KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
- Esas no
- 2025/469 Esas
- Karar no
- 2026/243
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 12/06/2025
Karar Metni
726 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ...’da meydana gelen trafik kazasında davacı ...’un yolcu olarak bulunduğu motosikletin, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu hareketi sonucu kazaya karıştığı, kazada davacının yaralandığı ve sağ olekranon ulna kırığı oluştuğu, tedavi sürecinin ardından 120 gün geçici iş göremezlik yaşandığı, 21 gün bakıcı ihtiyacı doğduğu, SGK kapsamı dışında kalan giderlerin yaklaşık ...
TL olduğu ve %3 oranında kalıcı engellilik tespit edildiği, davacı tarafın bu zararların karşılanması için sigorta şirketine başvurduğu ancak sonuç alınamadığı ve arabuluculukta da anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle belirsiz/kısmi alacak davası açıldığı, başlangıçta kalemler halinde ...’er TL olmak üzere toplam ...
TL maddi tazminatın (kalıcı iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi-bakıcı-yol giderleri) kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilinin talep edildiği, yargılama sürecinde hastane kayıtları, sigorta poliçesi, bilirkişi incelemesi ve resmi dosyaların delil olarak sunulmasının istendiği, ayrıca dava sonunda yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız olduğu ve kabul edilmemesi gerektiği savunulmakta, savcılık aşamasında uzlaşma sağlandığı için aynı olay nedeniyle ayrıca tazminat talep edilemeyeceği ileri sürülmekte, ayrıca sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitiyle sınırlı olduğu ve kazada sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı iddia edilmekte, davanın Antalya’da açılmasının yetkisiz olduğu belirtilerek dosyanın ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesi talep edilmekte ve zamanaşımı itirazında bulunulmaktadır, kazaya ilişkin gerçek kusur oranlarının belirlenmesi için Adli Tıp Kurumu’ndan rapor alınması gerektiği savunulmakta, davacının maluliyetinin kaza tarihindeki yönetmeliğe göre yeniden tespit edilmesi gerektiği belirtilmekte, ayrıca SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması istenmektedir, davacının motosiklette yolcu olduğu ancak koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle müterafik kusurlu olduğu ve bu sebeple tazminattan indirim yapılması gerektiği ileri sürülmekte,
ayrıca davacının hatır için taşındığı iddia edilerek %20 oranında indirim uygulanması gerektiği savunulmakta, sigorta şirketinin geçici iş göremezlik, bakıcı giderleri ve tedavi giderlerinden sorumlu olmadığı, bu giderlerin SGK kapsamında olduğu ifade edilmekte, faiz yönünden ise ancak temerrüt tarihinden itibaren sorumluluk doğacağı belirtilmekte, sonuç olarak davanın reddi, aksi halde yetki ve zamanaşımı itirazlarının kabulü, kusur ve maluliyet için bilirkişi ve Adli Tıp raporu alınması, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimlerinin uygulanması ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasıdır.
Davacı vekilince ... tarihli feragat dilekçesi sunulmuş olup, karşı taraf ile anlaşma sağlandığını, tüm taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davalı vekilince ... tarihli sulh olunduğuna dair protokol içeren dilekçe sunulmuş, davacıdan vekalet ücreti talebi olmadığını bildirmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK. 307. maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir."
HMK. 310. maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş, talep gibi yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Arabuluculuk ücreti yönünden davalı sigorta şirketi için emsal Yargıtay 4 HD 2022/ 2615 E..
2024/ 7426 K. Sayılı ilamında da belirtildiği üzere Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için önce sigortacıya başvuru dava şartı olarak düzenlenen alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurması gerektiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz şeklinde hüküm bulunduğu,
bu durumda eldeki uyuşmazlıkta arabuluculuğa başvurunun dava şartı olarak uygulanmayacağı kabul edilmiştir. Bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği değerlendirilerek arabuluculuk ücreti davacı üzerinde bırakılmıştır.
Anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalıdır Hakim ... · e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/469, K. 2026/243, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama