KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 8 Kasım 2019
- Esas no
- 2019/204 Esas
- Karar no
- 2019/725
- Dava
- Menfi Tespit
- Dava tarihi
- 30/04/2019
Karar Metni
795 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan menfi tespit davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin ... içecek toptancısı olduğunu, ...’daki bir çok otel ve firma ile ticari ilişkisi bulunduğunu, davacı şirketin yaptığı iş gereği piyasada birçok çeki bulunan basiretli bir tacir olduğunu, çeki yasal takibe konu olmamış işlerini iyi bir şekilde idame ettiren bir iş ahlakına sahip olduğunu, davacı şirket nezninde ... tarihinde sekreter pozisyonunda çalışmaya başlayan davalının iş akdinin ... günü Antalya ...
Noterliği’nden gönderilen ... yevmiye nolu ihtarname ile işverenin haklı sebeplerine dayanarak derhal feshedildiğini, fesih konusunun dava konusu ...-TL bedelli ...'ne ait ... çek nolu ... keşide tarihli ve ... ... çek nolu ... keşide tarihli ...-TL bedelli çeklerin davalı eline haksız bir şekilde geçmesi ile kendi nam ve hesabına tahsil etmiş olduğunun tespit edildiğini, davalı üçüncü bir firma ile yapılan görüşmeler neticesinde anlaşma gereği olan çek bedellerini davacı şirkete teslim etmediğini, üçüncü firmanın siparişleri askıya alınmasına sebebiyet verdiğini, yapılan araştırmada çeklerin davalı adına elden ödendiği ortaya çıktığını,
Antalya Cumhuriyet Başsavcılığıma ... günü şikayet üzerine .../... dosyası üzerinden soruşturma başlatıldığını, davalının haksız kazanç elde etmeye çalışan iş ahlakına aykırı davranışlarda bulunan bir kişi olduğunu, davacı şirkete karşı bilinçli bir şekilde güvenini kötüye kullanma suçunu işlediğini,
...'nin farklı iki adet çeki toplam ...-TL bedelli davalı tarafından iş ilişkisi gereği göndermek üzere teslim edilen üçüncü firmaya teslimi gerçekleşmemiş olan çekler nedeniyle istirdat taleplerinin bulunduğunu belirterek davalı tarafça haksız kazanç elde edilerek davacı şirketin ticari defterinde kayıtlı bulunan başka bir firmaya teslimi için alınan ancak güveni kötüye kullanarak bir şekilde kendi nam ve hesabına geçirdiği ...-TL ödemesi yapılan çekler için istirdat talebimizin kabulüne ve yine davalı tarafından haksız bir şekilde kazanç elde etme amacıyla kullanılma ihtimali bulunan davacının ...-TL bedelli çekin davalı tarafça kötü
niyetli bir şekilde yine kendi nam ve hesabına tahsil edilmemesine yönelik menfi tespit taleplerinin kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket her ne kadar resmi olarak tek ortaklı gözüktüğünü ancak davacı şirketin yurtdışında yaşayan ... isimli gizli bir ortağı olduğunu, davalının da her ne kadar şirketin sigortalı çalışanı olarak gözüktüğünü ancak esasında davacı şirketin gizli ortağı ...'ın işlerini takip etmek amacıyla şirkette bulunduğunu, ... ile ... nikahsız eşi olduğunu, davacı şirket tarafından davalının ...da bulunan hesabına nakit olarak toplamda ...-TL ödeme aktarıldığını, paranın ...'ın ortaklığına ilişkin olduğunun aşikar olduğunu,
bir şirketin herhangi bir şekilde bu denli yüksek bir rakamı sekreter pozisyonunda çalışan birinin hesabına yatırması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, iş akdi ... tarihinde başlayan davalı ...'e bir kısım ödemeler, iş akdinin başlangıcından önce ödendiğini, davaya konu edilen çeklerin davacı iddiası ile davalıya verilmesi de akla ve mantığa sığmadığını, toplamda ...-TL bedelli çeklerin emanet olarak herhangi bir teslim ve tesellüm belgesi düzenlenmeksizin sekreter pozisyonunda çalışan birine verilmesinin de izahının olmadığını, davacı şirketin ortağı ... ile davacı şirketin gizli ortağı ...'ın,
üçüncü şirket üzerinden de gizli ortaklıkları bulunduğunu, ilgili üçüncü şirketin ünvanı ...'nin görünürdeki ortakları, davacı şirketin ortağının akrabası olan ... ile davalı ...'in kızı ... olduğunu, ... keşide tarihli ...'a ait ...-TL bedelli çekin, hamil olarak gözüken davacı şirketin, çeki cirolayarak ...'a ve ...'ın da davalı ...'e verdiğinin görüldüğünü belirterek haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava değeri itibariyle dosyanın heyete tevdi edilmesi üzerine heyetçe yapılan ... tarihli duruşmada davacı vekili taraflar arasında ceza soruşturması devam ettiği için ara buluculuğa müracaat edemediklerini beyan etmiş, davalı vekili de ara buluculuğa ilişkin dava şartı yerine getirilmeden dava açıldığı için davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında ve dava dilekçesinin incelenmesinden arabuluculuk dava şartını yerine getirmeden dava açıldığı anlaşılmıştır.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasa ile 6102 sayılı TTK'ya eklenen 5/A maddesi uyarınca ticari davalarda dava açılmadan evvel arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiş olup, arabuluculuğa başvurulmadan açılan eldeki davanın dava şartı yokluğundan HMK'nun 115/2 maddesi uyarınca usulden reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Katip ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/204, K. 2019/725, 8 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama