KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Şubat 2020
- Esas no
- 2019/386 Esas
- Karar no
- 2020/170
- Dava
- İtirazın İptali
- Dava tarihi
- 24/07/2019
Karar Metni
723 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; davaya bakmaya yetkili mahkemenin ... mahkemeleri olduğunu, zira davalı ...'ın müvekkiline yapmayı vadettiği dekorların teslim edileceği yerlerin ... da olduğunu, davalı tarafça müvekkiline dekor yapılıp teslim edileceği konusunda müvekkili ile davalı ...'in anlaştıklarını, ekli dekontlar uyarınca da bu kişinin talebi üzerine eşi olan diğer davalı ...'in banka hesabına toplamda ...-TL ödendiğini ancak bu tarihe kadar vadedilen hiçbir işin yerine getirilmediğini, bir takım bahaneler ileri sürülerek müvekkiline maddi zarar verildiğini,
işler yapılmadığından davalı ...'ın eşinin hesabına gönderilen ödemelerin iadesini talep ettiklerini, iade gerçekleşmediğinden Antalya ... İcra Müdürülüğü'nün .../...
Esas sayılı dosyasından icra takibine başlandığını, davalı ...'in bu davranışının sadece müvekkile ait olmadığını, çalıştırdığı veya iş yaptığı kişilerede ödemelerini yapmadığını, söz verdiği işleri teslim etmediğini, bu yolla insanlara maddi ve manevi olarak zararlar verdiğini, bu durumu meslek haline getirdiğini, davalı ... ile müvekkili arasındaki hukuki durumun eser sözleşmesinden kaynaklandığını, eser sözleşmesinin, iş sahibinin ödemeyi taahhüt etitği ücret karşılığında, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği tam iki tarafa borç yükleyen rızai bir sözleşme olduğunu,
davalının ücret aldığı halde bahse konu edimleri yerine getirmediğini ve sözleşmeye aykırı hareket ederek temerrüde düştüğünü, zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak taraflara ödeme emrinin tebliğ edildiği adrese davet mektubu yollandığını, iade döndüğünü, bu sebeple görüşme yapılamadan anlaşamama şeklinde işlem yapılmak zorunda kalındığını, yukarıda belirtilen nedenlerle takibe haksız yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine,
vekalet ücretinin avukat olarak kendilerine hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalılar vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerin ikametgahının ... olduğundan mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, yetkili yer mahkemelerinin ... mahkemeleri olduğunu belirtmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı, iş sahibince avans olarak ödendiği iddia edilen paranın işin yapılmadığı gerekçesiyle iadesini sağlamaya yönelik başlatılan takipte vaki itirazın iptaline ilişkindir.
Davalılar icra dairesinin ve mahkememizin yetkisine itiraz etmiş iseler de, görev hususu kamu düzeni ile ilgili olup resen araştırılacağından mahkememizce öncelikle görev yönünden inceleme yapılmıştır.
Davalıların tacir olup olmadığının tespiti için ... Gelir İdaresi Başkanlığı ve ... Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, gelen cevaplarda davalıların esnaf kaydının bulunmadığı, potansiyel vergi numaralarının olup ticari kazançlarının bulunmadığı, yine ... Ticaret Odasından celp edilen yazı cevabına göre davalıların odaya kayıtlı olmadıkları anlaşılmıştır.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir.
Nispi ticari dava yönünden yukarıdaki açıklamalara göre davalı gerçek kişilerin durumu incelendiğinde, davalıların potansiyel vergi numarası ile vergilendirildikleri, esnaf odası veya ticaret odasına kayıtlı olmadıkları, dolayısıyla tacir olmadıkları anlaşılmıştır.
Yukarıdaki tespitlere göre, olayda TTK 4.maddesi anlamında nispi ticari davanın söz konusu olmadığı, her ticari işin de ticari dava olmayacağı, yine görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, davacı tacir olup, uyuşmazlık kendi işletmesini ilgilendirse de; davalılar tacir olmadığından mahkememizin görevli bulunmadığı, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu anlaşılmakla, göreve ilişkin dava şartının olayda bulunmaması ve tamamlanmasının da mümkün olmaması sebepleri ile görevsizlik kararı vermek gerekmiştir.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/386, K. 2020/170, 25 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama