KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 9 Eylül 2020
- Dosya no
- 2019/508
- Karar no
- 2020/401
- Dava
- İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 27/09/2019
Karar Metni
912 kelime·5 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı taraf ile müvekkili şirket arasında malzeme alımına ilişkin uzun süreli devam eden ticari ilişkileri bulunduğunu, davalının bu ticari ilişkiye dayalı olarak, müvekkili şirketten ... TL’lik mal satın almasına rağmen, bugüne kadar borcunu ödemediğini, bunun üzerine, müvekkilinin alacağını tahsil amacıyla Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalı şirket aleyhine Antalya ...
Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... D. İş sayılı dosya ile ihtiyati haczi kararı alındığını, davalı şirketin, icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, arabuluculuk girişimlerinde anlaşmaya varılamadığını belirterek icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere davalının icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari mal satım ilişkisi nedeniyle faturaya dayalı cari hesap borcunun ödenmemesi üzerine, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davalarının 2004 sayılı İİK’nın 67/1. fıkrası gereğince Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Davacı Antalya ... İcra Müdürlüğü .../... sayılı dosyası ile ... tarihinde (6 adet fatura karşılığı) ...-TL asıl alacak, ...-TL vekalet ücreti, ...-TL harç, ...-TL masraf olmak üzere toplam ...-TL üzerinden icra takibi başlattıktan sonra (Örnek No:7) ödeme emrinin borçlu/davalıya ... tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ... tarihinde hiçbir borcu olmadığını, borcun tamamına ve faize itiraz ettiğini belirterek takibi durdurduğu, itiraz dilekçesinin davacı/alacaklı vekiline tebliğ edildiğine dair belgeye rastlanmadığı, davacının da ... tarihinde 1 yıllık yasal hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davası açtığı anlaşılmaktadır.
Davalı davaya cevap vermediğinden taraflar arasında uzlaşılan bir husus bulunmamaktadır.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Davacının iddiaları, dosyaya sunulan deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, davacı şirketin inceleme konusu olan 2019 yılı ticari defterlerinin elektronik defter (e-defter) ortamında tutulduğu ve dava konusu olayların dönemi olan 2019 yılı Ocak, Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim/Kasıfrı ayları ile ilgili ticari defterlerinin E-Defter Beratlarının alındığı, bu nedenle defterlerin TTK.nun 64/3. maddesi gereğince usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşılmış, defterlerin davacı lehine delil teşkil ettiği kabul edilmiştir.
Yine bilirkişi incelemesinde, dava konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL tutarındaki 6 adet faturanın davalı adına borç olarak kaydedildiği, bu faturalar karşılığında davalı taraftan tahsilat yapıldığı ile ilgili bir kaydın olmadığı, dolayısıyla da kayıtlara göre dava konusu fatura bedellerine istinaden takip tarihi itibariyle davacının bakiye ...-TL tutarında davalı taraftan alacaklı göründüğü tespit edilmiştir.
Davalı taraf, davaya cevap vermemiş, yine ticari defterlerini inceleme için ibraz etmemiştir.
Vergi Dairesinden BA/BS formları getirtilmiştir. Yapılan incelemede. Davacı şirketin bağlı olduğu vergi dairesine beyan ettiği BS formlarında dava konusu alacağın dayanağı olan faturaların davalı şirkete satılan mal faturaları olarak beyan edilmiştir.
Davalı şirkete ait BA formlarında dava konusu alacağın dayanağı olan ... tarih ve ... nolu, ...-TL bedelli, ... tarih ve ... nolu, ...-TL bedelli, ... tarih ve ... nolu, ...-TL bedelli ve ... tarih ve ... nolu, ...-TL bedelli olmak üzere 4 adet mal alış faturasının (Toplam: ...-TL+KDV = ...-TL) beyan edildiği tespit edilmiştir.
Diğer iki fatura olan, ... tarih ve ... nolu, ...-TL bedelli ve ... tarih ve ... nolu ....-TL olmak üzere toplam (...-TL.+KDV) ...-TL. tutarındaki 2019 yılı Mart ayma ait 2 adet faturanın, bildirim zorunluluğu olan KDV hariç ...-TL sınırının altında kaldığı için davalı şirket tarafından mal alış faturası olarak vergi dairesine beyan edilmediği tespit edilmiştir.
Ancak bilirkişi raporunda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere ... ve ... plakalı araçlara teslimat yapıldığı davalı şirket adına davacı tarafından düzenlenen 7 adet sevk irsaliyesinden görülmüştür. Ayrıca Davalı şirketin teslim alıp bağlı olduğu vergi dairesine beyan ettiği faturalar muhteviyatındaki malların da ... ve ... plakalı araçlara teslim edildiği de sunulan sevk irsaliyelerinden anlaşılmaktadır.
Bu bilgilere göre sonuç olarak, dava konusu alacağın dayanağı olan toplam ...-TL. tutarındaki 6 adet faturanın ve muhteviyatındaki mallann tamamının davalı şirkete teslim edildiği sonucuna varılmıştır.
Buna göre davanın kabulü ile, alacak miktarı likit ve itiraz haksız olduğundan davalının, asıl alacak miktarının % 20 'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalı) HAKİM ... · (E-imzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/508, K. 2020/401, 9 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama