KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2018
- Esas no
- 2016/821 Esas
- Karar no
- 2018/59
- Dava
- İstirdat
- Dava tarihi
- 03/11/2016
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davalı bankadan 2009 yılının 12. ayında 18.000.-tl tutarında ticari oto kredisi kullandığını, davalı bankanın bu kredi sebebiyle kredi kullandırma masrafı, masraf tahsili tutarı bedeli olarak farklı isim ve miktarlarda, farklı sebeplerle haksız kesinti yaptığını, davalı bankanında içinde olduğu 12 banka hakkında 21.08.2007 ile 22.09.2011 tarihleri arasında vekaleti ortadan kaldıracak şekilde bir uzlaşma içine gireceklerinin belirlendiğini belirterek, müvekkili tarafından 2009 yılı 12. ayında çekilen krediden dolayı yapılan haksız kesintiler için 50,00.-TL nin ve yine oluşturulan kartel sebebi ile müvekkilinin faiz yönünden uğradığı zarara karşılık 100,00.-TL nin ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle, müvekkili bankanın davacıya 30.12.2009 tarihinde 18.000,00.-TL tutarında ticari kredi kullandırdığını, 500,00.-TL dosya masrafı tahsis ettiğini, davacının tacir olduğunu ve ticari amaçla kredi kullandığını, sözleşme serbestlik ilkesinin uygulanması gerektiğini, müvekkilinin kullanılan krediye istinaden riski ve maliyeti sebebi ile komisyon ve diğer ücretleri talep etme hakkı bulunduğunu, masrafa dayanak sözleşme düzenlemesinin genel kredi sözleşmesinde de belirtildiğinin, tacir olan davacının müvekkili bankadan kullandığı krediye ilişkin masraf ödeneği kabul ve taahhüt ettiğini,
alınan masraf ücret ve komisyonların belirlenmesinde etken maliyetler, kredi kaynak maliyeti, risk maliyeti, operasyonel ve işletmesel maliyetler, munzam maliyetler, sermaye maliyeti, harici alınan hizmetler maliyeti ve vergisel yükümlülüklerin belirleyici olduğunu, davaya dayanak rekabet kurulu kanunun 15.07.2013 tarihinde ilan edildiğini, 2 yıllık zaman aşımı süresinin 15.07.2015 tarihinde dolduğunu, bu yüzdende davanın reddi gerektiğini beyan etmiştir.
Mahkememizce dosya bankacı uzmanı bir bilirkişiye tevdi edilmiş, alınan raporda rekabet kurulunun herhangi bir baz faiz tespitinde bulunmadığını, zaten buna yetkisinin de olmadığını, bu durumda davacının davalı bankanın fazla faiz aldığı yönündeki iddiasının yerinde olmadığının,
davacı tarafın kullandığı 12 ay vadeli kerdiden davalı bankaca tahsil edilen 500,00.-TL komisyon ve 1.188,28.-TL faiz tutarının idari ceza alan bankalar yanında bu bankaların dışında diğer bankalarında uygulamasının emsal alınmaması ve emsal tespitinin zor olduğu iddia ve ifadesiyle tamamen iradesinin ve ayrıca tazminat talep edilmesinin bankalar kanunun 144. maddesi uyarınca bankaların ödünç para verme işlerini de mevduat kabulünde uygulayacakları azami faiz oranları ve diğer menfaatlerin nitelikleri ve azami oranlarını tespit etme ve serbest bırakmaya bakanlar kurulunun yetkili olduğunun ve yetkilerin merkez bankasına bildirilmesi kaydıyla
kullanılmasında serbestlik tanındığının, merkez bankası BDDK TMSF ve Bankalar Birliğinin düzenleyici ve denetleyici yetkilerine aykırı ve ayrıca taraflar arasındaki sözleşme nedeniyle sözleşme serbestisine uymadığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede her ne kadar bilirkişi aksi yönde görüş belirtmiş ise de, davalı bankanın rekabet kurulunun 08.03.2013 tarih ve 2013/198-100 karar sayılı kararında davalının da içinde bulunduğu bankalar hakkında kanunun 4. maddesine aykırı davranıldığından bahisle ceza verildiği açıktır.
Yani davalı banka diğer bankalarla birlikte hareket etmek suretiyle belirtilen 21/08/2007 ile 22/09/2011 tarihleri arasında gerçekleştirdiği kredi verme işlemi sırasında rekabeti ihlal edici şekilde davranıp anlaşmaya uygun olarak müşterilerine zarar verdiği açıktır. Burada sorun olan zararın miktarının tespit edilebilirliğidir.
Bu her banka için ayrı bir değerlendirmeyi gerektirdiği gibi rekabeti ihlal eden anlaşma olmasaydı davalı bankanın davacıya kullandıracağı kredide cevap dilekçesinde de belirttiği masraf ücret komisyon miktarlarını ne miktarda belirleyeceğini tespit etmekte imkansızdır bu durumda davacının zarar miktarının tespiti imkansız olduğundan olayların olağan akışı zarar görenin aldığı önlemler davalının rekabet kurallarını ihlal ettiği, bu dönemde davacının davalıdan kredi kullandığı göz önünde bulundurularak zararın hakka- niyete uygun olarak belirlenmesi yoluna gitmesi gerekir.
Bu sebeple mahkememiz yukarıda belirtilen hususlarıda gözetilerek kullanılan kredi tahsil edilen ve bilirkişi tarafından tespit edilen para miktarı ve davacıdan tahsil edilen faiz miktarını göz önünde bulundurarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · ¸e-imzalıdır Hakim ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/821, K. 2018/59, 30 Ocak 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama