KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Mart 2020
- Esas no
- 2016/279 Esas
- Karar no
- 2020/202
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 04/04/2016
Karar Metni
1.319 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkillerinden ...'ın ... tarihinde elektrikli bisikleti ile seyir halinde iken davalı işleteni ve sürücüsü olduğu diğer davalı şirketin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ... plakalı araç ile çarpışması sonucu yaralandığını, tedavi gördüğünü belirterek ...-TL si davacı ... için ...-TL si annesi ... için, ...-TL si de davacı ... için olmak üzere toplam ...-TL manevi tazminatın haksız fiil tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak müvek- kiline ödenmesini ve verdiği tamamlama dilekçesi ile ...-TL si kazanç kaybına karşılık,
...-TL si çalışma gücü kaybına bağlı olmak üzere toplam ...-TL maddi taz- minatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve mütesel- silen alınarak müvekkillerine ayrı ayrı ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi cevap dilekçesinde özetle: Davadan önce başvuru şartı yerine getirilmediği için dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, kaza ile sakatlanma ara- sında illiyet bağının tespiti gerektiğini kusur oranlarının ve maluliyet oranının adli tıp ihtisas dairesinden alınacak rapor ile tespiti gerektiği, geçici iş göremezlik tazminatının müvekki- linden istenemeyeceğini, davacının kask takmayarak müterafik kusurlu olduğunu hükmedile- cek tazminattan bu yüzden indirim de gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... cevap dilekçesinde özetle: Kazanın meydana gelmesinde asıl kusurlunun davacı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tarafların ekonomik sosyal durumlarının araştırılması yoluna gidilmiş. Davacı ...'in lise öğrencisi olup ailesi ile birlikte kaldığı bakmakla yükümlü olduğu kimse olmadığı gibi gelirinin de olmadığı, davacı ...'nin 4 çocuklu olup kendi evinde ailesi ile kaldığı herhangi bir gelirinin olmadığı, davacı ...'in eşi ve 4 çocuğuna bakmakla yükümlü olduğu kendine ait bir evi ile 1 tane de dairesinin olduğu esnaflık yapıp ...- TL gelir elde ettiği anlaşılmıştır. Davalı ...'ın hamile olan eşine bakmakla yü- kümlü olup aylık ...-TL gelirinin olduğu babasına ait evde kaldığı taksici olarak çalış- tığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce tedavi evrakları temin edilip davacı üniversite hastanesine sevk edil- miş alınan raporda; kazanç kaybı süresinin 6 ay olduğu çalışma gücünü de kaybetmediği yö- nünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Ek olarak istenen raporlar ile birlikte davacı tekrar aynı hususta rapor için adli tıp kurumuna sevk edilmiş alınan raporda; davacının meslekte kazanma gücünü 23.2 oranında kaybettiği ve 9 ayda iyileşeceği bildirilmiştir.
Kusur oranı yönünden dosya adli tıp kurumuna sevk edilmiş alınan raporda davacının kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, davalının ise herhangi bir kusurunun olma- dığı değerlendirilmiştir.
Bu rapora karşı davacı taraf Ankara Adli tıp kurumundan alınan ... tarihli raporda davacının asli kusurlu, davalının ise tali kusurlu olduğunu belir- terek itiraz etmiş bu itirazı üzerine mahkememizce dosya karayolları fen heyetinden 3 kişilik bir bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve hükme esas alınan ... tarihli rapor dosya ara- sına alınmıştır.
Bu rapora göre; davalı ...'ın yerleşim yeri içindeki hız limitine uymadığı, aracını yük ve teknik özelliğine, görüş yol hava ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uygun sürmediği, davacı motosiklet sürücüsünü yeterli zamanda duyulur ve görülür şekilde uyarmadığı gerekçesi ile %20 oranında kusurlu bulmuş, davacıyı ise sol yan tarafın- dan seyir halinde olan ve kendisi için tehlike yaratacak araçların yeterli mesafeden tedbir al- masına imkan vermeyecek şekilde hareket ettiğinden bahisle asli kusurlu olduğu ve kusur oranının %80 olarak belirlendiği görülmüştür.
Bundan sonra dosyamız aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından kusur durumu ve iyileşme süresi itibarı ile davacının kazanç kaybının ...-TL, kusur ve malu- liyet oranına göre çalışma gücü kaybının ...-TL olduğu yönünde rapor düzenlemiştir.
Poliçenin düzenlenme tarihi itibarı ile maluliyet raporunun özürlüler hakkındaki yö- netmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğinden dosya yeniden Adli tıp kurumuna gön- derilmiş bu kez alınan raporda ise davacının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği, tüm vücut engellilik oranının %12 olduğu yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Bundan sonra dosyamız adli tıp kurumunun belirtilen raporu dikkate alınarak yeniden rapor düzenlenmek üzere önceki aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş bu sefer bilirkişi davacının kazanç kaybının ...-TL, çalışma gücü kaybının ise ...-TL olduğunu belirten ek rapor düzenlemiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Tüm dosya içeriğine göre davacının ... tarihinde meydana gelen kazada yaralandığı, özürlülük oranına sağ femur kroksi- mal daifizde deplase kırık, sağ femurda imç kaynamış kırık sekeli sebebi ile %12 oranında çalışma gücünü özürlüler hakkındaki yönetmeliğe göre kaybettiği ve yine hükme esas alınan rapora göre bu kazada davalı tarafın %20 oranında, davacı tarafın ise %80 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı kask takmayan davacının müterafik kusurlu olduğunu belirtmekte ise de yuka- rıda belirtilen sekeller davacının kask takmamasına bağlı bir maraza sahip olmadığını göster- mektedir. Bu yüzden davacının kask takmamaya bağlı müterafik kusurdan dolayı hükmedilen tazminattan indirim yapılması yoluna gidilmemiştir.
Hükme esas alınan aktüer raporu doğrultusunda maddi tazminat davasının aşağıdaki şekilde kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacıların manevi tazminat taleplerine gelince, manevi tazminat zarar görenin uğra- dığı haksızlıktan dolayı duyduğu ızdırabı manevi acıyı bir nebze olsun giderecek zenginleş- tirici olmayan ancak bir rahatlama duygusunu da sağlayacak, davalı taraf için de fakirleştirici niteliğe ulaşmayacak olayın özelliklerine yani tarafların ekonomik sosyal durumlarına kaza- daki kusur ve yaralanmanın mahiyetine göre taktir edilmesi gereken bir tazminat türüdür. Mahkememizce manevi tazminatın bu nitelikleri gözetilerek davacının aşağıdaki şekilde manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Diğer davacıların manevi tazminat taleplerine gelince TBK 56/2 maddesi gereğince ağır bedensel zarar halinde zarar görenin yakınları manevi tazminat talep edebilir. Ağır be- densel zararın tespitinde hükme esas alınan adli tıp raporu önemlidir. Davacının iyileşme sü- resi, maluliyet oranının %12 oluşu ve kazanın meydana gelmesinde asıl kendisinin kusurlu olması karşısında olayın özelliklerinin de 1. Fıkraya göre dikkate alınması gerektiğinden mahkememizce davacının anne ve babası yararına manevi tazminata hükmedilmeyerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Katip ... · ~e-imzalı~ Hakim ... · ~e-imzalı~
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/279, K. 2020/202, 12 Mart 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama