KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 6 Eylül 2019
- Esas no
- 2018/353 Esas
- Karar no
- 2019/584
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 29/05/2018
Karar Metni
1.190 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davalılar ile davacı banka arasında düzenlenen genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete Kredi Garanti Fonu Kefaletli Taksitli Ticari kredisi kullandırıldığını, diğer davalı ...'in borcun tamamına müşterek ve müteselsil kefil olduğunu, kullandırılan kredinin geri ödenmemesi üzerine noter aracılığıyla gönderilen ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiğini, ihtarnamede nakit kredi borcunun ödenmesinin belirtildiğini, ihtarnamenin tebliğine rağmen ödeme yapılmaması üzerine davalılar hakkında Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... esasında takip başlatıldığını, davalılarca takibe, borca ve fer'ilerine itirazda bulunulduğunu, takibin durduğunu belirterek haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı asil ve davalı şirket vekilinin ibraz ettiği ... havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın iddia ettiği hususların hukuki dayanağının bulunmadığını, kullandırılan kredinin Kredi Garanti Fonu kefaletli olarak kullandırıldığını, fon tarafından davacı banka alacağının ödenmesi halinde yasal düzenleme gereğince yapılan ödemeler düşülmeden alına kurumun alacağı da dahil olmak üzere müteakip takip işlemlerine kredi veren davacı banka tarafından devam edileceğinin protokolde yazılı olması rağmen itirazın iptaline dair açılan davanın takip işlemi olarak kabul edilemeyeceğini,
itirazın iptali davasının takip dosyası ile sıkı sıkıya bağlı dava niteliğinde olduğunu, takip işlemi olarak değerlendirilmesinin yerinde olmadığını, Kredi Garanti Fonunun temin ettiği kredinin İİY'nun 45 maddesi kapsamında bulunduğunu, açık ve genel yolla takip konusu yapılamacağını, takibe ve itiraza konu kredi borcu içinde vadeye dayalı olarak faizin de bulunduğunu,
kullandırılan kredinin faizsiz asıl alacak tutarı hesaplanmadan takipten sonra temerrüt faizi isteminin de faize faiz istemi niteliğinde bulunduğunu ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu belirterek haksız açılan davanın her iki davalı yönünden reddine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından genel nakdi ve gayri nakdi kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri, ihtarname delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra takip dosyası getirtilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tarafların tüm deliller toplanmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası incelenmesinden; davacı alacaklı banka tarafından davalılar aleyhine KGF Kefaletli Taksitli Ticari Kredi sözleşmesi ve ihtarname dayanak gösterilerek ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz, ...-TL BSMV olmak üzere fer'ileri ile birlikte toplam ...-TL alacak üzerinden örnek no: 7 olan ödeme emri ile takibe girişildiği, davalıların süresi içerisinde borca, faize, tüm fer'ilerine itiraz ettikleri, takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava; genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı davalılar tarafından yapılmış itirazın iptali davasıdır.
Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş bilirkişi tarafından ... tarihli raporunda özetle ve sonuç olarak Kredi Garanti Fonunun teminat yetersizliği nedeniyle kredi alamayan KOBİ'lere ve diğer işletmelere kefil olarak, KOBİ'lerin ve diğer işletmelerin finansmana erişimine destek sağlayan bir çeşit kefalet olduğunu, firma bankaya kredi başvurusunu yaptıktan sonra banka aralarındaki protokol gereğince uygun gördüğü firmayı KGF'ye gönderir veya kendisi iletildiğini, KGF tarafından uygunluk kriterleri kontrolü sağlanarak onay verildiğini, sonrasında da banka krediyi kullandırdığını,
firmanın krediyi ödeyememesi durumunda banka KGF'den tazmin talebinde bulunduğunu, KGF, tazmini karşılamak suretiyle kefaletten doğan sorumluluğunu yerine getirdiğini, firma ve kefilleri aleyhine, banka ile birlikte yasal işlemler başlatılarak kanuni takip yoluyla alacak tahsil edildiğini, ... tarihinde aylık %1,12 yıllık %13,44 akdi faiz oranı ile ...-TL limitli ...-... tarihleri arasında ödenmek üzere 60 ay vadeyle aylık ...-TL eşit taksit ödemeli ... numaralı KGF garantili taksitli ticari kredi açıldığını ve kullandırıldığını, krediye en son ... tarihinde ... vadeli 8. taksitin ödemesinin yapıldığını,
taksitin ödenmesinden sonra kalan anapara bakiyesinin ...-TL olduğunu, davacı tarafından davalılara gönderilen ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamenin sözleşmede yazılı adreslerine ... tarihinde tebliğ edildiğini, sözleşmede belirtilen 3 günlük ihtar süresi ve hafta tatili dikkate alındığında ... tarihi itibariyle temerrüdünün doğduğunu, davacı bankaca KGF kefaletiyle kullandırılan kredinin muacceliyet ihtarının yasaya uygun olarak sözleşmede yazılı adresine yapıldığını, KGF ile yapılan protokol ve Bakanlar Kurulu Kararı gereğince takip işlemlerinin bankaca yürütüldüğünü,
bankanın tazmin talebine istinaden kurumun kefalet oranı kadar olan ...-TL'lik bakiyeyi tazmin ettiğini, halen takip hesaplarının açık olduğunu ve borcun devam ettiğini, davalıların bankaya olan borçlarının yapılan hesaplamaya göre ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş akdi faiz, ...-TL gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL olduğunu, davacı tarafça talep edilen miktarlar arasındaki farkın banka tarafından kat tarihinden itibaren % 46 temerrüt faizi uygulanmasından kaynaklandığını bildirmiştir.
Mahkememizce de hüküm vermeye yeterli ve elverişli görünen bilirkişi raporu göz önüne alındığında; davacı banka ile davalı şirket arasında imzalanan kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete Kredi Garanti Fonu kefaletli taksitli ticari kredi kullandırıldığı, diğer davalı ...'ın sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığı, kefaletin geçerli olduğu, kredi borcunun geri ödenmesinde aksama olmas nedeniyle kredi hesabının kat edilerek davalılara kat ihtarnamesi tebliğ edildiği, buna rağmen borç ödenmeyince asıl borçlu şirket ve kefil hakkında icra takibi başlatıldığı,
her ne kadar davalılar tarafından KGF garantili olması nedeniyle talep edilemeyeceği, faiz istenemeyeceği, faize faiz yürütüldüğü ve ayrıca İİK'nun 45 madde gereği takip yapılamayacağı ileri sürülerek itiraz edilmiş ise de.
Kredi Garanti Fonu kefaletinin davacının takip yapıp dava açmasına engel olmadığı, davalıların borcun ödenmesinde temerrüde düşmesi nedeniyle davacı bankanın takip ve dava açma yetkisi bulunduğu, takip tarihi itibariyle talep edilebilir alacak miktarının ...-TL asıl alacak, ...-TL işlemiş faiz ve ...-TL gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL olduğu anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile davalıların Antalya ... icra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına yönelik itirazlarının kısmen iptaline takibin ...-TL asıl alacak,
...-TL işlemiş faiz ve ...-TL gider vergisi olmak üzere toplam ...-TL alacak üzerinden ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık % 44.16 oranında temerrüt faizi ve faizin % 5'i oranında gider vergisi uygulanmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydı ile devamına fazlaya ilişkin talebin reddine; haksız itiraz edilen ...-TL asıl alacağın takdiren % 20 oranında icra inkar tazminatın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Katip ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/353, K. 2019/584, 6 Eylül 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama