KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2019
- Esas no
- 2018/300 Esas
- Karar no
- 2019/499
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/05/2018
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde taşınmaz malın taşeron olarak yaptırılmasına ilişkin protokol kapsamında mülkiyeti müvekkili ile kardeşine ait parsel üzerindeki inşaatı ... tarihinde başlayarak ... tarihinde projeye uygun bitirip teslim etmek üzere tarafların anlaştıklarını, sözleşme bedelinin ....-TL olduğunu, ... tarihli anlaşma kapsamında bahsi geçen bedeller üzerinden anlaşmadaki taşınmazların tapularını devir ve temlik edildiğini, bir kısım alacak içinde müvekkilinin ....-TL bedelli 3 adet senedi düzenleyerek davalılara verdiğini,
senet üzerindeki yazıların müvekkilinin kardeşi ... tarafından yazıldığını, müvekkili tarafından imzalandığını borçlarına mahsuben müvekkili adına kayıtlı olan aracın satışının ...'a yapıldığını ve teslim edildiğini, ayrıca taraflar arasında ... tarihli apart otel kiralama ve eser sözleşmesi yapıldığını, davalıların ... tarihli sözleşme gereğini yerine getirmediklerini, davalıların inşaat imalatını bırakarak terk ettiklerini, ileriye dönük vergi, prim vs.
Borçları bina sahiplerine yüklediklerini, inşaatın durumu ile ilgili Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyasında tespit yapıldığını, tarafların haricen bir araya gelerek sözleşmeyi fesih ettiklerini davalı ... ve ...'in elinde bulunan 3 adet senedi müvekkiline iade ettiğini, senetlerin yırtıldığını, müvekkilinin Antalya ...
İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası ile takibe geçildiğinde takip konusu senetlerin kendisine iade edilen ve yırtılan senetler olduğunu öğrendiğini, imzaların müvekkilinin imzasına benzetilmeye çalışıldığını, yazılarında müvekkilinin kardeşinin eli ürünü olmadığını, iade edilen senetlerin renkli fotokopi olarak verilerek müvekkilinin aldatıldığını belirterek senet üzerindeki imzasının müvekkiline ait olmaması sebebi ile müvekkilinin davalılara borçlu olmadığının tespitine, %20 tazminatın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmamış olup yargılama aşamasında davalılardan ... kendisini vekil ile temsil ettirmiş olup, davalı vekili davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sonucu ... tarih, ... esas -... karar sayılı ilam ile davanın reddine karar verilmiş, davacının temyizi üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... esas - ... karar sayılı ilamı ile.
"Mahkemece, davacıya iade edilen senetlerin renkli fotokopi ile verilerek aldatıldığı iddiasının kanıtlanamadığı ve Cumhuriyet Başsavlığı'nca takipsizlik kararı verildiğinden bahisle dava reddedilmiş ise de, davacı taraf hile hukuki sebebine dayanarak da dava açmıştır. O halde, bu hususun irdelenmesi zorunludur.
Bir davada ileri sürülenmaddi olguları nitelendirmek, uygulanacak yasa maddelerini bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir (HMK 33. madde).Davacı, eldeki davasında hile hukuki sebebine dayanarak dava açmıştır. Hile hukuki nedenine dayanıldığına göre olayda HMK'nın 203/1-ç maddesi uyarınca tanık dinlenebilir. Hile, irade ve beyan arasındaki uyumsuzluk olup, iradenin oluşması aşamasında gerçekleşmektedir.
Diğer tarafın yanıltıcı davranışları sonucu, sözleşmesi kurulması için gerekli irade sakat olarak oluşmuştur. Bu nedenle hile bir saik hatasıdır. Hile bazı hallerde aynı zamanda bir haksız fiil de olabilir. Suç teşkil edebileceği gibi hoş karşılanmayan bir davranış biçimi de olabilir. Hilenin sözleşmenin iptâli sebebi olması için de esaslı olması gerekir.
Hilenin şartlarından ilki, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamada "bir vakıaya ilişkin olmalıdır" şeklinde belirtilmiş, diğer şartları da vakıada tahrif veya olmayan bir vakıanın varmış gibi gösterilmesi, vakıa hakkında yanılma, kastın varlığı ve hileli davranışın hatalı işleme yol açması -illiyet rabıtası- olarak ifade edilmiştir.
Bu itibarle hile hukuksal nedenine dayanılarak açılan davalarda, vakıa ya da vakıaların -mevcut bir vakıa olabileceği gibi geçmişe ait bir vakıa da olabilir.- değerlendirilmesi önem taşımaktadır (Yargıtay 1. H.D.'nin 08.04.1985 Tarih ve 373-4205 sayılı kararı). Esasında her somut olayın da özelliği dikkate alınmalıdır. Hile iddiası bir vakıaya ilişkin olduğunda tanık dinlenmesine de bir engel bulunmamaktadır.
Davacı, dava dilekçesinde kendisine iade edilen senetlerin renkli fotokopi olup, bunların kendisine iade edildiğini ileri sürdüğüne göre, hile hukuki sebebine dayalı bu istemin, HMK'nın 203/1-ç maddesi gereği, bu konuda göstermiş olduğu tanıklar ve varsa mukabil tanıklar dinlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle karar verilmesi hatalı olmuş, kararın bozulması uygun bulunmuştur. " denilerek mahkememiz kararı bozulmuş ve dosya mahkememize iade edilmiştir.
Dosya yukarıdaki esas üzerine kayıt edildikten ve tarafların bozmaya karşı diyecekleri sorulduktan sonra usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve yargılamaya devam edilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından tapu kayıtları, ... tarihli tutanak, tahsilat makbuzları, ZMMS poliçesi, Antalya .... Noterliğinin ... nolu ihtarnamesi, apart otel kiralama sözleşmesi, taşeron sözleşmesi, tespit raporu dosyaya ibraz edilmiş, davacı asilin imza incelemesine esas olmak üzere imza örnekleri toplanmış Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas, Antalya .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D.iş sayılı dosyası, Antalya .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık sayılı dosyası getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bozma ilamından sonra bozma ilamına uygun şekilde davacı tanıkları dinlenmiş, tarafların tüm delilleri toplanmıştır.
Antalya .... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyası incelendiğinde; davalılardan ... tarafından davacı ve diğer davalılar aleyhine toplam ...-TL asıl alacak ve ferileri yönünden 3 adet ....-TL bedelli bonolara istinaden icra takibine geçildiği anlaşılmıştır.
Dava, sahtelik ve hile iddiasına dayalı olarak takipten sonra açılmış menfi tespit davasıdır. Takip konusu senetlerdeki imzanın davacıya ait olmadığına yönelik iddia bozmadan önceki yargılamada irdelenmiş olup, alınan bilirkişi raporu ile imzaların davacıya ait olduğu anlaşıldığından bu hukuki sebep yönünden dava reddedilmiştir. Yine hile iddiası ile ilgili olarak da Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının ... hazırlık sayılı resmi belgede sahtecilik suçlamasıyla yürütülen soruşturma dosyasında kovuşturmaya yer olmadığına dair verilmiş kararın bulunması sebebiyle hile iddiasının da subuta ermediği kanaatiyle dava reddedilmiştir.
Yargıtay .... Hukuk Dairesinin bozma ilamı doğrultusunda davacının hile iddiasına yönelik önceden bildirmiş olduğu tanıklardan ..., ... ve ... ... tanık olarak dinlenmişlerdir. Davacı vekili, dava konusu senetlerin haricen yapılan sözlü anlaşma kapsamında müvekkiline iade edildiğini ancak iade edilen senetlerin renkli fotokopi olup müvekkilinin aldatıldığını, bunu sonradan öğrendiklerini, kendisine iade edilen senetleri yırtıp çöpe attığını iddia etmektedir.
Dinlenen tanıklardan ... senetlerin verilme ve geri alınma aşamasında orada bulunmadığını, ... ise senetlerin karşı tarafa verilmesine şahit olduğunu fakat geri alınma aşamasında orada bulunmadığını ifade etmiş ve her iki tanık da senetlerin iade edilmesi ile ilgili bilgilerinin duyuma dayalı olduğunu belirtmişlerdir.
Yine davacı beyanının aksine tanık ... kendisine gösterilen takip konusu bonoları kendisinin yazmadığını, ...'nın yazdığını belirtmiş, (Tanık ... da senetlerin ... tarafından yazıldığını ifade etmektedir.) ... da karşı tarafa verilen senetleri kendisinin yazdığını ve fakat duruşmada kendisine gösterilen bonolardan ... tarihli bonodaki ... yazısının kendisine ait olabileceğini diğerlerinin kendisine ait olmadığını belirtmiştir.
Tanık ... dinlendikten sonra daha önce dinlenmesi sebebiyle duruşmada bulunan tanık ... söz alarak takip konusu bonoları kendisinin yazmış olabileceğini, her ne kadar yazmadığını söylese de bu hususu tam hatırlamadığını belirtmiş, bonolar kendisine gösterildiğinde yazıların kendisine ait olduğunu ifade etmiştir.
Dinlenen bu iki tanığın senetlerin iade aşamasında orada bulunmamaları bilgilerinin duyuma dayalı olması ve senetlerin yazılması ile ilgili gerek kendi içlerinde gerekse davacı ile çelişen beyanları sebebiyle ifadelerinin hilenin varlığını gösterecek nitelikte olmadığı kanaatine varılmıştır.
Hatta ...'nın karşı tarafa verilen bonoları kendisinin yazdığına yönelik beyanı, takip konusu bonoların ise ...'un ifadesine göre kendisi tarafından yazılmış olması, pek tabi daha sonradan ... tarafından yazılmış yeni bonoların davacı tarafça karşı tarafa verilmiş olabileceği ihtimalini akla getirmektedir.
Dinlenen diğer tanık ... davacının iddiasının doğrular şekilde bonoların davacıya kendisinin huzurunda iade edildiğini ve davacının da bunları yırtıp çöpe attığını ve bu şekilde karşılıklı helalleşildiğini ifade etmişse de gerek bu tanığın da dava konusu olayda davacı ile birlikte iş sahibi olması gerekse tanığın davacının kardeşi olması sebebiyle ifadesinin tüm şüphelerden uzak ve tarafsız olduğuna kanaat getirilmemiş ve bu nedenle hükme esas alınmamıştır.
Kaldı ki yukarıda gerekçesi belirtilen şekilde daha önce tanzim edilen senetlerin iade edildiği kabul edilse bile davacı tarafça sonradan yeni bonolar düzenlenerek karşı tarafa verilmiş olabilir.
Davacı taraf neticeten hile iddiasını dinlettiği tanıklarla ispatlayamamış olup yemin delilini kullanmak istese de Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere HMK'nın 203/1-ç maddesi uyarınca konusu suç olan vakıalarla ilgili yemin teklif edilemeyeceğinden talebi reddedilmiş, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
Katip ... · *E-imzalıdır. Hakim ... · *E-imzalıdır.
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/300, K. 2019/499, 25 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama