KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2020
- Esas no
- 2019/286 Esas
- Karar no
- 2020/536
- Dava
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/11/2018
Karar Metni
1.234 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği dava dilekçesinde özetle; davalı ile yaptığı ticaret dolayısı ile (fide satışı) borçlandığını, davalının verdiği fidelerin hastalıklı olması nedeni ile yüklü miktarda zarara uğradığını, aleyhine davalar açıldığını, bu davalarda aleyhine karar verilmesi halinde davalıya rücu hakkını saklı tuttuğunu, davalı şirketin kendisinden habersiz sahte olarak yazılan bonoyu Antalya ..
İcra Müdürlüğü ... esas sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğunu, takibin kesinleştiğini, ancak kendisinin davalı şirkete tüm borcunu değişik aralıklarla ödediğini, davalı şirkette borçlanma makbuzları ile bunlarla ilgili ödemelere ilişkin tediye makbuzlarını dava dilekçesi ekinde sunduğunu, borcumun tamamını ödediğini, davalı şirket yetkilisinin ... tarihli ve ... numaralı tediye makbuzunun arkasına "...kalan borcunuz ... sıfırlandı" şeklinde yazarak tarafına verdiğini, senet yapmadıkları için senedin iadesini de istemediğini, davalı şirketin gelir-gider defterleri,
fiş-dekont- ödemelerin belgeleri celp edilip bilirkişiye tevdii edilmesi ile gerçeğin ortaya çıkacağını, davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, bu nedenlerle davanın kabulü ile davalıya borçlu olmadığının tespitine, icra takibinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Asliye Hukuk Mahkemesi'ne verdiği cevap dilekçesinde özetle; öncelikle takip konusunun bono olması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacı ... ile vekil eden şirket arasındaki ticari ilişki nedeniyle ...-TLlik 1 adet bono davacı tarafından imzalanarak müvekkiline verildiğini, vadesimde ödememesi üzerine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ...
E. sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, davacıya ödeme emrinin ... tarihinde tebliğ olduğunu ve davacının kötü niyetli bir şekilde imzaya itiraz ettiğini, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde görülen davada ...
Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nın ... tarihli raporu ile senet altındaki imzanın davacı eli ürünü olduğu tespit edilerek davanın reddine karar verildiğini, borca konu senette -Bedel "nakit" alınmıştır- ibaresi yer aldığını, bu nedenle davacının fidelerin hastalıklı olduğu iddiasının bononun soyutluğu prensibi karşısında bir değere sahip olmadığını, davacı tarafından Şirket yetkilisi tarafından ... tarih ve ... numaralı tediye makbuzunun arkasına "Kalan Borcunuz ... sıfırlandı" şeklinde yazarak tarafına verildiğini iddia etiğini, ancak şirket yetkilisi tarafından ne böyle bir yazı ne bir ibra verilmediğini,
menfi tespit davasında göre davada ispat yükümlülüğünün senet borçlusu davacıya ait olduğunu, takibe konu senet ... tanzim ve ... vade tarihli olup davacının sunmuş olduğu müstahsil ve tediye makbuzlarının tamamı senedin düzenlenme tarihinden önce düzenlenmiş olan belgeler olduğunu ve senet borcu ile herhangi bir bağlantısının olmadığını, senet tarihinden önce düzenlenmiş olan iş bu belgelerle borcu ödediğini ispatlamasının mümkün olmadığını belirterek, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına,
davacının bu davayı açmakta kötü niyetli olduğu sabit olduğundan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Antalya ... Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından görevsizlik kararı verilerek kararın kesinleşmesine müteakip, davacının başvurusu üzerine dosya mahkememize gönderilmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından müstahsil makbuzları, tediye makbuzları delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyası, Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, davacının imza örnekleri alınmış, imzalı belge asılları getirtilmiş, davalının defterleri incelenmiş, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, takip konusu bononun sahte olduğu ve temel ilişkiden kaynaklı borcun ödendiği iddiası ile açılmış menfi tespit davasıdır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde davalı tarafından davacı aleyhine ... düzenleme tarihli ... vade tarihli ...-TL bedelli bonoya dayanılarak ferileriyle birlikte toplam ..-TL üzerinden örnek no 10 olan ödeme emri ile takibe girişildiği takip konusu bononun incelenmesinde keşidecisinin davacı, lehtarının ise davalı olduğu görülmüştür.
Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafça takip konusu bononun altındaki imzanın kendisine ait olmadığı gerekçesiyle imzaya itiraz davası açıldığı, birbirini teyit eden yerel bilirkişi raporu ve ... Atk Fizik İhtisas Dairesi'nin raporlarından bonoda davacı keşideci adına atılı imzaların davacının elinden çıktığı anlaşıldığından mahkemece ... tarihinde davanın reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği görülmüştür.
Davacı işbu dosyaya konu dava dilekçesinde de davalı ile aralarında ticari ilişki olduğunu, borcunu ödediğini, borç dolayısıyla bir bono düzenlenmediğini, bononun sahte olduğunu belirtmiştir. Davacı ön inceleme duruşmasındaki beyanında da imzaya inkar ettiğini belirtmekle birlikte imza incelemesi yapılıp yapılmamasını mahkemenin takdirine bıraktığını ifade etmiştir.
İmza incelemesine yönelik olarak Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesi'nde inceleme yapılıp alınan yerel bilirkişi raporu ve bu raporu teyit eden Atk raporundan imzanın davacıya ait olduğu anlaşılmakla mahkememizce bu raporlara itibar edilmiş ve yeniden inceleme yapılmamıştır.
Davacı tacir olmadığından sadece davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, sunulan raporda davalının 2011 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun olmadığı, 2012/2013/2014 yılı ticari defterlerinin ise usulüne uygun olduğu, senedin tanzim tarihi olan ... tarihi itibariyle davalının ...-TL tutarında alacaklı olduğu, takip tarihi itibariyle ise davalının ...-TL tutarında alacaklı olduğu, davacının dava dosyasına sunduğu, davalıya teslim ettiği mallar karşılığında düzenlenen müstahsil makbuzlarının tamamının davacıdan alınan mal olarak davacı adına alacak kaydedildiği,
tahsilat makbuzlarının ise davacıya yapılan ödemeler olarak kaydedildiği, tüm bu kayıtlara istinaden davalı şirketin bakiye ...-TL tutarında alacaklı olduğu, davalının bu alacak tutarı içerisinde hesap edilen üç ayrı tarihte davacıya yaptığı toplam ...-TL tutarındaki ödemeleri davacıya yaptığını ispat etmesi gerektiği mütalaa edilmiştir.
Dosya kapsamından davacının çiftçi olup, davalıya mal sattığı ayrıca davalıdan nakit borç aldığı, bu nakit borca karşılık takip konusu bononun düzenlendiği anlaşılmaktadır.
Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir Somut olayda davacı, tıpkı bonoda yazılı olduğu gibi davalıdan nakit borç aldığını kabul etmiş ve fakat borcu ödediğini belirtmiştir. Davacı ödeme iddiası ile eldeki menfi tespit davasını açmış olup ispat yükü kendisindedir. Taraflar arasında birden fazla borç ilişkisi var ise yapılan ödemeler karine olarak muaccel olan borca ilişkin yapılmış sayılır.
Davalının ticari defterlerinde bononun düzenleme tarihi olan ... tarihi itibariyle oluşan borç ...-TL olup, bononun da bu bedelle tanzim edildiği anlaşılmaktadır. Kural olarak bonodan kaynaklı alacak vade tarihinde muaccel hale gelmektedir. Dolayısıyla vade tarihinden sonra yapılan ödemelerin bono borcuna istinaden yapıldığı kabul edilir. Bononun vade tarihi ... tarihi olup, davacı bu tarihten sonra ödeme yaptığına ilişkin yazılı bir delil sunamamıştır.
Ödemeye kanıt olarak sadece ... tarihli ... nolu tediye makbuzu arkasındaki "kalan borcunuz sıfırlandı" yazısını göstermektedir. Gerçekten dava dilekçesine ekli tediye makbuzunun arkasında iddia edilen şekilde yazı mevcut ise de altında herhangi bir isim ve imza içermeyen yazının, kim tarafından ve ne için yazıldığı da belli değildir. Bu nedenle ödemeye delil olarak kabul edilmemiştir.
Davalı defterlerinde de vade tarihinden sonra bir ödeme bulunmamakta, bilakis daha sonradan verilen borç paralar nedeniyle takip tarihi itibariyle daha fazla tutarda davacıdan alacaklı olduğu görülmektedir. Davacı yemin deliline dayanmış ise de dava takipten sonra açılmış olup, bedelsiz senedi kullanmak suç olduğundan ve konusu suç olan vakalarla ilgili yemin deliline başvurulamayacağından davacıya yemin hakkı hatırlatılmamıştır.
Sonuç olarak vadeden önceki ödemelerin bonoya ilişkin olduğu ispat edilemediğinden vadeden önceki ödemeler bono borcundan mahsup edilmemiş, vadeden sonra yapıldığı ispatlanan bir ödeme de bulunmadığından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş, davalı vekili kötü niyet tazminatı talebinde bulunmuşsa da tedbir kararı bulunmadığından ve bu nedenle şartları oluşmadığından davalının tazminat talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/286, K. 2020/536, 27 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama