KÜNYE
T.C. Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2026
- Esas no
- 2026/141 Esas
- Karar no
- 2026/422
- Dava
- İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle
- Dava tarihi
- 08/02/2022
Karar Metni
1.168 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas , ... /... Karar sayılı kararı Antalya BAM ... . HD'nin ... tarih ve ... /... Esas , ... /.... Karar istinaf ilamı üzerine dava mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilerek yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkilinin sigortalısı olduğunu aracın karıştığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa ödeme yapıldığını sürücünün alkollü olması nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu öne sürmüştür.
Davalı cevap dilekçesinde bu aracın başka bir şirkete uzun süreli kira sözleşmesi ile kiralandığını kendilerinin işleten olmadığını bu sebeple sorumlu olmayacaklarını öne sürmüş davanın reddini talep etmiştir.
Ara buluculuk dava şartının yerine getirildiği görülmüştür.
Alınan raporda ödenen bedelin rayice uygun olduğunun bildirildiği görülmüştür.
Hekim bilirkişi raporunda kazanın oluşumuna sadece alkolün sebep olduğunu, başkaca bir sebebin rol oynamadığının bildirildiği görülmüştür.
Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe
Eldeki dava sigorta sözleşmesi kapsamında rücu davasıdır. Davacı vekili sürücünün alkollü olması nedeniyle rücu şartlarının oluştuğunu öne sürmüş davalı ise işleten sıfatının olmadığını iddia etmiştir.
Eldeki dava sigorta sözleşmesi ve genel şartlara dayalı rücuan tazminat istemidir. Bu talep taraflar arasındaki sözleşmeye dayalı olup kanuni bir sorumluluk olmadığı, tazminatın sözleşmenin tarafları için hüküm doğurduğu işleten sıfatının olmasının gerekmediği açıktır.
Sigorta şirketinin rücu hakkı ise belirli durumlar ile kayıtlanmıştır. Olaya uygun düşen genel şartlar B.4/c maddesinde "Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar," rücu kapsamına dahil edilmiştir. Ancak bu hüküm Yargıtay uygulaması ile belirlendiği üzere tek başına uygulanamamaktadır. Buna ilaveten kazanın münhasıran alkolün etkisi ile gerçekleşmiş olması gerekmektedir.
Bu kapsamda somut olay incelendiğinde davalının sigorta sözleşmesinin tarafı olmakla sorumluluğunun olduğu, sürücünün alkollü olduğu ve alınan rapora göre kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana geldiği ve rücu şartlarının oluştuğu ancak davalının ... TL ödeme yaptığı görülmekle davanın kısmen kabulüne; alacak yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair karar verilmiştir.
Mahkememizden verilen ... tarih ve ... /... Esas , ... /... Karar sayılı kararı davalı vekilinin istinaf başvurusu nedeniyle Antalya BAM ... . HD'nin ... tarih ve ... /... Esas , ... /... Karar istinaf ilamı ile kaldırılmıştır.
Taraf teşkili sağlandıktan sonra yargılamaya devam edilmiş, istinaf kaldırma ilamında belirtildiği üzere ön inceleme duruşması yapılmış davacının hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazları yönünden değerlendirme yapılmış açık yargılamaya son verilmiştir.
Toplanan Deliller Işığında Yapılan Yargılama neticesinde; Dava, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında ödenen tazminatın, sigortalıya rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali talep olunan Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ... /... (... /... Yeni) Esas sayılı icra takibinde borçlu itirazının alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşıldığından, davacının tebliğ ile başlayacak olan 1 yıllık hak düşürücü süreyi geçirmeksizin eldeki itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK'nun 48. maddesinde, alkollü içki alması nedeniyle güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu ifade edilmiştir.
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin "Uyuşturucu ve Keyif Verici Maddeler ile İçkilerin Etkisinde Araç Sürme Yasağı" başlıklı 97/1. maddesinde, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli sürme yeteneğini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmelerinin yasak olduğu açıklandıktan sonra, bu konu ile ilgili olan "b-2" bendinde, alkollü içki almış olarak araç kullandığı tesbit edilen diğer araç sürücülerinden kandaki alkol miktarı 0.50 promil üstünde olanların araç kullanamayacakları belirtilmiştir.
Öte yandan, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinde, tazminatı gerektiren olay, işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin veya motorlu aracın hatır için karşılıksız olarak kendilerine verilen kişilerin uyuşturucu veya keyif verici maddeler almış olarak aracı sevk ve idare etmeleri esnasında meydana gelmiş veya olay yukarıda sayılan kişilerin alkollü içki almış olmaları nedeniyle aracı güvenli sürme yeteneklerini kaybetmiş bulunmalarından ileri geliyorsa sigortacının sigorta ettirene rücu hakkı olduğu açıklanmıştır.
Bununla birlikte, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4.d maddesinin dayanağını teşkil eden KTK'nun 48. maddesinin yasaklamayı düzenleyen ilk fıkrasında, alkollü içki almış olması nedeniyle güvenli araç sürme yeteneklerini kaybetmiş kişilerin karayolunda araç sürmeleri yasaklanmış olup, aynı maddenin 2. fıkrasındaki yönetmelik düzenlenmesine olanak tanıyan hükümde, yasaklama yetkisi yönetmeliğe bırakılmış olmadığından,
Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97. maddesinde, yukarıda anılan yasa hükmü tekrarlandıktan ve müteakip, uyuşturucu veya keyif verici maddeler ile alkollü içkilerin oranlarının ne şekilde saptanacağı belirlendikten sonra, yasada yer alan hükmü dikkate almadan salt 0.50 promilin üstünde alınan alkol miktarına göre araç kullanma yasağı getirilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından geçersiz bulunmaktadır.
Geçersiz yönetmelik hükümlerinin yasaya aykırı bir şekilde genel şart olarak kabulü de mümkün değildir.
O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için kazanın meydana geliş şekli itibariyle sürücünün salt (münhasıran) alkolün etkisi altında kaza yapmış olması gerekmektedir. Diğer bir anlatımla, sürücünün alkollü olması tek başına hasarın teminat dışı kalmasını gerektirmez. Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığını ispat yükü, 6762 sayılı TTK'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.
Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkolün oranının doğrudan doğruya sonuca etkisi bulunmadığından, mahkemece nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik konusunda uzman bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu aracılığıyla olayın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması,
sonuçta olayın tek başına alkolün etkisiyle meydana geldiğinin belirlenmesi durumunda, oluşan hasarın poliçe teminatı dışında kalacağından davanın kabulüne, aksi halinde reddine karar verilmesi gerekeceği ilkesi benimsenmektedir (YHGK 23.10.2002 gün ve 2002/11-768-840. YHGK 7.4.2004 gün ve 2004/11-257-212. YHGK 2.3.2005 gün ve 2005/11-81-18. YHGK 14.12.2005 gün ve 2005/11-624-713. YHGK 10.12.2014 gün ve 2013/17-1199 E. 2014/1018 K. sayılı ilamları).
Somut davada davacının sigortaladığı aracın sürücüsü ... ... kazayı 1.80 promil alkol oranıyla münhasıran alkol etkisi ile yaptığı ve tam kusurlu olduğu nöroloji uzmanı ve trafik bilirkişisinden oluşan heyet raporundan anlaşılmakla birlikte, davacı Sigorta şirketinin zarar gören 3. Kişilere yapmış olduğu hasar tazminatına ilişkin bedellerin kaza ile uyumlu olup olmadığı yönünden aldırılan Sigorta eksper bilirkişisinin raporundan, davacı tarafça 3. Kişilere yapılan ödemelerin kaza ile uyumlu ve doğru olduğu anlaşılmış, davalının yapmış olduğu ... TL lik ödeme dikkate alınarak davanın kısmen kabul kısmen reddine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
11/05/2026 Katip ... · ¸e-imza Hakim ... · ¸e-imza
Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/141, K. 2026/422, 11 Mayıs 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama