KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2024
- Esas no
- 2023/804 Esas
- Karar no
- 2024/469
- Dava
- Tazminat (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 04/12/2023
Karar Metni
1.363 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili ... tarihli dilekçesinde özetle;...-... personeli olarak görev yapan dava dışı ...'nün ...” de görev yaparken emekliliğe hak kazanması nedeniyle görevden ayrıldığını, Kıdem Tazminatı, olarak toplam ...
TL'nin dava dışı işçinin hesabına ... ve ... tarihlerinde ödendiğini, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu ve ihale mevzuatı gereğince söz konusu hizmet alım ihalesi bir bütün olarak ihale edilmiş ve ihaleyi alan davalı şirketlerden ihale konusu hizmetin yapılması satın alındığını, Kurumun sorumluluğunun ihale dokümanı gereğince hak edişi yani ihale bedelini ödemek olup, davalı şirketlerin sorumluluğu da ihale konusu işi yerine getirmek olduğunu, Kurumun ihale konusu bedelleri davalı şirketlere ödemiş olmasına rağmen davalı şirketlerin kendi sorumluluğunda olan dava konusu işçi alacaklarını ödemediğini,
yüklenici olan davalı şirketler işçilerinin ücretlerinin, tazminatlarının, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı şirketler yerine iş akdinin tarafı olmayan idarece ödenmesi, ihale şartname ve sözleşmelerine aykırı olup aynı zamanda kamu zararına da sebebiyet verdiğini, dava dışı işçiye ödenen bedellerin, dava dışı işçinin davalı şirketler nezdinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin sorumlulukları olan ...
TL kıdem tazminatı, yıllık izin ücretinin ödeme tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalılardan rücuen tahsili talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı ..., ..., ..., ... vekili cevap dilekçesinde özetle.
Zamanaşımı def'isinin nazara alınmasını, dava dışı işçinin uzun yıllardan beri kesintisiz olarak, çeşitli işverenlere bağlı olarak ...'da çalıştığını, davalı şirketlerin ihale dönemi bittiğinde ihaleyi alan diğer davalı firmalarda, davacı kurum yetkilileri ve amirlerinin emir ve talimatları doğrultusunda işine devam ettiğini, dava dışı işçinin işçilik alacaklarından başından beri işçinin esas işvereni olan davacının sorumlu olduğunu başından beri asıl ve gerçek işveren olan davacının işçi alacaklarına ilişkin gerek müvekkil şirkete, gerekse diğer davalılara rücu hakkı bulunmadığını, ihale konusunun iş değil işçi olduğunu,
sözleşmenin esasen kuruma işçi temini olduğunu, davacı ile müvekkili şirketler arasında alt işveren-asıl işveren ilişkisinden söz edilemeyeceğini, müvekkili şirketler ile davacı arasında yapılmış olan sözleşmenin muvazaalı olduğunu, kıdem tazminatı alacağının ödenmesinde sorumluluğun davacıda olduğunu, şirketlerin davacının dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarından doğan bedelden ancak kendi dönemi ile sorumlu olduğunu,
dava dışı işçinin çalıştığı sürenin bir bağlayıcılığı olmayıp müvekkili şirketlerin son alt işveren dahi olsa işçiye ödenen bedelden işçinin çalışma süresi ile sorumlu olduğunu” beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın süresinde açılmadığını, müvekkili şirket ve davacı ... arasında iş bu davaya konu edinilen sözleşmenin imza tarihi itibarı ile yürürlükte olan mevzuat gereği taraflarına rücu edilemeyeceğini, işçi alacaklarında davacı kurumun üst işveren olarak müşterek ve müteselsil sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ve eki düzenlemelerde kıdem tazminatı ödemelerinin alt yükleniciye rücu edilebileceğine dair açık ve net bir düzenleme de bulunmadığını, davacı tarafça işbu dava açılmadan önce müvekkil şirketin usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğini ” beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Dava dışı işçinin SGK özlük dosyası getirtilmiş, davacının sunduğu şartname ve sözleşmeler incelenmiş, alanında uzman bilirkişiden rücu alacağına ilişkin hesap raporu aldırılmıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava üst işveren davacının dava dışı işçiye yaptığı işçilik alacağı ödemelerinin alt işveren davalılara rücuuna ilişkin alacak davasıdır.
Davacı ile davalı şirketler arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalandığı, davacı yanca üst işveren sıfatıyla dava dışı işçiye işçilik alacakları ödendiği sunulan dekontlar uyarınca ödendiği sabittir.
Taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmelerinde, yüklenicinin çalıştıracağı personele ilişkin sorumluluklarının ilgili mevzuatın bu konuyu düzenleyen emredici hükümleri ve genel şartnamenin 6.bölümünde belirlendiği, yüklenicinin bunları aynen uygulamakla yükümlü olduğu yazılıdır.
Hizmet işleri genel şartnamesinin 6.bölüm 38.maddesinde “Yüklenici, çalıştırdığı işçilerin işi yapmakta olduğu bir iş kolu veya meslekte aynı tipteki bu iş için mevzuatta kabul edilenlerden daha az elverişli olmayan şartlarda çalışmalarını ve ücret almalarını sağlayacaktır.Ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarının toplu sözleşme ile veya mevzuatla tesbit edilmemiş olması halinde yüklenici, en yakın ve en uygun bir bölgedeki iş kolu veya meslekteki aynı tip bir iş için mevzuatla tesbit edilenlerden daha az elverişli olmayan ücret, yan ödeme ve çalışma şartlarını sağlayacaktır.” hükmü yer almaktadır.
Taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinde hizmet işleri genel şartnamesi öncelikle uygulanması gereken ihale dökümanı olarak sayılmıştır. İşçiye karşı işçilik alacaklarından dolayı davacının sorumlu tutulması iş kanunundan kaynaklanan bir zorunluluktur. Davalı şirket ile davacı ... arasında ödenen kısmın rücuuna ilişkin konuda ise taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine bakmak gerekir.Taraflar arasındaki sözleşmelerin 22.maddesi hizmet işleri genel şartnamesine atıf yapmakta olup, şartnamenin 6.bölüm 38.maddesi hükmüne göre, çalıştırılan işçilerin ücret ve yan ödemelerinden davalı yüklenici çalıştırdığı dönemle sınırlı olarak sorumludur.
Bu sebeple davalı şirketler, dava dışı işçileri çalıştırdığı dönemle sınırlı olmak üzere, davacının ödediği işçilik alacakları ve ferilerinden dolayı davacıya karşı sorumludur. Sözleşme hükümleri dikkate alındığında TBK 167 uygulanması mümkün görülmemiştir.
Dava dışı işçinin davalı şirketler bünyesinde çalıştığı dosya kapsamından sabittir. Davacı, işçilik alacağı olarak ödediği miktarın, davalı şirketlerin işçiyi çalıştırdığı döneme tekabül eden kısmını davalı şirketlerden talep edebilir.
Dava dışı işçinin hak kazandığı ücret alacakları yönünden iş mahkemesi kararı bulunmamaktadır. Davacı, dava dışı işçiye emeklilik nedeniyle ödeme yapmıştır. Bu nedenle davacı öncelikle dava dışı işçinin bu alacaklara hak kazandığını, işçiye hak kazandığı tutarda ödeme yaptığını ispatlamalıdır. Zira davalılar esasen davacının ödediği tutardan değil, davalıların ödemesi gerekirken davacının onlar adına ödeme yaptığı tutardan sorumlu bulunmaktadır.
Mahkememizce bilirkişiden rapor alınmış, bilirkişi raporu dava dışı işçinin davacının ödediği alacaklara hak kazanıp kazanmadığını ayrıntısı irdelemiş, gerekçeli denetime elverişli, iş mevzuatına taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak hazırlanmakla isabetli görülerek hükme esas alınmıştır.
Yapılan değerlendirmede kıdem tazminatı ödemesine ilişkin rücu talebi yönünden dönemsel sorumluluk ilkesi nazara alınarak ve alacağa ödeme tarihinden itibaren avans faiz işletilerek alacağa hükmedilmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/804, K. 2024/469, 4 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama