KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/543 Esas
- Karar no
- 2019/737
- Dava
- Tespit
- Dava tarihi
- 14/10/2019
Karar Metni
473 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasında kira ve eser sözleşmesi niteliklerini barındıran karma nitelikli bir sözleşme imzalandığını, bu sözleşmeye göre davalının okul binası inşa edip müvekkiline teslim edeceğinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin de buna güvenerek çeşitli yatırım ve reklamlar yaptığını ancak davalının okulu zamanında teslim etmediğini belirterek sözleşmenin davalı tarafından haksız şekilde feshedildiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile bu davanın kira sözleşmesine dayalı olmakla sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, müvekkilinin bu sözleşmeyi dava dışı ... isimli şirkete devretmekle kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının muaccel kira bedellerini ödemeyerek temerrüde düştüğünü belirtip davanın reddini talep etmiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti davasıdır. Bilindiği üzere görev bir dava şartıdır. Bunun yanında diğer dava şartlarına göre öncelikle incelenmesi gereken bir dava şartıdır. Davacı taraflar arasında karma nitelikli bir sözleşme olduğunu, eldeki davanın eser sözleşmesine ilişkin hükümlere aykırılık nedeniyle açıldığını öne sürmüştür.
Bir sözleşmenin niteliği tarafların yükümlendiği edime göre belirlenir. Örneğin ortada bir satım sözleşmesi olması için satıcının malı satmayı alıcının da bu malı almayı yükümlenmesi gerekir. Kira sözleşmesinde kiracının edimi kira bedelini kiraya verene geçirmek kiraya verenin edimi de mecuru teslim etmek ve kullanıma hazır bulundurmak yükümüdür.
Diğer taraftan eser sözleşmesinde bir tarafın borcu sözleşmeye göre bir eser meydana getirip karşı tarafın mal varlığına geçirmek karşı tarafın borcu da buna mukabil bedeli ödemektir. Bu kapsamda taraflar arasındaki sözleşme incelendiğinde davalının kendi arazisi üzerinde bir yapı inşa edeceği ve bu yapıyı davacıya kiraya vereceği hüküm altına alınmıştır. Yani yapılacak bu yapı davalının mülkiyetinde kalacak ve fakat davacıya kiraya verilecektir.
Bu haliyle davalı bir eser meydana getirip davacının mal varlığına geçirmeyi taahhüt etmiş değildir. Davalının taahhüdü sözleşmeye göre yapılması kararlaştırılan yapıyı davacıya kiraya vermektir. Nitekim davacı da buna karşılık sadece kira ödeme borcu altındadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık sözleşmeye göre belirlenen mecurun kullanıma hazır bulundurulmamasıdır.
Bu mecurun sıfırdan yapılıp kiraya verilmesi ile hali hazırda var olup kiraya verilmesinin taraflar arasındaki ilişkiyi kira ilişkisi olarak nitelendirilmesi açısında farkı yoktur. Bu sebeple davacı her ne kadar sözleşmenin eser sözleşmesi hükümlerine bir aykırılık olduğunu iddia etse de bu hükümler davalının mecuru kullanıma hazır etme yükümünün sadece bir parçası olup ayrıca bir eser sözleşmesi edim yükümlülüğü değildir.
Taraflar arasındaki hukuki ilişki böylece kira sözleşmesi olarak nitelendirildiğinde bu uyuşmazlığın çözüm yeri de sulh hukuk mahkemeleri olacaktır. Bu nedenle mahkememizin görevsiz olduğu kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/543, K. 2019/737, 25 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama