanaatine varılmış ve davasının kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Üye ... · ¸e-imzalı · Katip ... · ¸e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/619, K. 2022/518, 7 Haziran 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama