KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2021
- Esas no
- 2016/895 Esas
- Karar no
- 2021/668
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 05/12/2016
Karar Metni
1.439 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava ve açıklama dilekçesinde özetle: ... tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki ...plakalı araç ile ZMMS poliçesi bulunmayan davalı ...’nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu müvekkilinin yaralandığını, kazanın davalı araç sürücüsünün kusuru ile meydana geldiğini, davalı ...nın bu aracın sigortasının yapılmamış olmasından dolayı sorumlu tutulduğunu, sigorta şirketine yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek;
500,00.-TL si kazanç, 500,00.-TL si çalışma gücü kaybı olmak üzere 1.000,00.-TL maddi tazminatın davalılardan ...dan kaza, ...Hesabından ... tarihinden itibaren işleyecek faizi ile ve 50.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile davalılardan ...’dan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle: Kazaya karışan ...plakalı aracın kaza tarihi olan ... tarihini kapsayacak şekilde ...dönemi için ...sigorta A.Ş tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olmasından dolayı müvekkili yönünden davanın reddi gerektiğini, müvekkiline usulüne uygun olarak gerekli tüm belgeler gönderilmek suretiyle yapılmış bir başvuru olmadığından davanın usulden de reddi gerektiğini, kaldı ki kazanç kaybının ZMMS poliçesi genel şartları kapsımanda teminat dışında kaldığını, SGK nın sorumluluğunda olduğunu,
müvekkilinin kaza tarihinde geçerli sigorta poliçesi teminat limitleri sınırlı olmak üzere ve araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu tutulabileceğini, davacı sürücünün olay tarihinde kask, dizlik, dirseklik gibi güvenlik aparatlarını kullanıp kullanmadığının, alkollü olup olmadığının araştırılması, kask takmadığının tespiti halinde müterafik kusurlu sayılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce tedavi evrakları temin edilip dosya arasına alınmış, hasar dosyası temin edilip dosya arasına alınmış, kovuşturma dosyası temin edilip dosya arasına alınmıştır. İncelenen kovuşturma dosyasındaki kaza tespit tutanağında davacının sevk ve idaresindeki motosikleti kullanırken kask takıp takmadığının tespit edilemediğinin belirtildiği görülmüştür. Soruşturma evrakları incelendiğinde davacının kaza anında kask takdığına ilişkin bir kayda veya beyana veya görgüye ilişkin bilgi olmadığı görülmüştür. Davacının maluliyetine esas alınan ATK raporunda ise kırıkların çene bölgesinde olduğu ve bu kırıklardan dolayı maluliyet oluştuğu anlaşılmıştır.
İncelenen hasar dosyasında, davacının tazminat talebinin ... tarihinde davalı güvence hesabı tarafından tebliğ alındığı görülmüştür.
Mahkememizce SGK’ya müzekkere yazılmış, alınan cevaptan bu kaza sebebiyle davacıya rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
Tarafların ekonomik sosyal durumlarının araştırılması yoluna gidilmiş, davalı ... için düzenlenen ... tarihli tutanağa göre davalının ailesi ile birlikte kaldığı, geçimini ailesinin sağladığı, bekar ve fiziksel engeli olmadığı, gayrimenkulünün ve aracının da bulunmadığının belirtildiği görülmüştür. Davacı ... için ise ... tarihli yazı ekinde asgari ücretle kurye olarak çalıştığı, başkaca bir gelirinin olmadığı, bekar, annebabası ile birlikte kaldığı, gayrimenkulünün veya aracının olmadığı, lise mezunu olduğu anlaşılmıştır.
Davalı ...nın davalı aracın kaza tarihinde ...Sigorta A.Ş tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu belirtmesi üzerine ...Sigorta A.Ş ye müzekkere yazılmış, alınan cevapta ... plakalı aracın kaza tarihi itibarıyla ZMMS poliçesinin sistemlerinde olmadığı bildirilmiştir. Bilahare yazılan müzekkereye ise ...başlangıç tarihli poliçenin ...tarihi itibarıyla satıştan dolayı iptal belgesinin düzenlendiği, buna göre kaza tarihinde sigorta teminatı altında olmadığı anlaşılmıştır.
Bunun üzerine belirtilen aracın kaza anındaki malikinin mülkiyet devredildi ise sonraki malikin kim olduğu trafik tescil müdürlüğünden sorulmuş, aracın ... tarihinde davalı ... tarafından edinildiği anlaşılmıştır.Sigorta bilgi merkezine müzekkere yazılmış, alınan cevaptan kaza tarihi itibarıyla ...mülkiyetinde olan aracın sigortasının olmadığı bildirilmiştir.
Mahkememizce kusur raporunun alınması yoluna gidilmiş, alınan raporda davalı araç sürücüsünün tali yoldan ana yola çıkarken anayoldan gelen araçlara geçiş kolaylığı sağlamak kuralını ihlal ettiğini, yine trafik işaretlerine uymadığı gerekçesiyle tam kusurlu olduğu, davacı motosiklet sürücüsünün ise herhangi bir kusurunun olmadığı belirtilmiştir. Bu rapora yapılan itiraz üzerine dosya ATK trafik ihtisas dairesine gönderilmiş, alınan raporda davalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu belirlenmiştir.
Tedavi evraklarının toplanmasından sonra dosya üniversite hastanesine gönderilip kazanç kaybı süresi ve çalışma gücü kaybı oranı yönünden rapor alınması yoluna gidilmiş, alınan raporda davacının meslekte çalışma gücünü %22 oranında kaybettiği, iyileşme süresinin 3 ay olduğu belirtilmiştir.
Yine bu raporda davacının ... tarihinde eğitim araştırma hastanesine müracaat ettirildiği, alt dudakta cilt kesisi, iki yada üç diş kırığı olduğu, sol frontoparietal bölgede cilt altı yumuşak doku şişliği, sağda ise mandibula kondidinde deplase kırık hatları olduğu, solda nazal kemikte kırık hattı izlendiği belirtilmiştir.
Bu rapordan sonra davacı ATK ya sevk edilmiş, ATK dan alınan raporda ise davacının ... tarihinde meydana gelen kazadan dolayı özürlülük ölçütü sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkındaki yönetmelik kapsamında engellilik oranının %10 olduğu, iyileşme süresinin 4 aya kadar uzayacağı belirtilmiştir.
Raporlar arasındaki çelişki gözetilerek üst kuruldan alınan raporda ise aynı şekilde özürlülük oranının %10 olduğu, 4 ayda iyileşeceği yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Bundan sonra dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının bu kazadan dolayı %10 oranında çalışma gücünü kaybetmesinden kaynaklanan zararının 102.729,77.-TL, 4 ay süre ile çalışamamaktan kaynaklanan zararının 3.988,43.-TL olacağının belirtildiği görülmüştür. Bu raporun TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak düzenlenmediği anlaşıldığından aktüer bilirkişiden ek raor alınmış alınan bu ek rapora göre davacının çalışma gücü kaybından kaynaklanan zararının 121.493,93.-TL kazanç kaybının 3.988,43.-TL olduğu anlaşılmıştır.
Bu rapordan sonra davacı vekili mahkememize verdiği ... tarihli dilekçe ile çalışma gücü kaybından doğan zararını 121.493,93.-TL ye kazanç kaybından kaynaklanan zararını 3.988,43.-TL ye arttırdığını beyan eden dilekçe sunmuş ve tamamlama harcını da yatırmıştır.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Her ne kadar davalı ...da- vaya konu aracın kaza anında sigortalı olduğunu belirtmiş ise de yukarıda ayrıntıları açıklandığı üzere aracın kaza sırasında geçerli bir ZMMS poliçesinin olmadığı açıktır. Bu yüzden davalı ...nı davanın husumen yönünden reddine ilişkin talebi mahkememizce yerinde bulunmamıştır.
Yine alınan kusur raporuna göre kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü tam kusurludur. Davacının ise herhangi bir kusuru yoktur. Müterafik kusur yönünden konu değerlendirildiğinde, dosya içinde davacının kaza anında üzerinde bulunduğu motorsikleti kask kullanarak sürdüğüne ilişkin yazı bir ifade veya tutanak olmadığı gibi yaralanmaların özellikle çene bölgesinde olması karşısında mahkememiz davacının kaza anında kask takmayarak müterafik kusurlu olduğu, yaralanmaların sonuçlarının bu müterafik kusurla arttığı kanaatine varılmıştır.
Hükme esas alınan ATK raporuna göre de davacının bu kaza sebebiyle çalışma gücünü %10 oranında kaybettiği, kazanç kaybı süresinin de 4 ay olduğu açıktır. Bu tespit doğrultusunda mahkememizce dosya aktüer bilirkişiye tevdi edilmiş, anayasa mahkemesinin iptal kararından snora istikrar kazanan TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınarak yapılan hesaplamada, davacının çalışma gücünü kaybetmesinden kaynaklanan zararının 121.493,95.-TL olduğu, kazanç kaybının ise 3.988,43.-TL olduğu anlaşılmaktadır. Bu miktardan %20 oranında indirim uygulandığında toplam 125.482,38.-TL olan zarardan davacının talep edebileceğinin 100.385,90.-TL olduğu anlaşılmaktadır.
Davacının manevi tazminat talebine gelince; manevi tazminat beden bütünlüğü haksız suretle zarara uğrayan kişinin kişilik haklarının zarar görmesinden dolayı yaşadığı ızdırabın bir nebze olsun giderilmesini sağlayan bir tazminat türüdür. Bu tazminat türünde zarar gören alacağı tazminatla zenginleşmemeli, zarar veren de vereceği tazminatla fakirleşmemelidir.
Yine olayın özellikleri tarafların ekonomik sosyal durumları gözetilerek bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği açıktır.
Kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın tam kusurlu olması, davacının kendi güvenliği için takması gereken kaskı takmaması, 4 ay süreyle normal hayatına dönememesi ve normal hayatında bundan sonra %10 oranında çalışma gücü kaybına uğrayacak olması karşısında, olay tarihi de gözetilerek 30.000,00.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsili gerektiği kanaatine varılmıştır.
Katip ... · (E-imzalıdır) Hakim ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2016/895, K. 2021/668, 21 Ekim 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama