KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2019
- Esas no
- 2017/1 Esas
- Karar no
- 2019/466
- Dava
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 02/01/2017
Karar Metni
863 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle: Davalı alacaklı hakkında müvekkili tarafından takibe dayanak çekte ki ciranta sıfatı ile atılı imza sebebi ile takibe girişildiğini oysa bu çekte ki müvekkilinin sorumluluğuna esas imzanın müvekkili şirket yetkilileri ... ve ... na ait olmadığını müvekkili ile kendinden önceki ciranta ... arasında da herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını belirterek borçlu olmadığının tespitine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin davacı hakkındaki takibe dayanak çeki ...-TL bedelli fatura ile ... 'ye fatura ve dökümü yazılı mal- ların satılması karşılığında düzenlenen çekler olduğu için ve bu çeklerin ... tarafından ... tarih ve ... nolu irsaliyeli fatura ile çekinde ciro edil- mek sureti ile ...'den devralındığını, devreden ile aralarında ... sözleşmesi imzalandığını belirterek davanın reddine ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalının cevap dilekçesi ekinde sunduğu, davacı ile .... Ara- sında teslim eden sıfatı ile davacının imzaladığı ... tarihli irsaliyeli fatura davacı ile ...- masının davacıya düzenlediği ... tarihli teslim alan sıfatı ile davacının imzası bulun- mayan irsaliyeli fatura ve ona da ...'ye düzenlediği ... tarihli irsaliyeli fatura ve ... tarafından imzalanan ... sözleşmesini sunmuştur.
Mahkememizce ticaret siciline müzekkere yazılıp, takibe dayanak çeklerin keşide tarihi olan ... tarihi itibarı ile davacı şirketi temsile yetkili kişilerin bildirilmesi istenmiş, verilen cevap da bu kişinin ... olduğu bildirilmiştir.
İcra dosyası incelendiğinde; her ikisi de ... keşide tarihli biri ... diğeri ... seri nolu ...-TL ve ...-TL bedelli 2 adet çeke dayalı olarak davacı ile birlikte ..., ... ve .... Hakkında toplam ...-TL alacak için takibe geçildiği, dayanak çeklerin keşidecisinin .... , ... AŞ. Lehtarının .... Olduğu, çeklerin ... den davacıya intikal ettiği ondan da ... ye ve son olarak da ciro ile ...'e geçtiği anlaşılmıştır.
Mahkememizce davacı şirketin ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılmıştır. Davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu kendinden önceki ciranta .... İle ara- larındaki ticari ilişki sebebi ile ...-TL lik mal sattığı, karşılığında .... Den toplam ...-TL bedelli 4 adet çek aldığı, bakiye ...-TL alacağının olduğu, dava- cı hakkındaki takibe dayanak çeklerin davacının ticari defterlerinde bulunduğu bildirilmiştir.
Alınan ek bilirkişi raporunda ise davacı şirket ile dava dışı yani kendin- den sonraki ciranta ... arasında davacı ticari defterlerine göre herhangi bir ticari ilişki olmadığı, davacının dava konusu çekleri dava dışı ...'ye ciro etmesi için bir sebep olmadığı belirtilmiştir.
Davacı vekili tarafından dosya arasına dava konusu çeklerde davacı şirket adına atılı imzaların sıhhati açısından ... İcra hukuk mah. Nin ... Esas sayılı dosya- sından alınan rapor alınmış bu rapora göre; dava konusu takibe dayanak çeklerin arkasında davacı şirkete atfen atılı imzaların yetkilileri ... ve ... elinden çıkmadığının belirtildiği görülmüştür.
Bundan sonra davacı ... tarihli talebi ile ... tarihli davadan önceki ... tarihinde ....-TL lik, ... tarihinde ....-TL lik 2 adet ödemeye ilişkin biri alacaklı vekili tarafından imzalanmış makbuz, diğer banka dekontu sunmuş, yaptığı bu ödemelerin de faizi ile birlikte iadesini talep etmiş. ... tarihinde de ıslah harcını yatırmıştır.
Davalı ıslah talebine karşı, davacının ... ile ticari ilişkisi bulunma- dığına ilişkin iddiasının daha önce ileri sürülmediği için iddianın genişletilmesi kapsamında olduğu, bilahare sunulan ödeme belgelerinin dosyaya sunulmasına muvafakat etmediklerini, davadan önce yapılmış ödeme sebebi ile istirdat talep edilemeyeceğini belirterek itiraz etmiş ayrıca duruşmada da istirdat için talep edilmesi gereken 1 yıllık sürenin geçirildiğini belir- terek davanın bu yönden de reddi gerektiğini bildirmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Dava konusu çeklerin, davalıya intikali- ne dayanak olarak sunulan ve davacı adına ...tarafından düzenlenen ... tarihli sevk irsaliyesinde teslim alan sıfatı ile atılı imza bulunmaması, davacının dava dışı ... adına düzenlediği faturada imzası bulunmakla birlikte bu çeklerin davacıdan sonra devrine dönük yeterli delil sunulmaması, takibe dayanak çeklerdeki imzanın davacı şirkete ait olmadığının anlaşılması davalının dayandığı faturaların birbirini teyit eder nite- likte, teslim alan sıfatı ile davacı adına atılı imza bulunmaması karşısında, davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacının ıslah beyanı ile davadan önce yaptığı ödemeleri geri istemesi için istirdat prosedürüne uyması gerekmez. Bu aynı zamanda sebepsiz zengin- leşme oluşturur. Bu sebep ile haksız olarak tahsil edildiği anlaşılan paranın iadesine hükme- dilebileceğinden davanın bu yönden ıslah edilen kısım itibarıyla da kabulüne karar vermek gerekmiş.
Davalı alacaklının takibe geçmekte haksız bulunsa da kötü niyetli olmadığı anlaşıldığından aleyhine tazminata hükmedilmemesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
17/06/2019 Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2017/1, K. 2019/466, 17 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama