KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2021
- Esas no
- 2018/864 Esas
- Karar no
- 2021/121
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/12/2018
Karar Metni
1.583 kelime·8 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket tarafından Antalya ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilen ... Bankası Antalya ... Şubesinden keşide edilen ... tarih ve ... seri nolu ...-TL bedelli çekteki imzanın, şirket yetkilisine ait olmadığını, imzanın kime ait olduğunun henüz bilinmediğini, ihracata yönelik ... adlı aracı firma ile yapılan ticaret anlaşması gereğince davalının ... İnş. Nak. San. Ve tic.
A.ş’nin limanda teslim etmesi gereken ürün değerlerinin yapılan sözleşmede belli olduğunu, davalı şirketten alınan madenin uluslararası gözlem firması ... tarafından gemi yüklemesi ve boşaltması sırasında yapılan denetim ve analizler sonucunda ürünlerin kabul edilebilir değer olan %55 değerinin altında olduğundan alıcı ...
Ltd tarafından kabul edilmediğini, bu nedenle alcı firmanın satış yapan müvekkil şirkete herhangi bir ödemede bulunmadığını, üstelik satılan madenin de iade edilmediğini ve ...' de kaldığını, zira ürünün iadesi için malın değerinin çok üzerinde navlun bedeli ödenmesinin gerektiğini, bu şekilde davacı firmanın zarara uğratıldığını, ayrıca davalı şirket tarafından davacı firma aleyhine icra takibi yapılmak suretiyle de mağdur edildiğini, ticari itibarının zedelendiğini, haksız yapılan takip sonucunda davacıya ait araçların haczedildiğini, banka hesaplarının bloke edildiğini,
icraya konan çek nedeniyle alacaklı görünen davalıya hiçbir borçlarının bulunmadığını belirterek icra takibine konu çek nedeniyle davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, dava değerinin %20'ından az olmamak üzere davalı aleyhine inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle. Davacı şirketin, davalı şirkete olan borcuna istinaden, keşidecisi bulunduğu ... Bankası A.Ş. ... Şubesi'nden çekilen ... tarih ... seri no.lu çek teslim edildiğini, çekin süresinde bankaya ibraz edildiğini, karşılığı çıkmaması üzerine Antalya ... İcra Dairesi ... e.
Sayılı dosyası ile takibe başlandığını, ödeme emrinin şirket yetkilisi ... tarafından ... tarihinde bizzat tebliğ alındığını, takibe itiraz edilmemesi sebebiyle takibin süresinde kesinleştiğini, davacı şirketten bakiye alacak bedeli olan ...-TL için ise yine Antalya ... İcra Dairesi ... e. Sayılı dosyası ile takibe başlandığını, takibin süresinde kesinleştiğini, teslim edilen çekin karşılıksız çıkması üzerine Antalya ... İcra Ceza Mahkemesi ... e.
Sayılı dosyası ile ceza davası açıldığını, işbu davanın ceza davasının sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu, zira takipten sonra şirket adına hareket eden kişiler ve ödeme konusunda görüşüldüğünü, davacının diğer iddialarını kabul etmediklerini, davacının, faturaya konu malların ayıplı olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, öncelikle taraflar arasında satılan mallara dair herhangi bir kriter gösterilen uygunluk yada referans anlaşması bulunmadığını, bu yönde satıma konu madene ilişkin herhangi bir özelliğin de öngörülmediğini, istenen malların davacının da kabulünde olduğu üzere kendisine teslim edildiğini, ayrıca,
davalı tarafın müvekkilden sadece ... ton mal aldığını, ...'e gönderdiği malların toplamının ise haricen aldıkları duyuma göre ... ton olduğunu, davacının dava dışı şirket ile ve kurumlarla yaptığı anlaşmanın müvekkil şirketi bağlamayacağını belirterek davanın reddine, kötüniyetli davacı aleyhine alacağın %20'sinde aşağı olmamak kaydıyla tazminat hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde; davalının müvekkiline teslim ettiği ürünlerin uluslararası sözleşme kriterlerine uygun olmaması sebebiyle alıcı ...'li firma tarafından müvekkiline ödeme yapılmadığını, ürünlerin ayıplı olduğunun davalı şirket yetkilisine bildirildiğini, bu konuda defalarca görüşme yapılmasına rağmen ayıbın kabul edilmediğini ve davaya konu çekin de iade edilmediğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından ihracata ilişkin sözleşme ve belgeler, gümrük beyannamesi, fatura sureti, davalı vekili tarafından fatura suretleri, mesaj kayıtları delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyası celp edilmiş, davacı şirketin temsile yetkili kişilerinin isimleri dosya arasına alınmış, şirket yetkilisinin imza incelemesine elverişli imza asılları toplanmış, mahkememizce de imza örnekleri alınmış, imzaya ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacının defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, takip konusu çekte davacı şirket adına atılı imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı, taraflar arasındaki ticari ilişkide davalının sattığı malların ayıplı olduğu iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine çeke dayalı olarak ferileriyle birlikte toplam ...-TL üzerinden örnek no: 10 olan ödeme emri ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği, takip konusu ... keşide tarihli ...-TL bedelli çekin keşidecisinin davacı şirket lehtarının davalı şirket oldukları görülmüştür.
Davanın sadece asıl alacak miktarı üzerinden harçlandırıldığı görülmekle iddianın ileri sürülüş biçimine göre toplam takip tutarı üzerinden harç alınması gerektiğinden eksik olan harç davacı vekiline tamamlattırılmıştır.
Mahkememizce öncelikle davacının imzaya itirazı incelenmiştir. Celp edilen bilgilere göre keşide tarihinde davacı şirket yetkilisinin ... olduğu anlaşılmış, davacı şirket yetkilisinin imza incelemesine elverişli imza asılları ilgili yerlerden toplandıktan sonra sahtecilik ve grafoloji uzmanından rapor alınmıştır. Sunulan raporda; takip konusu çekte keşideci adına atılı imzanın ... elinden çıkmadığı belirtilmiştir.
Çekte davacı şirket adına atılı keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığı anlaşılmakla birlikte davacının dava dilekçesinde temel ilişkiye inerek savunma yapması, cevaba cevap dilekçesinde davalının sattığı malların ayıplı olmasına rağmen davalının davaya konu çeki iade etmediğini belirterek zımmen dava konusu çekin varlığını kabul etmesi sebebiyle çekin şirket yetkilisinin elinden çıkmasa da davacı şirket tarafından benimsenmiş olabileceği düşünülerek çekin davacı defterlerinde yer alıp almadığı, yer alıyorsa ne şekilde kaydedildiği,
aradaki ticari ilişki konularında inceleme yapılması için mali müşavir bilirkişiden rapor aldırılmıştır. Sunulan bilirkişi raporunda özetle.
Davacının defterlerinin usulüne uygun olduğu, davalının davacıya toplam ...-TL tutarlı fatura düzenlediği, davacının da bunun karşılığında dava konusu ...-TL bedelli çeki verdiği, davalının satıcılar hesabında ...-TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, dava konusu çekin halen davacı defterlerinde borç olarak kayıtlı olup, dava tarihi itibariyle ödenmediği belirtilmiştir.
Bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere davacı şirket, imza inkarında bulunduğu çeki defterlerine borç olarak kaydettiğinden, çekteki imza davacı şirket yetkilisine ait olmasa da çekin davacı şirket tarafından benimsendiği kabul edilmiştir.
İmzaya ilişkin ihtilaf çözüldükten sonra davacının temel ilişkiden kaynaklı ayıp iddialarının incelenmesine geçilmiştir.
Davacı taraf davalıdan satın alınan madenin ...'deki yabancı firmaya ihracatının yapıldığını, madenin uluslararası standartlara uymaması sebebiyle alıcı firma tarafından kendilerine ödeme yapılmadığını belirterek ayıp sebebiyle borçlu olmadıklarını iddia etmiştir. Davalı ise aralarında herhangi bir sözleşme olmadığını, satılan madene dair herhangi bir uygunluk yada referans anlaşması bulunmadığını, bu yönde herhangi bir özelliğin de öngörülmediğini, diğer taraftan kendilerince satılan miktarın sadece iki bin ton olduğu, oysa davacının yaptığı ihracatın ... olup, iddia edilen ayıpların kendileri tarafından satılan madene ilişkin olduğuna dair sunulan bir analiz raporunun olmadığını savunmuştur.
Tacirler arasındaki satış ve mal değişimi işlemlerinde öncelikli olarak uygulama alanı bulan TTK'nun 23/1-c maddesine göre. Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.
Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır. TBK'nun 223/2 maddesine göre. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.
Mevcut yasal düzenlemeler dikkate alındığında tacirler arasındaki satış ve mal değişimi işlemlerinde öncelikli olarak uygulama alanı bulan TTK'nun 23/1-c maddesinde açık ve açıkça belli olmayan ayıplarda muayene ve ihbar külfeti düzenlenmiş olup, bunun dışındaki durumlarda TBK'nun 223/2 maddesine atıf yapılmıştır.
Somut olayda davacı uluslararası gözlem firması ... tarafından gemi yüklemesi ve boşaltması sırasında yapılan denetim ve analizler sonucunda ürünlerin kabul edilebilir değer olan %55 değerinin altında olduğunu belirttiğinden alıcı ... firmanın ayıplı malları kabul etmediğini ifade etmiştir.
Öncelikle dava dilekçesine ekli davalının kestiği faturadan da anlaşılacağı üzere davalı tarafça davacıya satılan maden miktarı iki bin ton olmasına rağmen davacı tarafça yurt dışına ihraç edilen ve üzerinde inceleme yapılan miktarın ... olduğu, gümrük beyannamesinde de davacının davalı yanında dava dışı firmalardan da aldığı malları ihraç ettiğinin görüldüğü, dolayısıyla ... firması tarafından yapılan incelemenin davalının sattığı madene ilişkin olduğunu gösteren bir belgenin bulunmadığı, malların da yurt dışından davacı tarafça geri getirilememesi sebebiyle üzerinde inceleme yapılabilecek bir malın bulunmadığı,
öte yandan taraflar arasında davalı tarafça satılan madenin hangi özellikleri taşıması gerektiği ile ilgili yapılmış herhangi bir sözleşmenin bulunmadığı, davacının dava dışı yabancı firma ile yaptığı sözleşmenin kendisini bağlayacağı kanaatine varılmıştır.
Diğer taraftan davacı iddia ettiği ayıbın gözlem firması tarafından yapılan inceleme ile ortaya çıktığını söylediğine göre iddia edilen ayıp inceleme ile ortaya çıkabilecek nitelikte olan "açıkça belli olmayan ayıp" kategorisine girmektedir. Bu halde davacının bir tacir olarak basiretli davranma yükümlülüğü kapsamında 8 günlük muayene ve ihbar külfeti bulunmaktadır.
Oysa, davacı basiretli bir tacirden beklenenin aksine davalıdan aldığı mallar üzerinde TTK'nın 23/1c maddesi uyarınca 8 gün içerisinde ne bir inceleme yaptırmış, ne de varsa ayıpları ihbar etmiştir.
Dolayısıyla satıma konu mallarda ayıp olduğu kabul edilse bile 8 günlük muayene ve ihbar külfetine uymayan davacının iddia edilen ayıpları kabul etmiş sayılacağı ve herhangi bir talepte bulunamayacağı, takip konusu çekten dolayı sorumluluğunun devam ettiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Davalı tazminat talebinde bulunmuş ise de verilmiş bir tedbir kararı olmadığından İİK 72/4 uyarınca şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... Hakim... · (e-imzalıdır) (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/864, K. 2021/121, 16 Şubat 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama