KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/616 Esas
- Karar no
- 2020/425
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/11/2019
Karar Metni
803 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin yan dükkanında yangın meydana geldiğini, yanan dükkanın müvekkillerince sigortalandığını ve sigorta sözleşmesi çerçevesinde zararın ödendiğini yangının davalı şirketin dükkanındaki diğer davalı tarafından tamirat nedeniyle ortaya çıktığını bu sebeple her iki davalının ödenen zarar bedelinden sorumlu olduklarını öne sürmüştür.
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işlettiği dükkan ile yan dükkanın aile şirketi olarak beraber işletildiğini, bir bütün olduklarını aynı şekilde sigorta yaptırdıklarını somut olayda alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiğini bu sebeple davacının rücu şartının oluşmadığını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
Dava şartı olan ara buluculuk yoluna başvurulduğu görülmüştür.
Eldeki davaya konu icra dosyası incelenmiş takibe itirazın 1 haftalık süresi içinde yapıldığı itirazın iptali davasının1 yıllık süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.
Olay sonrası tutulan yangın raporunda yangının davalı ...'ın gerekli önemleri almamasından ötürü meydana geldiği; davalı şirket yetkilisinin beyanında ... numaralı iş yerinde yaptırdığı çatı tamir işi esnasında tamiri yapan ustanın hatası nedeniyle yangının çıktığını beyan ettiği görülmüştür.
Dosya mahallinde tutulan rapora göre uzmanlığı gerektiği anlaşılan bir elektrik mühendisi bir yangın uzmanı ve bir sigorta eksperi bilirkişiye tevdi edilmiş; alınan raporda özetle yangının davalı şirket nezdinde yapılan tamiratlar esnasındaki kıvılcımlardan ötürü meydana geldiği, ödenen tazminatın piyasa rayiçlerine uygun olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava sigorta sözleşmesi gereğince rücu davasıdır. Davacı vekili sigorta sözleşmesi kapsamında sigortalıya ödediği bedelin sorumlulardan tahsilini talep etmiştir. Davalı şirket ise zarar gören sigortalı şirket ile davalı şirketin aynı aile şirketi olduğunu alacaklı ve borçlunun aynı olduğunu belirtmiş davanın reddini talep etmiştir.
Davanın esası haksız fiilden kaynaklanan zarar nedeniyle sigorta sözleşmesi kapsamında ödenmiş bedelin sigortalı haklarına halef olarak sorumlulardan tahsilidir. Davalı ... için kusura dayanan haksız fiil hükümleri diğer davalı şirket için ise adam çalıştıranın kusursuz sorumluluğuna ilişkin borçlar kanunu hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Sorumluluğun şartları incelenmeden evvel davalı şirketin itirazları ele alınmak gerekirse; davalı her ne kadar her iki şirketin bir aile şirketi olarak işletildiğini öne sürse de her iki şirkete ilişkin iki bağımsız bölüm iki ayrı sigorta sözleşmesi ve iki farklı kişiliğe sahip mülkiyet/kira hakkı sahibi bulunmaktadır. Şirketler arasında organik bağ olması onları sorumluluktan kurtarmak için bir gerekçe değildir.
Davalı alacaklı ve borçlunun aynı olduğunu öne sürse de dava dışı sigortalı şirket zarar nedeniyle tazminatını tahsil etmiştir. Bir an için davalının alacaklı ve borçlu sıfatının birleştiği, her iki dükkanın sahibinin aynı ve işletmelerin bir olduğu iddiası kabul edilecek olursa dava dışı şirketin kendisi ile bir ve aynı olan bir şahıs tarafından meydana gelen zararı talep edememesi gerekirdi.
Yani bu mantıktan hareketle dava dışı şirket kendi (davalı şirketle aynı olduğu öne sürülmekle) sorumlu olduğu zarar nedeniyle sigorta şirketinden para alamaması gerekirdi. Ancak kişiler hukukunun temel ilkelerine ters olan bu düşüncenin kabulü elbette mümkün değildir. Ortakları yöneticileri aynı olsa dahi sicile ayrı tüzel kişilikler olarak kaydedilen her şirket birbirinden tamamen farklıdır ve kendi hak ve borçlarına sahiptir.
Bunun yanında Tarafların her iki taşınmazı tek poliçe ile koruma altına alma imkanları her zaman vardır. Böyle bir imkan ise kullanılmamıştır. Bu halde davalının her iki şirketin aynı şirket olduğu ve bu sebeple borçtan sorumlu olmadığı savunması yerinde değildir.
Davalı tarafların sorumluluk şartları incelendiğinde hem yangın sonrası alınan rapor hem de mahkememizce alınan bilirkişi raporuna göre yangının davalı ...'ın kusurlu davranışı ile meydana geldiği açıktır. Bu halde davalı ... meydana gelen zarardan kusuru nedeniyle sorumludur. Yine kolluk ifadelerinde tamirat eyleminin davalı şirket nezdinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde davalı şirket adam çalıştıran konumundadır ve TBK'nın 66/1.maddesi gereğince sorumludur.
Aynı maddenin 2.fıkrası kapsamında bir kurtuluş kanıtı da sunulmuş ve kanıtlanmış da değildir. Bu sebeplerle her iki davalı için de sorumluluk şartları gerçekleşmiş ve davanın kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Fakat davaya konu alacağın miktar ve sorumluluk şartları bakımından yargılamayı gerektirdiği bilinebilir ve likit olmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/616, K. 2020/425, 23 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama