KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2019
- Esas no
- 2016/504 Esas
- Karar no
- 2019/744
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 14/06/2016
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkillerinden ...'ın abisi, diğer davacıların ise dayısı olduğunu, müvekkillerinin murisi ...'ın yaklaşık 15 yıl önce kahve ve market işletmeciliği yaptığını, davalının ise kuyum faaliyetinde bulunduğunu, o dönemde davalının ekonomik krize girerek iflas ettiğini, iflastan kurtulmak için senet kırdırılması gerektiğini söyleyerek müvekkillerinden ...'den ve eşi ...'dan kendisine birden fazla bono düzenleyerek vermesini istediğini, müvekkilinin ve eşinin bonoları imzalayarak davalıya verdiğini, davalının bu bonoları kullanmayarak elinde tuttuğunu,
...'ın ... tarihinde vefat ettiğini, davalının bonolardan birini ...'ın ölümünden hemen önceki bir tarihi tanzim tarihi olacak şekilde ... tanzim tarihli,... vade tarihli ve ...-TL bedelli bono haline getirerek Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile işleme koyduğunu, oysa ki bononun 2000 yılında hatır için verildiğini, açık olduğunu, damga pulunun bile 2000 yılına ait olduğunu, davalının hile ile müvekkillerini kandırdığını, olayla ilgili Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... hazırlık sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu, yine aynı bono hakkında Antalya ...
Asliye Ticaret mahkemesinin .../... esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açıldığını, soruşturma sonucu işin hukuki nitelikte olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davalı ise davanın reddine karar verildiğini, iş bu kere davalının davacıların verdiği diğer bonoyu ...-TL bedelli olarak doldurduğunu, bu bononun da diğer bono gibi hile alınmış olduğunu, davalının Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasında ki isticvap beyanı uyarınca bonoların tapusuz gecekondu nedeniyle verildiğinin kabulü halinde bile davalının ...-TL bedelli bono yönünden alacağının bulunmadığını, zira davalının isticvap beyanında arsa karşılığı ...-TL ödenmesi konusunda anlaştıklarını, bu bedel ödenseydi ...-TL bedelli senedi iade edeceğini kendisini şikayet ettikleri için bu ikinci senedi doldurduğunu belirttiğini, davalı iki senedinde bir daire parası denk gelecek şekilde doldurduğunu iddia etse de davacıların arsasına yapılacak inşaat nedeniyle bir daire verilmesine ilişkin bir anlaşma yapılmadığını,
ispat yükünün davalı da olduğunu, ayrıca bonoyu 1990 yılında satılan tapusuz arsa karşılığında aldığını beyan eden davalının arsanın bedelinin bonoların bedeli olduğunu da ispatlaması gerektiğini, en azından o tarihte ki arsa değerinin tespit edilmesi gerektiğini belirterek müvekkillerinin bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, % 20 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akrabalık bağının mevcut olduğunu, müvekkilinin babalarının erken ölümü nedeniyle davacı ... ve diğer kız kardeşlerine babalık yaparak büyüttüğünü, hiçbir yardımı esirgemediğini, davacı ... ve eşi ...'a iş kurmalarında ve devamında her zaman yardımcı olduğunu, bu amaçla davacı ... ve eşinin kendisine ait ... mahallesindeki bir arsayı satmalarına rıza gösterdiğini, ayrıca müvekkilinin kuyumculuk yaptığı dönemde de çocuklarının gerekli kuyum ihtiyacını müvekkilinin karşıladığını,
...'ın son zamanlardaki rahatsızlığı esnasında karı kocanın kabul ettikleri borç karşılığı ve takribi bir daire bedeline denk gelecek şekilde kullanmak amacıyla iki adet bonoyu kendi rızaları ile imzalayıp müvekkiline verdiklerini, zaman içinde inşaat ve daireler yapılmasına rağmen davacıların borçlarını ödemekten sürekli kaçınmaları üzerine müvekkilinin senetlerden birini doldurarak takibe konu edince davacıların aynı gerekçelerle mahkememizin .../... esas sayılı dosyasında dava açtıklarını, davanın red ile sonuçlandığını, derdest olduğunu, mahkeme gerekçesinin hile iddiasının ispatlanamadığına dayandığını,
davacıların tanık dinletmelerine rızalarının bulunmadığını, derdestlik bulunduğunu belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davadan sonra takibe konu edilen dava konusu bononun bir sureti ilgili icra dosyasından celp edilmiştir. Mahkememizin .../... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, savcılık dosyası getirtilmiş tüm deliller toplanmıştır.
Dava, bononun hile ile ele geçirilmiş olma iddiasına dayalı açılmış menfi tespit davasıdır.
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının .../... hazırlık sayılı dosyası incelendiğinde; müştekilerinin davacılar, şüphelinin ise davalı ... olduğu, bedelsiz senedi kullanma ve açığa atılı imzanın kötüye kullanılması suçlamasından dolayı yapılan tahkikat neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği soruşturma dosyasına konu senedin ...-TL bedelli senet olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin .../... esas, .../... karar sayılı dosyasının incelenmesinde davacıların aynı iddialarla ... tanzim, ... vade tarihli ...-TL bedelli bonodan ötürü açtıkları menfi tespit davası olduğu, yapılan yargılamada tarafların tanıklarının dinlenip, "Bonoya dayalı menfi tespit davalarında kural olarak ispat yükü davacı borçlularda olup, davacı vekili tarafından bonoda malen kaydı bulunduğu, taraflar arasında mal alış verişinde bulunmadığı,
bu nedenle de ispat yükünün davalı alacaklı da olduğu iddia edilmiş ise de tarafların isticvaben alınan beyanları, dinlenen tanık beyanları dikkate alındığında bononun davacı ... ve eşinin verilen nakit paralar karşılığında bir borca istinaden düzenlenerek verildiği anlaşıldığından her iki taraf açısından da taraflar arasında mal alış verişi olmadığı beyan edildiğinden senet metni talil edilmediğinden ispat yükü yer değiştirmemiştir.
Davacı taraf senetleri hile ile alındığı iddiasında bulunmuş ise de bu hususu ispatlayamamıştır.
Senet metnindeki imzalar da davacı tarafça inkar edilmediğinden senetlerin hile ile ellerinden alındığı ve boş olarak verilerek anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasını ispat yükü davacı tarafta olup, davacı tarafça bu iddia gerek tanık, gerekse yazılı belgeler ile ispat edilemediğinden davacı tarafça delil listesinde yemin deliline de dayanılmış ise de iddia konusu hususların ceza yargılamasına konu olabilecek hususlardan olması ve bu konuda yemin teklifinin mümkün olmaması hususları da dikkate alındığında davacıya yemin teklif etme hakkı hatırlatılmamış olup,
davacı tarafça ispat edilemeyen davanın reddine" gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiş davacının temyiz başvurusu üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin ... tarih .../... esas, .../... karar sayılı ilamı ile yerel mahkeme kararının onandığı, karar düzeltme talebinin reddi ile de kararın kesinleştiği anlaşılmıştır.
Dava konusu senet incelendiğinde; keşidecilerinin ... ve ... olduğu, ... tanzim ... vade tarihli ...-TL bedelli olduğu, senette malen kaydının bulunduğu anlaşılmıştır.
Bono da malen kaydı bulunmakla birlikte gerek tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, gerekse davalının mahkememizin .../... esas sayılı dosyasındaki isticvap beyanı dikkate alındığında; bononun davacı ... ve eşinin verilen nakit paralar karşılığında bir borca istinaden düzenlenerek verildiği anlaşıldığından her iki taraf açısından mal alışverişi olmadığı beyan edildiğinden dolayısıyla senet metni talil edilmediğinden ispat yükünün davacıda olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili iddiasının ispatı noktasında tanık deliline ve davalının isticvap beyanına dayanmıştır.
Davacının tanık olarak bildirdiği ... vefat ettiğinden dinlenememiş olup mahkememizin .../... esas sayılı dosyasındaki tanık ifadeleri de hile iddiasının ispatı için yeterli görülmemiştir. Ki mahkememizde .../... esas sayılı dosyada hile iddiası ispatlanamadığından red kararı vermiş karar onanmakla kesinleşmiştir.
Davalının mahkememizin .../... esas sayılı dosyasındaki isticvap beyanında özetle.
2011 yılına kadar kuyumculuk işi yaptığını, ... ve eşinin kendisine ait arsayı satmaları sebebiyle kendisine borçlandıklarını, yine çocukları için kuyum alıp parasını ödemediklerini, bu borçlara binaen 2007 yılı içerisinde imzalı iki adet senedi borçlarına karşılık bıraktıklarını, senetlerin boş olarak verildiğini, ...'ın hastanede yatarken yanına gidip borcunu nasıl ödeyeceğini sorduğunu, onun da inşaat yaptığını bunlar bitince inşaattan bir daire vererek ödeme yapacağını belirttiğini,
kendisininde esasında alacağının daha fazla olduğunu belirtmesine rağmen ...'ın bu şekilde helalleşelim demesi üzerine senetlerden birini ...-TL olarak doldurduğunu, bunun ödenmesi halinde diğer senedi doldurmayacak olduğunu, ancak kendisi mali şubeye şikayet etmeleri sebebiyle diğer senedi de ...-TL olarak doldurup toplamda iki senedi bir daire parasına denk gelecek şekilde doldurduğunu, senetleri 2010 yılında doldurduğunu, senedi borçlarına karşılık verdiklerini, belirtmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde ...-TL bedelli senet yönünden davalının ...-TL bedelli senedin ödenmemesi sebebiyle kızarak bu senedi doldurduğuna yönelik beyanı dikkate alındığında bu senetten ötürü borçlu olmadıklarının davalı tarafından da belirtilmiş olduğunu, yine davalının iki senedi bir daire parasına denk gelecek şekilde doldurduğuna yönelik beyanına göre hiç olmazsa dairenin o tarihteki değerinin tespitinin gerektiğini belirtmişse de; davalının en başından beri senetlerin, verdiği nakit paralar karşılığında borca istinaden düzenlenip teslim edildiğini belirtmesi,
davacıların senet altındaki imzaları inkar etmemeleri, bononun soyut borç ikrarı niteliğinde olup borcun bu kadar olmadığını, bononun anlaşmaya aykırı doldurulduğunu, ispat yükünün davacıda olduğu, davacının hile ve anlaşmaya aykırılık iddialarını ispatlayamadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmışsa da konusu suç olan vakıalar hakkında yemin teklif edilemeyeceğinden davacıya yemin hakkının da hatırlatılmadığı,
açıklanan sebeplerle yazılı delille ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmış, davalının cevap dilekçesinin süresinde olmaması sebebiyle tazminat talebi de reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/504, K. 2019/744, 15 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama