KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Eylül 2019
- Esas no
- 2016/659 Esas
- Karar no
- 2019/613
- Dava
- Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 18/08/2016
Karar Metni
752 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Bankacılık İşlemlerinden Kaynak- lanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özet- le: Davalı banka ile dava dışı ... Şti arasında kredi genel sözleşmesi imzalandığı- nı, müvekkilinin sözleşmenin imzalandığı tarihte borçlu şirketin yetkilisi veya ortağı olmadı- ğını, o sırada kendisinin ... olarak görev yaptığını müvekkilinin ...-TL limit ile kefil sıfatı ile imzaladığını ancak o sırada evli olan müvekkilinin kefa- letine usulüne uygun olarak eşinin rızasının alınmadığını, kredi kefalet limiti ve imzanın yer aldığını sözleşme metninde rakamla " ...-TL " ibaresinin müvekkili tarafından yazıl- madığını, kefalet limitinin arttırılmasına dair işlemleri ve anlaşmaları imzalamadığını belirterek kefaletin geçersizliği sebebi ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Davacının kefaletinin geçerli olması için alınması gereken eş muvafakatinin alındığını kefalet beyanını davalının kendi eliyle kefalet tarihi kefalet limiti ve kefaletin niteliğine ilişkin ibareleri yazdığını ve ilgili banka personeli huzurunda imzaladığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı eş rızasına dair belgede, eşi ...'a atfen atılı imzanın ...'a ait olmadığını ifade etmiş,
Buna karşın davalı banka vekili, davacının eşi tarafından bizzat imzalanmayan kefalete muvafakate ilişkin imzalı belgeyi sunması halinde müvekkili bankanın iyi niyetinin korunması gerektiğini, kaldı ki kefalete ilişkin ... tarihinde borç yapılandırması sebebi ile dava- cının eşinden rıza belgesi alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu husus davacının kredi sözleşmesinin düzenlen- diği tarih itibarıyla kefaletine eşinin geçerli bir şekilde muvafakat verip vermediği daha özelde de muvafakat belgesindeki imzanın davacının eşine ait olup olmadığı, eşine ait değil ise bile borç yapılandırılmasına ilişkin düzenlenen belgelerde davacının eşi tarafından imzalanan son- raki tarihli rıza belgesinin davacının kefil olarak sorumlu olmasını sağlayıp sağlamayacağı nok- tasındadır.
Mahkememizce taraflara davacının eşinin uygulamaya elverişli evrak asıllarını bildir- me imkanı sağlanmış bu belgeler toplanmış bundan sonra dosya bilirkişiye gönderilmiş. Alınan bilirkişi raporunda ... tarihli sözleşme ekindeki eş rıza belgesinde davacının eşi adına atılı imzanın, davacının eşi ... elinden çıkmadığı bildirilmiştir.
Rapora itiraz edilmesi üzerine bu kez davacının eşinin mahkeme huzurunda yazı ve imza örnekleri alınmış bundan sonra dosya tekrar İstanbul ATK ya gönderilmiş. ATK dan alı- nan raporda da eş rıza belgesinde ...'a atfen atılı imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ... eli ürünü olmadığı belirtilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Yukarıda belirtildiği gibi uyuşmazlık dava- cının kefaletinin kefaletinin geçerli olması için gerekli olan eş rızasını taşıyıp taşımadığı, taşı- masa bile daha sonra borç yapılandırılması sebebi ile düzenlenen eş rıza belgesinin başlangıç- taki geçersizliği ikmal edip edemeyeceği noktasındadır.
Alınan bilirkişi raporu ve ATK raporuna göre davacının kullanılan krediden sorumlu- luğuna esas kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki ... tarihli eş rıza belgesindeki imza- nın davacının eşine ait olmadığı açıklığa kavuşmuştur.
Kefalet sözleşmesinin kurulduğu sırada geçerli bir muvafakat olmadığından bu geçersizliği kefalet sözleşmesini de kefalet yönünden geçersiz kılacağı anlaşıldığından davacının imzaladığı kefalet beyanından dolayı borçlu şirkete kullandırılan krediden borçlu olmadığı kanaatine varılmıştır.
Daha sonra borcun yapılandırıl- ması sebebi ile ... tarihinde alınan ve inkar edilmeyen eş rıza belgesindeki imzanın başlangıçtaki geçersizliği telafi etmesi geçerli hale getirmesi de mümkün değildir zira kefalet sözleşmesinin imzalandığı ... tarihi ile geçerli Borçlar Kanununun 584/1 maddesine göre rızanın sözleşmenin kurulmasından önce yada en geç kurulması anında verilmiş olması şarttır.
Bu sebep ile davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ancak davalı alacaklının kötü niyetli olmaması karşısında tazminata hükmedilmemiştir zira davacının kefalet sözleşmesini imzaladığı açıktır ve davalı bankanın bizatihi kendi aleyhine olacak bir hususta kendisine sunul- duğunun kabulü gereken eş rıza belgesine dayanarak kredi kullandırtması olsa olsa ihmaline bir delil olabilir ancak kötü niyetini göstermez.
Katip ... · (e-imzalı) Hakim ... · (e-imzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/659, K. 2019/613, 16 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama