KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2020
- Esas no
- 2019/458 Esas
- Karar no
- 2020/286
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/09/2019
Karar Metni
709 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. İşbu dava konusunun Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına yapılan itirazın ... TL. yönüyle iptali istemi olduğunu, Müvekkil Banka Şubesine borçlu dava dışı ... Ltd.
Şti. imzalamış olduğu Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi, Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi uyarınca müvekkili Banka'dan Ticari Kredili Mevduat Kredisi kullanmış olduğu ve ...'ın işbu borcu müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzalamış olduğunu, borçlu şirketin kredilerin geri ödemesinde temerrüde düştüğünden borçlunun kredi hesabının kat edilerek borçlulara noter ihtarnamesi gönderilmek suretiyle ödemeye davet edildiğini, ödeme yapılmaması üzerine davalı borçlular hakkında takip başlatıldığını, takibin başlatılmasına müteakip davalı tarafından işbu takibe itiraz edildiğini,
takibe konu alacak hakkında dosyada borçlular ile müvekkil Banka arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi bulunduğunu, GNGKS madde 10.1'de, "...
Müşteri 'nin borçlarını vadesinde ödemediği takdirde temerrüde düşeceği, muaccel hale gelen (um borçlarını faiz ve diğer masrafları, bilcümle ferileri ile birlikte derhal ödeyeceğini kabul ve beyan etüt i. " ve GNGKS madde 10.5.'de, "Müşteri'nin kredi borcunun vadesinde ödenmemesi veya borcun sözleşme kapsamında muaccel hale gelmesi halinde, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca BCH şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği," hükümlerinin yer aldığını,
belirterek davalının haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına ve davalının alacak miktarının % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra İnkar tazminatının mahkum edilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davaya cevap vermediği görülmüştür.
Davaya dayanak icra dosyasının incelenmesinde itirazın 1 haftalık süresi içinde yapıldığı itirazın iptali davasının 1 yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
26.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı Banka'nın ... Şubesi'nce dava dışı ... Şti.'ne kullandırılan Ticari Kredili Mevduat kredisinden kaynaklanan Banka alacağının, anılan Banka Şubesi ile dava dışı adı geçen şirket arasında imzalanan Genel Nakdi ve Gayrinakdi Kredi Sözleşmesi kapsamında olduğu ve bu borç/alacaktan GNGKS.'ni müteselsil kefil olarak İmzalayan davalı/borçlu ...'ın sorumlu olduğu. İşbu davanın konusu icra takibinde, icra takip tarihi (... tarihi itibariyle), davacı Banka'nın davalı/borçlu ...'dan Kredili Ticari Mevduat kredisinden kaynaklanan toplam alacak tutannın, yukarıdaki tabloda ayrıntılı olarak görüleceği üzere, ... TL. ASıl Alacak, ... TL. Faiz ve ... TL. BSMV. olmak üzere Toplam ... TL. Olduğu, Kanaat ve sonucuna varıldığını beyan etmiştir.
25.02.2020 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; İşbu dava konusu borca ve borç tutarına itiraz edilen hususlar, daha önce düzenlenmiş olan 26.12.2019 tarihli Bilirkişi Raporu'nda ve bu ek raporun önceki bölümünde ayrıntılı olarak açıklanmış olup başkaca eklenecek bir düşüncemiz bulunmadığını beyan etmiştir.
Değerlendirme ve Gerekçe;
Eldeki dava kredi sözleşmesine dayalı yapılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili davalının kredi sözleşmesinin kefili olduğunu ve borçtan sorumlu olduğunu öne sürmüştür.
Davalı taraf davaya cevap vermemiş ve takibe itirazında sözleşmeyi inkar etmemiştir. Bu halde taraflar arasındaki sözleşmenin varlığında ihtilaf yoktur. Çözülmesi gereken sorun kefaletin geçerli olup olmadığı ve borcun miktarıdır. Kredi sözleşmesi ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde kefaletin geçerlilik şartlarını taşıdığı anlaşılmıştır. Ancak, borcun sözleşmeye tam olarak uygun hesaplanmadığı görülmüş ve bilirkişi raporunda hesaplanan değer esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş diğer yandan alacağın belirlenebilir ve likit olduğu gözetilerek icra inkar tazminatının da kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸ Hakim ... · ¸
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/458, K. 2020/286, 1 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama