KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Esas no
- 2025/47 Esas
- Karar no
- 2025/446
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/01/2025
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I.İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin müvekkili şirkete ...
TL borcunun bulunduğunu, borcun ödenmediğini, müvekkili tarafından alacağın tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını, borçlu davalının ... tarihinde haksız itirazı üzerine takibin durduğunu, söz konusu borca ilişkin alacağın rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir borç olduğunu, itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacak olan ...
TL miktar üzerinden borçlunun menkul gayrimenkul ve üçüncü şahıslardaki alacakları üzerine duruşma yapılmaksızın öncelikle teminatsız olmak üzere mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek miktarda teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.
II. SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Faturanın konu olabilmesi için fatura içeriği olan hizmet/ürünün müşteriye ulaşması gerektiğini, bu hizmeti müşteriye verdiğini ispat etmesi gereken tarafın ise satıcı olduğunu, kaldı ki faturaya itiraz edilmemesi, faturanın tüm içerik ve şartlarının kabul edildiği anlamına gelmediğini, faturanın aksi yazılı delillerle, ticari defterlerle, taraflar arasındaki sözleşme yazılı şekilde gerçekleştirilmişse bu sözleşmenin sunulması ile de ispatlanabileceğini, faturanın malın teslimi anında düzenlenmesi ve kağıt haline “İrsaliye yerine geçer” ifadesinin yazılması koşuluyla e-Arşiv faturaları irsaliye yerine kullanılabildiğini,
ancak somut olayda düzenlenen faturalar malın teslimi anında düzenlenmediğini, çünkü mal teslimi yapılmadığını, taraflarınca faturaya itiraz edilmemesinin sebebinin faturaya konu ürün içeriği olduğunu, bu konuda bir uyuşmazlık veya karşı bir iddialarının olmadığını, fakat faturaya konu ürünlerin taraflarına teslim edilmediğini, yargılama esnasında dosyaya sunacakları ve resen toplanacak delillerle ortaya çıkacağını, müvekkili firmanın alacaklı görünen davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, fatura tek başına bir alacağın varlığına delil olamadığını,
bunun şartı sözleşmeye konu edimin müşteriye sağlıklı bir şekilde ulaştırılması olup bu teslim hususunun ispatı da satıcıda olduğunu, dolayısıyla iddiasını ispatlayamayan davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini talep etmiştir.
III. ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
Davacının 2024 yılı BS formu, davalının 2024 yılı BA formları ilgili Vergi Dairelerinden celp edilerek dosya arasına alınmıştır.
Antalya Genel İcra Dairesinin .../... esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderilen evraklarının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam ... TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe, borca ve ferilerine itirazı üzerine takibin durduğu anlaşılmıştır.
Alınan ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak;
Dava dosyası ile tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde,
*Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete teslim edildiği, davalı şirket tarafından faturalara karşı yasal itiraz süresi olan 8 günlük itiraz süresi içinde itiraz edilmediği,
*Tarafların ticari defterlerine göre, taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden davacının davalı adına düzenlediği takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğu,
*Takip/dava konusu alacağın dayanağı olan faturalar muhteviyatındaki malların davalı şirkete teslim edildiğine dair dava dosyasına tevsik edici bir belge ibraz edilmediğin tespit edildiği bildirilmiştir.
DAVACI ŞİRKET YETKİLİSİ ... YEMİNLİ BEYANINDA: "Tarafımca Düzenlenen Ve İşbu Davaya Konu Olan Fatura Kapsamında Belirtilen Ürünlerin, Tamamının, Hiçbir Eksik Ve İade Olmaksızın, Bizzat Davalı Tarafa Fiilen Teslim Ettiğime Ve Davalının Bu Ürünleri Teslim Aldığına şerefiniz ve kutsal saydığınız bütün inanç ve değerler üzerine yemin ederim. Yeminimde ısrarlıyım dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
IV.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE VARILAN SONUÇ:
Dava ticari nitelikte satım sözleşmesinden doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.
İtiraza konu Antalya Genel İcra Dairesi .../... Esas sayılı icra takip dosyası üzerinde yapılan incelemelerde, davacı tarafından toplam ...-TL. Tutarındaki alacağın tahsili için davalı hakkında ... tarihinde başlatılan icra takibi olduğu, icra takip alacağının dayanağının da; ... Nolu Fatura — ...'TL ... Nolu Fatura — ... TL ve ... Nolu Fatura ... TL bedelli faturadan kaynaklanan alacak olduğunun belirtildiği belirlenmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ... Nolu Fatura — ...'TL ... Nolu Fatura — ... TL ve ... Nolu Fatura ... TL bedelli faturadaki malların davacı tarafından davalıya teslim edilip edilmediği, davacının faturalardan bakiye alacağının olup olmadığında toplandığı belirlenmiştir.
Taraflar iddia ve savunmalarını ticari defterlere dayandırmış olup, Mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, her iki tarafın da ticari defterlerini ibraz ettiği tespit edilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Yine 28.07.2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7251 sayılı yasanın 23.maddesi ile değişik HMK 222/3.maddesi (3. Fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere eklenen cümlele uyarınca) diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; tarafların mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı şirketin davalı tarafa mal ve hizmet satılması şeklinde taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu ve bu ticari ilişki gereğince takip dayanağı 3 faturadan davacının ...-TL. tutarında davalı taraftan asıl alacağının olduğunun her iki tarafın ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu, davalı tarafın alacağı ticari defterlerine kaydetmesi ile iddinın kesin delil mahiyetinde ispat edildiği,
davalı yanın aksi yöndeki teslim savunmasına itibar edilmemiş, yemin deliline dayanması ile davacı şirket yetkilisinin yemini edasında da malların teslim edildiği beyan ediliğinden davanın kabulü ile itirazın iptaline karar vermek gerekmiştir.
İİK’nun 67/2. madde hükmündeki düzenlemeye göre, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına; alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötüniyetli olması halinde ise istem varsa, borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekmektedir.
Alacağın likid olmasından, borçlunun borcun miktarını tereddütsüz bir şekilde bilmesi ya da belirleyebilecek durumda olması anlaşılır. Somut olayda, dava konusu itirazın haklılık nispeti, konusunda uzman bilirkişi marifeti ile saptansa da, dava konusu alacak temelini taraflar arasındaki miktarı belirli faturaların oluşturmasından, boçlunun borcun miktarını tereddütsüz şekilde bilmesi ya da belirleyebilmesi beklenebileceğinden, davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerekmiştir.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/47, K. 2025/446, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama