KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2020
- Esas no
- 2019/8 Esas
- Karar no
- 2020/385
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/01/2019
Karar Metni
1.350 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafça müvekkili aleyhine kredi taksit ödemesi gerekçesi ile ... tarihinde kötü niyetli bir şekilde Antalya ...
İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattıklarını, müvekkilinin bahse konu icra takibine itiraz süresini geçirdiğini ve takibin kesinleştiğini, müvekkilinin davalı kurumu karşı anılan kredi dahil herhangi bir sebepten kaynaklanan borcunun bulunmadığını, takibe konu kredinin usulsüz olduğunu hiçbir zaman müvekkilinin uhdesine geçmediğini, müvekkilinin ...' un işyerinde işçi olarak çalıştığı dönemde müvekkilinin esnaf gibi gösterilerek müvekkili adına kredi çektiklerini, müvekilinin anılan krediyi hiçbir zaman kullanmadığını,
yönetim kurulu başkanı olan ... ve kooperatif müdürü ... hakkında zimmet suçundan Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının bulunduğu, davanın kabulü ile müvekkilinin davalı kuruma borçlu olmadığının tespitine ,Antalya ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra dosyası sonuçlanıncaya kadar Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E- ...
K sayılı gerekçeli kararına dayanarak teminatsız şekilde tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabulucuya başvurmadan davayı açtığını, bu sebeple dava şartı eksikliğinden usulden reddini, davacı ..., müvekkil ...
Kooperatifinin kefaleti ile diğer dava dışı ... ve ...’ın müşterek müteselsil kefil ve müşterek müteselsil borçlu sıfatıyla kefil oldukları kooperatif kredi sözleşmesi ile ... tarihli ...₺ bedelli işletme kredisi kullandığını, kredinin ... tarihli 7. Ve ... tarihli 8. Taksit tutarı davacı tarafından vadesinde ödenmediği için müvekkil Kooperatif, taraflar arasında yapılan sözleşme hükümleri gereğince davacıya karşı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyası ile yasal takibe geçildiğin, davacı tarafından takibe itiraz edilmemiş olup, icra takibinin kesinleştiğini, davacının Antalya ...
Ağır Ceza Mahkemesi' nin ... esas sayılı dosyasına dayanarak müvekkil kooperatife borçlu olmadığına ilişkin iddiasının kabul edilebilir olmadığını, davacı takibe konu kredinin dayanağı olan sözleşmeyi rızası ile imzaladığını ve kendisine kredi kullandırıldığını, davacının kredi sözleşmesindeki imzaları da inkar etmediğini, davacının kredi ile çekilen paranın davacı tarafından kullanılmadığı,
paranın uhdesine geçmediği ve baskı ile kredi çektiği iddiası Kooperatifi bağlamadığını, davanın kötü niyetle olarak açılması sebebiyle uğrayacağımız herhangi bir zararda dava açma hakkımızın saklı kaldığını belirterek davanın belirtilen sebeplerden dolayı usulden reddini, davacının %20’tan az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemeye mahkûm edilmesini talep etmiştir.
Halkbankasına yazılan müzekkere cevap verilmiş cevabi müzekkere dosya arasına alınmıştır. Antalya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş, dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş Mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. İncelenmesinde; Alacaklı ... vekili tarafından borçlular ..., ..., ... hakkında toplamı ... TL alacığın tahsili için ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği , anlaşılmıştır.
DAVACI TANIĞI ... BEYANINDA;" Ben ... isimli yerde ... Şirketine bağlı olarak çalışıyordum. ...' da aynı şirkete bağlı olarak çalışıyordu. Ben satın almadan sorumluydum, ... ise serviş soförüydü. Şirketin yönetim kurulu başkanı ...' du. Şirketin kötü durumda olduğunu, paraya ihtiyacı olduğunu, aksi takdirde tüm çalışanların işsiz kalabileceğini söyleyerek üzerimizde hafif bir baskı oluşturdu. Davalı kooperatifin başkanı ise o dönem ...' dı. ...' ın eşi ...' ın kız kardeşiydi.
Bu şekilde bize kredi çektirdiler. ... bizim üzerimize dükkan işletiyormuş gibi kayıtlar hazırladı. Bu şekilde kredi çekildi ancak biz çekilen krediyi görmedik., imzaları vs.bizler attık. ... de bu şekilde imza attı. Paraları ... veya eşi alıyordu. Yanımızda ...' ın talimatıyla bazen ..., bazen ...' ın eşi bizimle bankaya geliyordu. Krediyi çektikten sonra o şahıslara teslim ediliyordu. Para teslim edilirken biz de bankada oluyorduk.
Paranın alındığına dair evrak üzerine imzalar bizim tarafımızdan atılıyordu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın 1 mali müşavir, 1 bankacı bilirkişiye tevdii ile, davalı kooperatifin defterlerini yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor alınmasına karar verilmiş, Mali müşavir ..., bankacı bilirkişi ...' den rapor alınmıştır. ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; Davacının ... tarihinde ... Bankası A.Ş ... Şubesi Müdürlüğünden 4 yıl içinde 8 taksit geri ödemeli ... TL tutarında kredi çektiğini, bu krediye dayalı ... Kooperatifinin kefil olduğunu,
Davacının çektiği kredinin ... TL lik kısmının kredi çekilme tarihi olan ... tarihinde davalı kooperatif hesabına aktarıldığını, aynı tarihte ... TL lık kısmının davacı tarafından çekildiği ve ... TL lık kısmının da ... hesabına havale edildiği,
Davacının çektiği kredi taksitlerinin ilk 6 ay taksitinin ödendiğini, son 2 taksitinin zamanında ödenmediği için takibe alındığını, takibe alınan ana para borcu olan ... TL tutarındaki kredi borcunun kefil olan davalı kooperatif tarafından faizi ile birlikte ... TL olarak ... tarihinde ödendiğini,
Davacının iddia ettiği Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyası borcunun davacının çektiği ... TL tutarındaki kredinin son 2 taksidinin ödenmesi üzerine kefil davalı kooperatif tarafından ödenmesi nedeniyle davalı kooperatifin davacı adına ödediği ... TL kredi borcunun tahsili için davalı kooperatif tarafından davacı hakkında başlatılan icra takibi olduğunu,
Borçlar Kanunun 587. Maddesi uyarınca aynı borca birden fazla kefil bulunması ve rücu ilişkisinden asıl alacak ve eşlemiş faizin kefalet oranı 1/3 dikkate alınması halinde davalı kooperatifin davacı asıl borçludan tamamını, ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz toplamı ... TL yi talep etme hakkı bulunduğu kanaat sonucuna varıldığı bildirilmiştir.
Antalya. ACM.nin ... E-... K sayılı kararının tetkikinden; ... yönetim kurulu başkanı ..., ... ... Şb. Görevlisi ..., Esnaf ve Sanatkarlar Kredi Koop.
Müdürü ... da dahil olmak üzere birden çok sanığın görevi kötüyü kullanma, 1163 sy hükümlerine aykırılık, nitelikli dolandırıcılık ve zimmet suçlarından cezalandırılmaları talebi ile dava açıldığı, gerekçeli kararın 18. Sayfasında dosyamız davacısı ...'ın da ismi belirtilmek suretiyle toplam 46 üyenin kredisinin sanıklar ... ve ... ... tarafından dolaylı olarak kullanıldığı,
sanıkların bu kredileri kullanabilmek için gerçekte esnaf olmayan ev hanım, işçi vs. kişilere vergi kayıtları açtırılıp , ardından da yüksek limitli krediler kullandırdıklarını, herhagi bir teminat alınmadan, birbirlerine kefil yapıldıklarını, kefil olan ve kredi kullananların birbirlerini tanımadıkları, tüm bu işlemlerin banka görevlisi ...'ün de iştiraki ile gerçekleştirildiği, ... ve ... ...'ın kendilerine kredi karşılığı elden ödeme yapan şahıslara imzalı belgeler vermelerine rağmen bu tutarları kredi hesaplarına yatırmadıkları, mal edindiklerinin belirlendiği ve bu eylemlerinin zimmet suçunun unsuru olarak kabul edildiği,
sonuç olarak ta ... ve ... ...'ın zimmet, diğer sanık ... ile beraber nitelikli dolandırıcılık, ...'in ayrıca görevi ihmal, ...'nun ayrıca görevi kötüye kullanma ve 1163 sy.muhalefet suçlarından mahkumuyetlerini karar verildiği, diğer bir kısım sanıklar hakkında da mahkumiyet kararları verildiği, kararın henüz istinaf aşamasında olduğu belirlenmiştir.
Davacı, Kooperatif tarafından aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığı iddiası ile İİK 72/3 maddesi uyarınca menfi tespit davası açmıştır.
Menfi tespit davasında, dava dışı banka ile yaptığı " Kooperati Kredileri Sözleşmesi" altındaki imzaya bir itirazı yoktur, yine davacı tarafından ...'ndan çekilen bu krediye davalı Kooperatifin müşterek ve müteselsilen kefil olduğu,
çekilen kredinin son iki taksidinin ödenmemesi üzerine bankanın yetkisini kullanarak Kooperatifin mevduat hesebından bu tutarları çektiği ve bu nedenle Kooperatifin kredi borçlusu ile diğer kefiller aleyhine takip başlattığı taraflar arasında ihtilafsızdır.Davacı sadece bankadan alınan kredinin hiçbir şekilde kendi eline geçmediğini, çekilen bu paraların kooperatif yönetimindeki bazı kişilerce dolaylı olarak kullanıldığını, yanında çalıştığı ...'un kendisini ... ile tanıştırdığını ,
bu ikisinin kredi çekmesi için üzerinde baskı oluşturduğunu belirterek takibe konu borçtan kooperatif yetkililerinin de ağır ceza mahkemesince mahkumiyetlerine karar verildiğinden bahisle borçlu olmadığını iddia etmektedir. Dava dilekçesinde ismi geçen ...'un ( bankadan gelen kayıtlara göre çekilen paranın bir kısmı bu şahsa havale edilmiştir) ceza mahkemesi yargılamasında hiç bir sıfatla isminin geçmediği görülmüştür.
Yine mahkeme gerekçeli kararında sanık kooperatif yetkililerinin üyelerce ödenen taksitlerin kredi hesabına geçirilmediği, kendilerince maledinildiğinden bahsedildiği görülmektedir.
Davalı Kooperatifin, davacı ile dava dışı kooperatif yetkililerin kooperatif adına olmayan, kendi adlarına gerçekleştirdikleri şahsi eylem ve işlemlerden sorumlu tutulamayacağı ortadadır.
Sonuç olarak davacı, kooperatifin kefaleti ile bankadan kredi çekmiş, ödenmeyen kredi taksitleri nedeniyle kooperatifin mevduat hesabından takibe ve davaya konu kredi taksitleri bankaca re'sen tahsil edilmiş, kooperatif ödeme yaptığı bu miktar kadar rücu hakkına sahip olması nedeniyle krediyi çeken asıl borçlu davacı ve diğer kefiller hakkında ilamsız icra takibi başlatmıştır.
Davacı tarafından çekilen kredi nedeniyle bankaca kendisine verilen nakit paranın ne şekilde tasarruf edildiği, yada davacının elindeki bu paranın üçüncü bir kişi tarafından hukuka aykırı yollarla mal edinilmesi davalı kefilin rücu hakkı ile ilişiklendirilemez.
Bu halde davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini sağlayacak yasal bir neden bulunmadığı açıktır, anlatılan nedenle davanın reddine ve tedbir kararı uygulanmamakla koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/8, K. 2020/385, 16 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama