KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2020
- Dosya no
- 2016/806
- Karar no
- 2020/458
- Dava
- TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 27/10/2016
Karar Metni
1.657 kelime·8 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalılardan ...'nun sevk ve idaresinde bulunan ve mülkiyeti diğer davalı ...'ne ait, diğer davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi (... nolu poliçe) ile sigortalı ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması sonucu yol kenarında kaldırımda yaya olarak bulunan davacıların murisi ...'e çarparak ölümüne neden olduğunu, Antalya ...
Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye sayılı veraset ilamına göre müvekkillerden ...'in eşi, ..., ... ve ...'in kızları, ..., ... ve ...'nin ise torunları olduğunu, trafik kaza tespit tutanağına göre ... plakalı aracı kullanan ...'nun asli kusurlu olduğunu, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../... E. sayılı dosyasında ceza davası açıldığını, davacı müvekkil ...'e (eş) ölenin desteğinden yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik ...
TL maddi tazminatın kaza ölüm-olay tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline, Sigorta şirketi hariç diğer davalılar ... ve ...'nin trafik kazası sonucu ölen ...'in eşi ... için ... TL, ölenin çocukları ..., ... ve ... için ... TL, Ölenin torunları ..., ... ve ... için ... TL olmak üzere toplam ...
TL manevi tazminatın ölüm-olay tarihi olan ... tarihinden itibaren ticari faizi ile müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
... tarihli dilekçeleri ile de, davacı ...' sigorta şirketine yönelik davasından vazgeçiklerini beyan etmiş, davalı ... vekili vazgeçmeyi kabul etmiş, ... tarihli dilekçelerinde ise sadece maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini belirtmiştir.
CEVAP
Davalılar ... ve ... vekili cevabında; ...'in ... tarihli trafik kazası nedeniyle yaralanmasına rağmen, ölümünün trafik kazasındaki yaralanmasından kaynaklanmadığını, dizine aldığı darbe sonucu yaralanmasının akabinde hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındığını, bir süre hastanede tedavi altında bulunduktan sonra tedavi edilerek ve hayati bir tehlikesinin de bulunmaması nedeniyle taburcu edildiğini, evinde kalp krizi geçirmesi sonucu vefat ettiğini, bu nedenlerle ...’in ölümünün trafik kazasından kaynaklanmadığını, somut olayda illiyet bağının açık olarak koptuğunu, Trafik kazası,
trafik kazası tespit tutanağındaki şekilde gerçekleşmediğini, bu nedenle davalı ...’nun %10ü kusurlu olmadığını, her ikisi de yavaş olan iki aracın çarpışması son derece önemsiz bir darbeye yol açmışken ... plakalı aracın sürücüsünün panikleyerek fren yerine gaz pedalına basmasının, kazanın yaralamalı trafik kazası olmasına yol açtığını, ...’in kazadaki yaralanması nedeniyle değil hastanedeki tedavisi sonuçlanıp taburcu edildikten sonra evinde kalp krizi geçirmesi sebebiyle somut olayda illiyet bağının koptuğunu,
aksi halin düşünülmesi durumunda da yani ...’in tedavisinin tamamlanmadan gerek hastanenin yanlış tutumuyla erken taburcu edilmesi halinde, gerekse de ...’in tedavisi sonuçlanmadan kendi isteğiyle hastaneden erken taburcu olması halinde ölüm sonucunun ortaya çıkmasından davalıların sorumlu tutulamayacağını, Antalya ... Asliye Ceza Mahkemesinin .../...
E. sayılı dosyasında yapılan keşif anında tutuklu bulunan davalı ... keşif işlemine katılamadığını, dolayısıyla savunma haklarını kullanamadığını, dolayısıyla bilirkişi raporunun kabul edilemez olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında. Dava dilekçesinde bahsi geçen ... tarihli kazaya karışan ... plakalı aracın müvekkili şirkete ...-... tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMSS Poliçesi ile sigortalı olduğunu, sorumluluğun sigortalının kusuru oranında ve kişi başı ...-TL teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ce yapılmasını talep ettiklerini, malüliyetin tespiti için de Adli tıp ...
İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gerektiğini, davacının trafik kazası sebebi ile vefat etmiş olup olmadığının öncelikle belirlenmesi gerektiğini, çünkü müteveffanın kaza tarihinden belirli bir süre sonra vefat ettiğini, vefat ile kaza arasında illiyet bağı bulunmadığını, SGK tarafından herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığının sorulması gerektiğini, avans faizi istenemeyeceğini, illiyet bağının tespiti halinde tazminat hesabının aktüer bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır.
Taraflar arasında kazanın varlığı ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık; davacıların murisinin vefatının söz konusu kazaya bağlı olup olmadığı, diğer bir anlatımla kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunup bulunmadığı, var ise kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.
Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Antalya Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü ... tarihli cevabi yazısında davacının sosyal güvenlik kaydının bulunmadığını ve dolayısıyla bir ödeme yapılmadığını bildirmiştir.
Davalı tarafın ve davacıların, kazadan sonra hastaneye kaldırılan ...'in taburcu olduktan bir gün sonra kalp krizi geçirerek ölmesinde illiyet bağının bulunmadığı ve doktor hatası iddialarının gündeme getirilmesi üzerine bu iddiaların araştırılması gerekmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...
İhtisas kurulunun ... tarih ve ... karar, ... tarih ve ... sayılı, ...İhtisas kurulunun ... tarih ve ... karar sayılı raporlarına göre; müteveffanın zehirlenerek öldüğünün tıbbi delilleri bulunmadığı, müteveffa ...'ın ölümünün genel beden travmasına bağlı pelvis kemikkırıkları ve gelişen komplikasyonlar (pulmoner emboli) sonucunda meydana gelmiş olduğu, ... tarihinde meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunduğu, taburcu olması ile ölümü arasında illiyet bağının bulunmadığı, muayene, takip ve tedavisine katılan ilgili hekimlere ve hastane idaresine atfı kabil kusur bulunmadığı bildirilmiştir.
Bu raporlara itibar etmemek için bir neden görülmemiştir.
... tarihinde saat:.. sıralarında Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ... istikametinden ... yönüne seyir halinde iken kaza mahalline geldiği esnada aracının sağ ön kısmıyla; seyir istikametine göre aynı yönde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması akabinde ... plakalı otomobil savrularak yolun sağ tarafındaki kaldırım üzerinde bulunan maktul yaya ...'e çarpması neticesinde ...'in ölümüyle sonuçlanan dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, adli tıp raporlarına göre kaza ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu,
davalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otobüs ile seyir halinde iken önünde aynı istikamette seyreden araçların seyir durumunu dikkate alarak yeterli ve güvenli takip mesafesi bırakıp kontrollü ve mahal şartlarına göre her an tedbir alabilecek şekilde seyrini sürdürmesi gerekir iken bu hususlara riayet etmeyip, olay mahalline geldiğinde aynı istikamette önünde seyir halinde olan sürücü ... idaresindeki otomobile önlemsizce çarptığı akabinde bu otomobilin savrularak yolun sağında kaldırım üzerinde bulunan maktul yayaya çarpmasına sebebiyet verdiği, kazanın oluşmasında asli yani % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahallinde düz seyrederek seyrini sürdürdüğü sırada gerisinden aynı istikamette gelen davalı sürücü idaresindeki otobüs ile karıştığı kaza akabinde savrularak yolun sağ tarafında kaldırım üzerinde maktul yayaya çarpmasına karşı alabileceği her hangi bir önlem olmadığından kazada kusurunun bulunmadığı,
müteveffa yaya ...'in olay mahallinde yaya kaldırımı üzerinde bulunduğu sırada yol üzerinde meydana gelen ilk çarpışma nedeniyle sürücü ... idaresindeki otomobilin savrularak kendisine kaldırım üzerinde çarpmasında alabileceği her hangi bir önlem olmadığından meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinin ... tarihli raporu ile mütalaa edilmiş, rapor oluşa ve dosya kapsamına uygun bulunmuştur.
Davacının ve davalı gerçek kişilerin ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, ... tarihi itibariyle davalı ...'nun ... olup aylık ...-TL ücretle çalıştığı, ... yaşında ve babasının evinde anne ve babası ile birlikte oturduğu, ... tarihi itibariyle davacılardan ...'un ... yaşında, ...'nın ... yaşında öğrenci, ...'un ... yaşında olduğu, ...'in ... yaşında ... çocuklu, bekar bir ev hanımı olduğu, ...'nın ... yaşında evli ve ... çocuklu bir ev hanımı olduğu, ...'ın ... yaşında evli ve ... çocuklu olduğu, ...de ... olarak asgari ücretle çalıştığı, ...-TL kira verdiği, ...'nın de yaşında, ...'den emekli olduğu, 3 ayda ...-TL maaş aldığı, ...-TL konut kredisi ödediği, kira vermediği, ... model ... ... arabası olduğu tespit edilmiştir.
Davacılardan sadece ... dava konusu trafik kazasında eşini kaybetmesi nedeniyle Maddi Tazminat (Destekten yoksun kalma tazminatı) talep etmiştir. ... ile birlikte diğer davacıların sadece manevi tazminat talepleri bulunmaktadır.
Yargılama devam ederken davacılar vekili ... tarihli dilekçeleri ile sigorta şirketi ile anlaştıklarını, maddi zararlarının giderildiğini belirterek maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiştir. Davacılar vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunduğundan, davanın maddi tazminat talepleri yönünden feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat taleplerine gelince;
Kaza tarihi olan ... tarihi itibariyle, müteveffanın torunları ... (... D.lu) ... yaşında, ... (... D.lu) ... yaşında, ... (... D.lu)... yaşındadır. Bilimsel otoritelerin verilerine göre ... yaş altı çocukların ölümün kalıcılığını anlayamadıkları, ölümden hiç etkilenmemiş gibi yaşama devam edebildikleri, ...-... yaş arası çocuklarda ise ölüm olayı yavaş yavaş kavranabilir hale gelmekte ise de ölümün ve ölenin anlamı hakkında kesin bir bilgiye sahip olmadıkları, ancak ... yaş ve üstü çocuklarda ölüm algısının yetişkinlerle benzer olduğu, endişe, öfke, kızgınlık, içe kapanma, yalnız kalıp ağlama gibi tepkiler verebildikleri, bu yaş altı çocuklarda bu tür tepkiler gözlenmediği tespit edilmiştir. Bu nedenle, bu davacılar hakkındaki manevi tazminat talepleri kabul edilmemiştir.
Diğer davacılar yönünden ise; davacı ... eşini, diğer davalılar ise babalarını trafik kazasında kaybetmişlerdir. Üstelik müteveffa kazanın tarafı da değildir ve hiç bir kusuru bulunmamaktadır. Kendisi dışında beklenmeyen hadiseler ölümüne sebep olmuştur. Bu nedenle davacıların yaşadığı sıkıntılar ve çektikleri elem ve ızdırap dikkate alınarak davacı eş ...'nın manevi tazminat talebinin tamamen kabulü, diğer davacı çocukların ise yaşı ve sosyal durumları dikkate alınarak ...-TL ayrı ayrı lehlerine manevi tazminata hükmetmenin hakkaniyete uygun olacağı, ticari faize hükmetmenin de yasal koşulları bulunmadığı, ancak yasal faiz istenebileceği kabul edilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/806, K. 2020/458, 30 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama