KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 14 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/354 Esas
- Karar no
- 2020/129
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 10/07/2019
Karar Metni
777 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davacı şirket ile davalı arasında ...'de bulunan ...de davalıya ait gayrimenkullerden; tapunun ... İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Mevkii ... ada ... parsel nosunda kayıtlı ...
Blok ...Kat ... nolu bağımsız bölümün davacı şirkete satımı konusunda ... tarihli haricen satım sözleşmesi yapıldığını, sözleşmede daire bedeli ...-TL belirlendiğini, davacı şirket tarafından anılan sözleşme esas alınarak davalıya banka havalesi yolu ile sehven ve mükerrer şekilde toplamda ...-TL. ödeme yapıldığını, taşınmazın tapuda davacı şirkete projenin müteahhidi ... olduğunu, projedeki finans sistemi gereği davalı adına ve davalının talimatı ile projenin finansmanını sağlayan ... tarafından davacı şirkete ... tarihinde yapıldığını,
davacı şirket yetkilisinin davalıya itimadı ile sözleşmede taşınmaz bedeli ...-TL olarak belirlendiğini ancak davacı anılan taşınmazı yakın zamanda üçüncü kişiye KDV dahil ...-TL'ye ancak satılabildiğini, edimler arasındaki aşırı orantısızlığın açıkça ortada olduğunu, davalının haksız, kusurlu beyan ve davranışları sebebiyle davacının hataya düşürülmesi ve edimler arasındaki aşırı orantısızlık sebebiyle sözleşmede belirlenen bedel ile dairenin gerçek değeri arasındaki farktan kaynaklı zararın,
davalıya ilk daire için sözleşme bedeline göre sehven mükerrer ödenen ...-TL Son daire için yapılan şifahi taşınmaz satımından vazgeçildiği belirtilerek bu daire için ödenen ...-TL'nin davacı şirkete ödenmesi ihtar edildiğini, ...-TL'nin tahsili amacıyla Antalya ...
İcra Müdürlüğümün .../... esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ve takibin durdurulmasına sebebiyet verdiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile davalının Antalya ...
İcra Müdürlüğü'nün .../... esas sayılı dosyasındaki borca itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında yapılan sözleşme nedeniyle ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ... mahkeme ve icra daireleri yetkili kılındığını, TBK'nun 82 maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşmeden doğan istem hakkı, hak sahibinin geri isteme hakkı olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde zenginleşmenin gerçekleştiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğradığını, 2 yıllık zamanaşımı süresinin başlangıcı davacının,
davalının hesabına yapmış olduğu havale/eft tarihleri olduğunu, alacak zamanaşımına da uğramış durumda olduğunu, davacının geri ödenmesini talep ettiği havaleler kendi borcunu ödemesine ilişkin olduğunu, davalının iade borcu bulunmadığını, davacı şirket sahibi ve yetkilisi ...’nın davalının ...’da sahibi olduğu taşınmazı satın almak isteğini iletmesi akabinde ... tarihinde ...-TL bedelle aralarında taşınmaz satış sözleşmesi akdedildiğini, dava dilekçesinde yer alan ... tl ye şifai olarak yeni bir daire satın alınması ile ilgili avans ödemesi yaptığı tamamen gerçek dışı olduğunu,
davacı şirket yetkilisi ... ... ile davalı arasında ikinci bir daire alınıp satılması konusunda hiçbir yazılı veya şifai anlaşma bulunmadığını belirterek dava şartı eksikliği nedeniyle davanın usulden reddine, mahkemenin yetkisizliğine, zamanaşımı def’i ve hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava; sebepsiz zenginleşmeden kaynaklı alacak davasıdır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 4 maddesinde ticari davalar belirtilmiş, 5. madde de ticari davaların Ticaret Mahkemelerinde görüleceği düzenlenerek görevli mahkeme belirlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkemece görevli olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında kendiliğinden değerlendirilmesi gerekir.
TTK'nun 5. maddesine göre 4. maddede sayılan ticari davalarla özel hükümler uyarınca Ticaret Mahkemesinde görülecek işlere Ticaret Mahkemelerinde bakılır, mutlak ticari davalar yanında nispi ticari davalar da bulunup bir davanın nispi ticari dava sayılabilmesi için uyuşmazlığın her iki tarafının tacir olması ve tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi şarttır.
Somut davada ise dava 6102 Sayılı TTK'nunda düzenlenen hususlardan kaynaklanmayıp, mutlak ticari dava olmadığı gibi davanın taraflarından olan davalı tacir olmayıp, emekli ... olmakla nispi ticari dava da olmadığından, davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğundan mahkememizin görevsizliğine vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Başkan ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Üye ... · (E-İmzalı) · Katip ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/354, K. 2020/129, 14 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama