KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2025
- Esas no
- 2025/836 Esas
- Karar no
- 2025/916
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 22/04/2025
Karar Metni
1.088 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
İstanbul Anadolu ... . Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ve ... /... E - ... /... Karar sayılı yetkisizlik kararı ile Mahkememize tevzi edilen dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkilinin, ... -... tarihleri arasında, davalı borçluya yaptığı ürün satışı sonucunda, taraflar arasında cari hesap ilişkisi oluşmuş ve davacı müvekkili lehine, ... -... tarihleri arası, ... .-TL miktarında cari hesap bakiyesi alacağı doğduğunu, cari hesap alacağı bakiyesinin ödenmemesi üzerine, davalı borçlu şirket aleyhine İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... /... ...
E. sayılı dosyası ile icra takibi yapılarak, borçlu şirkete ödeme emri tebliğ edildiğini, davalı borçlunun, ...
Tarihinde, ödeme emrine karşı alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan bir itirazda bulunduğunu, bunun üzerine işbu dava açılmadan önce taraflarınca dava şartı arabuluculuğa gidildiğini ve sürecin Anlaşmama şeklinde sonuçlandığını, davalı borçlu şirketin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işbu itirazı neticesinde icra takibinin durduğunu, ... -... tarihleri arası, ... .-TL miktarında cari hesap bakiyesi alacağının tahsili için, davalı borçlu şirket aleyhine itirazın iptali ile alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere müvekkili lehine icra inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle,
takip tarihinden itibaren işleyecek Avans faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmesini talep etmek gereği doğduğundan bahisle borçlunun İstanbul Anadolu .... İcra Müdürlüğünün ... /...
E. sayılı İcra takibine karşı yaptığı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun, alacağın tahsilini engellemeye yada geciktirmeye matuf borca, faize ve diğer feri taleplere dair itirazının iptaline, lehlerine asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek Ticari Avans Faiziyle birlikte takibin devamına, masraf ve vekalet ücretinin davalı borçlu tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin ... tarihli cevap dilekçesinde özetle. İstanbul Anadolu Mahkemeleri'nin, Huzurdaki Davaya Bakmaya Yetkili Olmayıp, Yetki İtirazlarının Kabulü İle Yetkili Mahkemelerin .... Olduğunun Tespitine Karar Verilmesi Gerekmektedir. Başkanlığınızca yapılacak resmi adres ve oda araştırmasından tespit edileceği üzere; müvekkilin resmi muamele merkezi Antalya ili olup, İstanbul İli Anadolu Mahkemelerinin yargı çerçevesinde mevcut herhangi bir şubesi de bulunmamaktadır.
Bu nedenle davanın öncelikle yetkisizlik kararıyla reddine karar verilerek dosyanın Antalya İli Mahkemelerine gönderilmesi talebimiz mevcuttur. Müvekkili İle Davacı Arasında Yazılı Bir Akit Mevcut Değildir. Davacı tarafından başlatılan icra takip dosyası ile dava dilekçesi ekleri kontrol edildiğinde, müvekkili ile davacı arasından yazılı bir satım sözleşmenin mevcut olmadığı tespit edilecektir.
Bu doğrultuda takibe itiraz dilekçesinde belirtmiş oldukları üzere, davacının öncelikle temel borç ilişkisi yani bir başka deyişle taraflar arasındaki sözleşmeyi ispat etmesi gerekmektedir. Müvekkili ile davacı arasında hiçbir kayıt ve anlamda sözleşmesel ilişki dahi bulunmamaktadır.
Davacı her ne kadar faturaya dayalı olarak icra takibi başlatmış ise de; fatura veya anılan faturaya süresi içerisinde itiraz etmemiş olmak, taraflar arasındaki sözleşme veya temel ilişkiyi ispatlayan bir hadise değildir.
Mahkemece bilineceği üzere Y.İ.İ.G.B.K'nun 2011 / 1 Esas sayılı birleştirme kararında 'taraflar arasında bir sözleşme olmaması durumunda düzenlenen ve itiraz edilmeyen faturanın olsa olsa icap mahiyetinde bir belge olacağı ve bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK 23/2 anlamında bir sonuç doğurmayacağı' ..
Yine benzer yönde Y.İ.İ.G.B.K'nun 27.06.2003 tarih 2001/1 E.- 2003/1 K. sayılı başkaca bir kararında 'taraflar arasında bir sözleşme mevcut değilse itiraz edilmeyen faturanın tek başına borç doğuran bir belge olmadığı yönünde içtihatları mevcut bulunmaktadır.
Hal böyleyken bu bent kapsamında davacının üzerine düşen somutlaştırma yükümlülüğü gereği satış sözleşmesini ispatlaması gerekmektedir ki, zaten müvekkil ile davacı arasında hiçbir şekilde sözleşmesel ilişki bulunmamaktadır. Öncelikle açıkladıkları bu nedenlerden ötürü davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. İcra Takibine Konu Edilen E-fatura İçeriğindeki Mal Ve Malzemeler Den Müvekkile Teslim Edilmiş Olanların Bedeli, Banka Havalesi İle Davacıya Ödenmiştir.
İcra takibine dayanak e-fatura içerisindeki muhtelif malzemelerin hiçbiri müvekkile teslim edilmiş ürünler değildir. Zaten yukarıda müvekkili ve davacı arasında hiçbir sözleşme ilişkisi olmadığını Mahkemeye beyan etmiş olmakla, bu bent kapsamında ise davacının fatura içeriğindeki malları müvekkiline teslim etmiş olduğunu yasal ve yazılı delillerle ispatlaması gerektiğini tekrarlamaktayız.
Gerçekten de taraflar arasında sözleşmenin varlığının bulunmaması durumunda faturaya itiraz edilmemiş olmasının tek başına borç doğuran bir işlem olmadığı her türlü izahtan vareste olup, bu noktada bahsi geçen ürünlerin müvekkile tesliminin yasal ve yazılı delillerle ispatı gerekmektedir.
Bu doğrultuda Yargıtay 15.H.D'nin 07.03.2008 tarihli 2007 / 2029 E.- 2008 / 2483 K. sayılı içtihatında 'Davaya dayanak alınan faturanın Türk Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi gereğince kesinleşmiş ve tarafları bağlayıcı olduğunun kabul edilebilmesi için, fatura konusu işle ilgili yanlar arasında sözleşme yapıldığının yasal delillerle kanıtlanması ve bedeli uyuşmazlık konusu işin de kabul edilebilir yeterlikte iş sahibine teslim edildiğinin yüklenici tarafından kanıtlanmış olması zorunludur.
Mahkemenin kabulünde ve somut olayda olduğu gibi, açıklanan koşullar gerçekleşmeden sadece faturanın karşı tarafa tebliğ edilmiş ve itiraz edilmemiş olması yanlar arasında akdi ilişkinin kurulmuş olduğunu, iş bedelinin istenebilir olduğunu kanıtlamaz.' şeklinde olup, Yine eldeki davayla birebir aynı olan Yargıtay 3.H.D'nin 06.10.2005 tarihli 2005 / 8385 E.- 2005 / 9627 K. sayılı içtihatında 'Davalı alım satım ilişkisini kabul etmemektedir.
Bu nedenle davacının fatura deliline dayanabilmesi için, faturada yazılı malı davalıya teslim ettiğini, bu teslimin borç doğurucu sözleşmesel hukuki bir ilişki sonucu olduğunu, faturanın da bu ilişki sonucu düzenlenmiş olduğunu genel ispat kurallarına göre ( yemin teklifi dahil ) kanıtlaması gerekir.
Çünkü tebliğ edilen faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemiş olması hali, faturada yazılı malın alıcıya teslim edildiğini göstermez, bu sadece malın fiyat ve adedi yönünden içeriğini kabul anlamına gelir.' belirtildiğinden bahisle davacının davasının reddi ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, avukatlık ücret ve yargılama giderlerinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ... tarihli feragat dilekçesi özetle; Davadan feragat ettiklerini, karşı taraf lehine bir vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini talep etmiştir.
Davalı vekili ... tarihli dilekçesi özetle: Davacı tarafın davadan feragat ettiğini, davacı taraftan vekalet ücreti ve yargılama taleplerinin bulunmadığını, davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre, 6100 sayılı HMK. 307. maddesinin "Feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.". HMK. 310. maddesinin "Feragat ve kabul hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir." hükümleri uyarınca, davacı vekilinin davadan feragat ettiği ve vekaletnamesinde feragat yetkisinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/836, K. 2025/916, 19 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama