KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/688 Esas
- Karar no
- 2020/360
- Dava
- Sözleşmenin İptali
- Dava tarihi
- 27/12/2019
Karar Metni
584 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından açılmış bulunan yukarıda açık konusu yazılı davanın yapılan açık yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... vatandaşı olduğunu, davalıya ait ... Aş hissesinin %49 hissesinin devri ile anlaştıklarını, ... Aş’ye ve hissedar ... Aş’nin %80 hissesinin devri ile ...
Aş’nin %49 hissesi müvekkiline devir edildiğini, müvekkilinin Türkçe bilmemesinden faydalanarak davalının mesleğini de kullanarak hiçbir maddi değeri olmayan sözleşmenin yapıldığı zaman şirket ekonomik olarak son derece kötü durumda olduğunu, sözleşme de adı geçen yeminli tercüman ...’ın yardımı ile müvekkiline davalı ... diğer yerlerinde lüks taşınmazları ... Aş’ye ait gibi gösterdiğini, müvekkilinin güvenini kötüye kullanarak kendisine kandırdığını, müvekkilinin ...
TL para ödediğini, şirketin şu anda tasfiye halinde olduğunu, müvekkilinin kandırıldığını anladığını, bu nedenlerle hisse devir sözleşmesinin müvekkilinin hileli bir işlem sonucunda imzaladığının tespiti ile devir sözleşmesinin iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... ve Tİc. Aş arasında ... ve Ticaret AŞ’nde %80 hisse sahibi olduğu ... ... San ve Tic. Aş’nde %49 hissesinin devri için anlaşma yapıldığını ve ... tarihinde hisse devrinin gerçekleştiğini, Antalya ... Noterliğinin ... tarih ve ... ve ... yevmiye no ile tasdik edildiğini ve ortaklar pay defterine kayıt edildiğini, davacı imzası ile hisse devrinin yapıldığını, davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddinin gerektiğini, davanın zamanaşımına uğradığını, taraflar arasında davacı tarafından iddia edildiği üzere böyle bir sözleşmenin bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.
Mahkememizce Antalya Ticaret Sicil Müdürlüğüne müzekkere yazılmış ve dosyamız arasına alınmıştır.
Davaya konu sözleşmenin ... tarihinde adi yazılı olarak yapıldığı, davalı ...'ın %100 hissesine sahip olduğu ...A.Ş nin, ... ..A.Ş de bulunan %80 hissesinden %49 hissenin davacıya tekabül edecek şekilde hisse devri için anlaşmaya varıldığı, hisse devri bedelinin ... USD olarak belirlendiği ve bedelin ödendiğinin sözleşmede yazılı olduğu, davalının sözleşmeyi şirket adına değil kendi adına imzaladığı anlaşılmış, bu sebeple davalının pasif husumet ehliyeti yönündeki itirazı kabul edilmemiştir.
Davacı TBK 36.maddesinde düzenlenen aldatma(hile) irade bozukluğuna dayalı olarak sözleşmenin iptaline karar verilmesini talep etmektedir.
TBK 39.maddesinde ise: yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutma sonucunda sözleşmeyi yapan taraf , yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse sözleşmeyi onaylamış sayılacağı hükme bağlanmıştır.
Somut olayda taraflar arasındaki sözleşmenin ... tarihinde imzalandığı, hisse devrinin ortaklar pay defterine kaydedildiği, dava dilekçesinin ekinde sunulan ancak tarafların imzasını taşımayan ... tarihli sözleşme ile davacının aldığı hisselerin davalıya geri satışı için anlaşıldığı, dava dilekçesinde davacının dolandırıldığını anlamasından sonra davalıyı sıkıştırması üzerine bu sözleşmenin yapıldığının belirtildiği, ön protokol niteliğindeki bu anlaşmadan da bir şey çıkmadığı için dava açılmak zorunda kalındığının açıklandığı görülmektedir.
Mevcut delil durumuna göre davacının kendisine karşı yapılan aldatmadan (hileden) en geç dilekçe ekinde sunduğu ... tarihli evrakın düzenlendiği tarihte haberdar olduğunun kabulü gerektiği, bu durumda dava tarihi itibariyle de TBK 39.madesinde düzenlenen bir yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği sübut bulmakla davanın usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/688, K. 2020/360, 8 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama