KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 5 Mart 2026
- Esas no
- 2025/862 Esas
- Karar no
- 2026/190
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2025
Karar Metni
771 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin Davalıdan olan alacağını tahsil amacıyla Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasından takip yaptığını, davalının yapmış olduğu haksız itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
YANIT
Davalı usulüne uygun tebligata rağmen davaya yanıt vermemiş, böylelikle davayı tümden inkar etmiştir.
KANITLAR VE GEREKÇE
Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... E.sayılı dosyası celp edilmiştir.
Davacının uyuşmazlığa konu alacağı kapsayan 2022 ve 2023 yılına ait ticari defterleri bilirkişi marifetiyle incelenmiştir. Davalı ise usulüne uygun tebligata rağmen defterlerini sunmamıştır.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde dava ticari satıştan kaynaklanan alacak iddiasına dayalı takibe itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasıdır.
Davacı yan iddiasını ticari defterlere dayandırmış olup, mahkememizce davalı şirkete ticari defterlerinin ibrazı için TTK 83. ve HMK 220-222 ihtarlı davetiye çıkartılmış, tebliğ edilmiş, ancak davalı yanca ticari defter ve belgelerin ibraz edilmediği tespit edilmiştir.
6100 sayılı HMK hükümlerine göre: mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Yine diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar.
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise; HMK 222/3.maddesi uyarınca davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerinin; davalının ticari defterlerini ibraz etmemesi veya davacının defter kayıtlarının aksini senet veya diğer kesin delillerle ispatlayamamış/ispatlamamış olması halinde davacı lehine kesin delil niteliğini haiz olduğu kabul edilecektir.
Yukarıda yapılan açıklama ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde; mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup, davacının yasal süre defterlerini ibraz ettiği, davalının ise ibraz etmediği görülmüştür. Davacının mali müşavir bilirkişi aracılığı ile incelenen ticari defterlerinin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı lehine kesin delil teşkil ettiği, davacının ticari defterlerine göre davalıdan takip talebindeki asıl alacağa paralel şekilde alacaklı olduğu anlaşılmıştır. İşlemiş faiz yönünden ise davalının temerrüde düşürülmediği, TBK 1530 hükümlerinin tedarik sözleşmesine ilişkin bulunmakla eldeki davada uygulanamayacağı değerlendirilerek faize ilişkin itirazın iptali talebinin reddi gerekmiştir.
Buna göre davacı asıl alacağını ispat etmiş olmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş, alacak İİK 67 koşullarını haiz ve likit olmakla davacı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilerek anlatılanlara göre aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · e-imzalı Hakim ... · e-imzalı
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/862, K. 2026/190, 5 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama