KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi Birleşen Dava
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2019
- Esas no
- 2016/584 Esas
- Karar no
- 2019/630
- Dava
- Menfi Tespit Davası
- Dava tarihi
- 14/07/2016
- Tarihi
- 24/08/2016
Karar Metni
1.258 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilin kamu kurumlarına iş yapan köklü bir firma olduğunu, ... da yapılan yol çalışmaları sıraasında davalı ...'den araç kiralanmak istendiğini, sözleşmeyi imzaladıktan sonra davalıya ...-TL ödendiğini, bu görüşmenin ve ödemenin nisan ayında yapıldığını, ödemeden sonra araç beklendiği halde hiçbir teslimatın yapılmadığını, telefon görüşmelerinde bahaneler üretildiğini, davalının şirket adresine gidildiğini, gidildiğinde davalının adresten çoktan ayrıldığını, yapılan araştırmalarda şirket ortaklarından ...'un bu şekilde onlarca kişiyi dolandırdığını anladıklarını,
haklarında arama yakalama kararı olduğunu, bunun üzerine müvekkilin yatırdığı avansın iadesi için Ankara ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, ancak davalıya gönderilen tebligatların adresten taşındığı için iade döndüğünü, ... tarihinde müvekkile, bankadan senet ihbarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin müvekkilin imzaladığı sözleşmenin altını kesip, üstünü doldurarak bedelsiz bir bono yarattığını, bononun tahrifat oluşturduğunu belirterek bedelsiz evrakla ilgili borçlu olmadıklarının tespitine, senedin protestosunun ve icra takibine konu yapılmasının önlenmesine kötüniyetli davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmamış sonradan ıslah yoluyla ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket merkezine tk 35 uyarınca tebliğ edilmiş olmasına rağmen müvekkil şirket yetkilisinin şirket merkezinin bulunduğu taşınmazın kapısında herhangi bir kağıt bulamadığını, bu yüzden davadan haberi olmadığını, senette tahrifat yapılmadığını, senedin bono olabilmesi için kırtasiyeden alınan kağıtlardan doldurulmasının şart olmadığını, dava konusu bononun davacı şirket yetkilisi tarafından kaşelenip imzalandığını, buna davacının bir itirazının olmadığını,
davacının borcu ödemediğinden senetlerin düzenlendiğini, dava konusu senetle birlikte ...-TL bir başka senedin de takibe konu edildiği, davacının senede karşı senet ile ispat kuralı gereğince iddiasının yazılı delille ispatlaması gerektiğini belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... esas sayılı dosyasının mahkememiz dosyası ile birleştirilerek dosyamız arasına alındığı görülmüştür.
Yapılan incelemede davanın aynı davacı tarafından davalıya karşı açılmış menfi tespit davası olduğu, davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... firmasının müvekkiline hiçbir araç vermediği halde imzalattığı sözleşme metninin altını kestiğini ve üstünü doldurmak suretiyle yarattığı sahte senetle başlattığı takibin, senedin boş sözleşme metninden kesilerek oluşturulan ilk senet metninde gözle görüleceği şekilde aynı zamanda kesilerek oluşturulduğu,
müvekkiinin, ... bölgesinde kamu kurumlarına iş yapan köklü bir firma olduğunu, bu çalışma sırasında internette ilanları bulunan davalı ...’den araç kiralamak için sözleşme imzalandığını, kendisine avans olarak ...TL ödendiğini, Nisan ayında yapılan sözleşmeden sonra hiçbir araç teslim edilmediğini, her telefon görüşmesinde yeni bir bahane üretilmesi neticesi davalı şirket adresine gidildiğinde adresin boş olduğunu, şirket ortaklarının (özellikle ...
TC ...) bu şekilde onlarca kişiyi dolandırdığını, haklarında arama – yakalama kararları olduğunu öğrendiklerini, şahısla ilgili Antalya Cumhuriyet Savcılığı’na suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin bunun üzerine yatırdığı avansın iadesi için Ankara ... İcra Müdürlüğü’nün .../...
Esas sayılı dosyasıyla icra takibine geçtiğini, ancak davalıya gönderilen tebligatın, davalının adresten taşınması nedeniyle iade edildiğini, ... tarihinde müvekkile, bankadan senet ihbarnamesi gönderildiğini, müvekkilinin böyle bir senet vermediğinden bankayla temasa geçerek Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../...
Esas sayılı dosyasında dava açtığını, davanın devamı sırasında müvekkiline ödeme emri tebliğ edildiğini, takibe ilk davadaki senedin dışında ayrıca bir de ...-TL lik yeni bir senet daha eklendiğini, ilk senedin sahteliği, senet üzerindeki ibarelerden belli olduğunu, bu ikinci senetin ise hiçbir protesto görmeden ilk senede eklenmek suretiyle işleme sokulduğunu, bu senedin renkli fotokopi vb. şekilde kopyalanmış olması ya da imzalatılan metnin diğer bir sayfasının kesilerek oluşturulmuş olması ihtimali kuvvetle muhtemel olduğunu, şahısların dolandırıcı olduklarını, haklarında suç duyurusunda bulunulduğunu,
uyap üzerinden şirket ortakları ve şirket hakkındaki şikayet ve adli sicil kayıtlarına bakıldığında bu durumun görüleceğini, her iki şirket arasında bu senede konu hiçbir mal ya da hizmet alış verişi olmadığını, müvekkil firma kayıtları gibi davalının da ticari defter ve kayıtlarına dayandıklarını, icra zoruyla tahsil edilecek bir paranın iadesi mümkün olmayacağını, sunulan nedenlerle takibe konu ...-TL bedelli senetle ilgili teminatlı ya da teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini, dosyanın Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin .../... Esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine karar verilmesini, Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün .../... Esas sayılı dosyasıyla dosyaya konu senet metninin müdürlükten istenilmesini, senet metninin mahkemeniz kasasına alınmasını, sözleşme metninden kesilerek oluşturulmuş bedelsiz senetle ilgili bir tahsilatın, şahısların dolandırıcı olması, şirketin web sitesindeki adreste olmaması,
tahrifatın senet metninden anlaşılması (“boş kira sözleşmesi metni” ibaresi ile üstteki matbu metnin cümlesinin kısmen metinde görülmesi vb.) karşısında takibin teminatlı ya da teminatsız şekilde durdurulmasını,senetle ilgili borçlu olunmadığının tespit edilmesini, kötü niyetli davalının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl dava, araç kiralama sözleşmesine dayalı olarak davalının sözleşme metninin altını kesip, üzerini doldurarak yaratılan ...-TL bedelli bonodan ötürü bedelsizlik iddiasına dayalı açılmış takip öncesi menfi tespit davası, birleşen dava ise, aynı iddialarla ...-TL bedelli bonodan ötürü takip sonrası açılmış menfi tespit davasıdır.
Asıl dava açıldıktan sonra davalı tarafın her iki bonoyu Antalya ... İcra Dairesinin .../... esas sayılı takip dosyasında davacı aleyhine takibe koymuş olduğu anlaşılmıştır.
Davacı, davalı ile araç kiralama sözleşmesi imzaladıklarını, ileride teslim edilecek araçlara karşılık ...-TL avans ödemesi yaptığını, ancak araçların teslim edilmediğini, bunun üzerine sözleşmeyi feshederek avansın iadesi için karşı taraf aleyhine takibe giriştiklerini, davalının sözleşme metninin altını keserek üzerini doldurup ...-TL ve ...-TL'lik bonolar yarattığını, esasında böyle bir bononun düzenlenmediği, bonoların tahrifat yoluyla oluşturulduğunu, kira sözleşmesinin de feshedildiğini iddia etmektedir.
Davalı vekili her ne kadar ıslah yoluyla cevap dilekçesi sunmuşsa da, ıslah daha önce yapılmış bir usul işlemi düzeltilmesi amacına matuf olarak getirilmiş bir kurum olup davalı taraf süresinde herhangi bir cevap dilekçesi vermediğinden daha önce yaptığı bir usul işleminden de söz edilemez. Dolayısıyla hiç cevap dilekçesi verilmeyen somut olayda ıslah yoluyla da cevap dilekçesi sunulamaz.
Süresinde sunulmuş bir cevap dilekçesi de bulunmadığından davalının tüm iddiaları inkar etmiş sayıldığı kabul edilmiştir. Kaldı ki davalı sunduğu cevap dilekçesinde de davacı ile aralarındaki kira ilişkisini teyit eder bir beyanda bulunmamıştır. Bu nedenle dava konusu bono olduğundan mahkememizce yargılamaya devam edilmiş ve bir kısım deliller toplanmıştır. Ancak yargılama sırasında davacı vekili olayla ilgili suç duyurusunda bulunduklarını belirtmiş, buna ilişkin açılan ...
Cumhuriyet Başsavcılığının .../... soruşturma sayılı dosyasındaki ifadeler celp edilip incelendiğinde, davalı şirket yetkilisi ...'un ifadesinde; bonoların taraflar arasındaki kira ilişkisi sebebiyle tanzim edildiğini ikrar ettiği görülmüştür.
6100 sayılı HMK' nın 4. Maddesinin a bendine göre; kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dahil olmak üzere kira ilişkisine dair tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalara bakma görevi Sulh Hukuk Mahkemelerine aittir. Somut olayda davalı tarafın dava ve takip konusu bonoların kira sözleşmesi sebebiyle teslim alındığına yönelik kabulü dikkate alındığında uyuşmazlığın kira ilişkisi irdelenerek çözüme kavuşturulabileceği anlaşılmakla davada mahkememizin görevli olmadığı, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmadığı ve tamamlanmasının da mümkün olmadığı saptanmakla asıl ve birleşen dosya yönünden görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/584, K. 2019/630, 20 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama