KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 28 Ekim 2020
- Dosya no
- 2019/456
- Karar no
- 2020/540
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 06/09/2019
Karar Metni
926 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında ticari alım - satım ilişkisi bulunduğunu, cari hareket dökümü hesap bakiyesine dayanan ... TL asıl alacağın ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla Antalya ... İcra Müdüriüğü'nün ... sayılı dosyası üzerinden başlatılan ilamsız İcra takibine yapılan haksız kötü niyetli itirazın iptali ile asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle davanın yetkili mahkemede açılmadığını, müvekkilinin ikametgahının bulunduğu Gaziantep mahkemelerinin yetkili olduğunu, zamanaşımı bakımından da davaya itiraz ettiklerini, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, açılan davanın reddi ile % 20 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı cari hesap alacağının ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davalı taraf, icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de icra takibine karşı verdiği itiraz dilekçesinde yetkili icra dairesini göstermediğinden yetki itirazı usule uygun olmadığından icra dairesinin yetkisini kabul etmiş durumdadır. Bu nedenle yetki itirazı kabul edilmemiştir.
Yine davalı taraf, süresinde verdiği davaya cevap dilekçesinde mahkememizin yetkisine itiraz etmiştir. TBK.nun İfa yeri başlıklı 89.maddesi gereğince; Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, ifa edilir, hükmü gereğince mahkememizin davaya bakmaya yetkili olduğu kabul edilerek yetki ilk itirazının reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyası ile ... tarihinde ....-TL asıl alacak, ....-TL faiz olmak üzere toplam ....-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde yetki itirazı ile beraber, hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davaya cevap süresi içerisinde yapılan Zamanaşımı def'i yönünden ise;
TBK.nun 146.maddesi gereğince; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, her alacak on yıllık zamanaşımına tabidir. Davacı taraf 2018-2019 cari hesap alacağını dava konusu etmektedir. Bu nedenle davalının zamanaşımı def'i kabul edilmemiştir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı da tartışma konusu değildir. Zira davalı taraf cevap dilekçesinde ticari ilişkinin varlığına ve malların teslim edilmediğine ilişkin bir savunma getirmemiştir. Sadece borçları olmadığına değinilmiştir. Bu nedenle ticari ilişkinin varlığı ve malların teslimi hususunun da tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Bu nedenle taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak gerektiğinden ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, inceleme sonunda verilen raporlarda;
Davacının ikametinin Antalya olması nedeniyle mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda; Davacının 2017 ve 2018 yılına ait defter ve belgelerinin TTK.nun 64/3.maddesine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari mal alım-satım konusunda cari hesap ilişkisinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davacının defter kayıtlarına göre davalıdan bakiye ....-TL alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
Davacının ikametinin Gaziantep olması nedeniyle talimat yoluyla yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu verilen bilirkişi raporunda; 2017 ve 2018 yılına ait defter ve belgelerinin TTK.nun 64/3.maddesine göre usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari mal alım-satım konusunda cari hesap ilişkisinin bulunduğu, takip tarihi itibariyle davalının defter kayıtlarına göre davacıya bakiye ....-TL borçlu göründüğü tespit edilmiştir.
Talimat yoluyla alınan bilirkişi raporunda bir kısım ödemelerin dikkate alınmadığı, mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun hükme esas almaya yeterli olduğu kabul edilmiştir.
Buna göre, taraflar arasında ticari alım - satım ilişkisi bulunduğunu, tarafların defter ve belgelerinin, kayıtlarının incelenmesinde cari hareket dökümü hesap bakiyesin olarak davacının bakiye ....-TL alacaklı olduğu, bu miktar üzerinden işlemiş faiz eklenerek icra takibi başlatılmış ise de davalının temerrüde düşürüldüğüne dair bir delil, belge sunulamadığı, bu nedenle davacı taraf icra takibinde haklı ise de işlemiş faiz talep edemeyeceği, davalının itirazının haksız olduğu, likit (belirlenebilir) asıl alacak üzerinden davalı aleyhine takdiren asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği sonuç ve kanaatiyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/456, K. 2020/540, 28 Ekim 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama