KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/566 Esas
- Karar no
- 2020/115
- Dava
- Menfi Tespit (Alım Satım
- Dava tarihi
- 24/10/2019
Karar Metni
1.011 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ile davalı tarafa vekaletten davalının eşi ... tarafından düzenlenen ... plaka sayılı aracın satışına ilişkin adi yazılı sözleşme uyarınca davalı tarafa ait aracın ...-TL bedelle satışı konusunda taraflara arasıda anlaşma sağlandığını, ilk satış bedeli olarak ...-TL peşinat ödenmiş ve aracın devir işlemi yapılmadan araç fiilen müvekiilline teslim edildiğini, Kalan ...-TL'nin taksitler halinde ödenmesi için 12 adet teminat senedi tanzim edilmiş olduğunu,
müvekilinin ...-TL peşinat ve ilk beş adet bono bedeli olmak üzere toplam ...-TL satış bedelini ödendiğini fakat senet asıllarının iade edilmediğini, aracın ayıplı olduğunun anlaşılmasından sonra araca ...-TL masraf yapıldığını, aracın satış bedelinden bu masrafın düşülmesini talep etmiş ve bu sebeple ... vadeli ... vadeli senet bedellerini ödememiştir.
Bunun üzerine ... tarihinde polis merkezine giderek aracın teslimi için şikayetçi olduğunu, şikayeti esnasında satış ilişkisini kabul edip kendisine ...-TL bedel ödendiğini son iki ayın taksidinin ödenmediğini kabul ettiğini, yapılan ödemelerin ...-TL değil ...-TL olduğunu, şikayeti üzerine aracın davalıya iade edildiğini, davalının ayrıca ödenmeyen senetleri Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, aracı davalının geri alması sebebi ile yapılan ödemeleri ve masrafları iade etmesi gerektiğini, bütün bu sebeplere bağlı olarak ... keşide tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bono, ... keşide tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bono, ... keşide tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bono, ... keşide tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bono ve ... keşide tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bonolarla ilgili keşideci ... ve ... borçlu olmadığının tespitini,
... vadeli ...-TL bedelli bono ve ... keşide tarihli ... vadeli ...-TL bedelli bono bedeli toplamının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini yargılama giderlerinin ve vakelet ücretinin de davalıdan tahisiline karar verilmesini dava dilekçesinde beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı tarafından dava dilekçesi ekinde sunulan protokol metninde vadeli araç satışı hususunda anlaştıkları fakat söz konusu satış için teminat senet verildiğinin yazmadığını, davalı tarafında senet verilmediğini, tarafların ailecek görüştüklerini durumlarının sıkışık olduğundan bahisle borç istemiş olduklarını Antalya ... İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı dosyasıyla takibe konu ... vadeli, ...-TL bedelli ve ... vade, ...-TL bedelli senedi bu borcuna binaen verilmiş olduğunu, senetlerde nakten ibaresi mevcut olduğunu, senet metnini talil etmiş olduklarını bu bağlamda ispat külfetini üzerine almış olduğunu.
Bu hususu yazılı delille ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, bütün bu sebepler dolayısı ile davanın reddine karar verilmesini icra takibine konu senet miktarlarının %20 sinden az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini ve yargılama harç ve giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu icra dosyası dosyamız içine alınmış incelenmesinde dosyamız davalısının dosyamız davacılarına karşı iki adet senet nedeniyle kambiyo senetlerine özgü takip yolunu kullanarak icra takibi yaptığı anlaşılmıştır.
Takibe konu senetlerin incelenmesinde alacaklısının ... borçlusunun ... kefilin ise ... olduğu, senette nakten ibaresinin bulunduğu görülmüştür.
Taraflar arasındaki protokol başlıklı ve inkar edilmeyen sözleşmenin incelenmesinde alıcı olarak ...'in davalıya ait aracı ... TL bedel ile ... TL peşinat vermek ve kalan kısmı 12 taksit olmak üzere ilk iki taksidi ... 'er TL kalan 10 taksit ...'er TL olarak ödenmek üzere satın almak için anlaştıkları görülmüştür.
Tarafların kolluktaki ifadelerinin incelenmesinde sözleşme içeriğiyle uyumlu olduğu görülmüştür.
Davacı vekili tanık dinletmek istemiş ancak bildirilen tanık davacı asil ... olduğu için dinlenmemiştir.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava teminat amaçlı olduğu iddiasıyla senedin bedelsizliği ve buna dayanarak menfi tespit istemidir. Davacı vekili müvekkili ile davalı arasında araç satış sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin ödemelerinin teminatı olmak üzere senet verildiğini, bu hususun taksit tarihlerinin ve miktarlarının senetlerle uyumlu olmakla açık olduğunu davalının aracı müvekkillerinden geri aldığını bu sebeple kalan senetlerden borçlu olmadıklarını iddia etmiştir. Davalı ise teminat iddiasının doğru olmadığını tarafların ailecek görüşen kişiler olduğunu senetlerin borç para karşılığı verildiğini iddia etmiştir.
Kambiyo senetleri illeten mücerret senetlerdir. Her borç ilişkisinin temelinde kural olarak bir hukuki ilişki olsa da illeten mücerret olan kambiyo senetlerinde borcun varlığı için temeldeki ilişkinin kanıtlanması gerekmez. Bu aynı zamanda senetlerin tedavül özelliğinin getirdiği görünüşe güven teorisinin bir sonucudur.
Eğer bir kimse senedin veriliş amacı dışında teminat yahut hatır senedi olarak verildiğini iddia ediyorsa bunu aynı kuvvette kesin deliller ile (yazılı belge, yemin gibi) kanıtlamak durumundadır. Bir senedin teminat senedi olarak kabul edilebilmesinin iki yolu olup birincisi teminat hususunun senede dercedilmesidir.
Diğer yol ise senet üzerinde dercedilmese dahi yapılacak ayrı bir anlaşma ile senedin tüm unsurlarına atıf yapılarak bu senetin anlaşmanın teminatı olduğunun açıkça hüküm altına alınmasıdır. Bu halde senetlerin açıkça teminat olduğu belirtilmese dahi sözleşme kapsamında teminat senedi alınacağı belirlenmiş ve alınan senetlerin sözleşmede belirlenen vadelere ve taksit miktarlarına uyumlu olduğu tespit edilirse yine teminat hususunun varlığı kabul edilebilecektir.
Senet teminat amaçlı verilmiş ise kayıtsız şartsız bir borç kaydını ihtiva etmediğinden kambiyo senedi özelliğini yitirecek ve alacak borç ilişkisi yönünden taraflar arasındaki esas sözleşme şartlarına başvurulacaktır.
Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davacı senetlerin aralarındaki sözleşmeyle uyumlu olduğunu bu sebeple teminat senedi olarak kabul edilmesi gerektiğini öne sürmüştür. Senetler incelendiğinde üzerinde nakten kaydı bulunmaktadır. Her şeyden önce davacının bu iddiası senet ihdas nedeninin talili olup ispat yükü kendi üzerindedir.
Bu kapsamda dosya içeriğindeki sözleşmeye bakıldığında taksitli bir satışın olduğu ve taksit miktarlarının kısmen de olsa senetler ile uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Ancak, sözleşmede bu satış nedeniyle bir teminat alındığı yahut alınacağına dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu halde sözleşmenin takibe konu senetlere atıf yaptığı kabul edilemez. Bu sebeple anılan senetlerin teminat senedi olduğunun kabulü mümkün değildir.
Aksi duruma ilişkin davacı tarafından başkaca bir kanıt da sunulmamış, duruşmada sorulmasına karşın yemin deliline de başvurulmamıştır. Sonuç olarak davacının üzerine düşen ispat külfetini yerine getiremediği anlaşılmış ve davanın reddi gerektiği sonucuna ulaşılmış; takip durdurulmadığından kötü niyet tazminata gerek görülmemiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/566, K. 2020/115, 12 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama