KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Haziran 2020
- Dosya no
- 2019/530
- Karar no
- 2020/246
- Dava
- TAZMİNAT (Rücuen Tazminat
- Dava tarihi
- 08/10/2019
Karar Metni
1.239 kelime·6 dk okuma·3 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili firmanın fide üreticisi olduğunu, müşterisinin talebi doğrultusunda piyasadan temin ettiği tohumları, fide haline getirerek ilgilisine teslim ettiğini, dava dışı ... isimli çiftçinin, 2012 yılında ... çeşidi domates tohumundan fide yetiştirmesini müvekkilinden istediğini, davalı ...nin söz konusu tohumu ithal eden, diğer davalı ...nin ise 2012 yılında Türkiye’de pazarlayan şirket olduğunu, davalıların ... domates çeşidini piyasaya, ... zararlısına karşı dayanıklı olduğunu duyurarak pazarladıklarını, müvekkilinin tohuma kesinlikle müdahalesinin olmadığını,
müvekkilinin dava dışı ...’nin sipariş ettiği fideleri yetiştirerek kendisine teslim ettiğini, fideleri serasına diken ...'nin ... çeşidinin ... zararlısına dayanıklı olmadığından zarar gördüğünü iddia ederek, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../... K. sayılı dosyasında kendisi ve davalı ... aleyhine açtığı davayı kazanarak ...-TL tazminata mahkum edildiklerini, ilam nedeniyle Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasına ... tarihinde ...
TL, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasına ... tarihinde ... TL, Vergi Dairesine yargı harcı olarak ... tarihinde ... TL, kararın temyizi için ise ... tarihinde ...
TL harç ödemek zorunda kaldıklarını, bu tutarların tamamından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, TTK.nun 5/A maddesi uyannca arabuluculuğa başvurduklarını ancak anlaşamadıklarını belirterek, ödenen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren, işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevabında; huzurdaki dava Tohumculuk Kanununun 11/2.maddesine göre, ayıp durumunda açılacak tazminat davasının, zarara uğrayanın zarara uğradığını tespit etmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabileceğini, davanın 6 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Yargıtay kararları uyarınca Tohumculuk Kanunu'ndan doğan uyuşmazlıklarda rücu davalarının da 6 aylık hak düşürücü süreye tabi olduğunu, huzurdaki tazminat talebine konu ilk davada gerekçeli kararın ... tarihinde verildiğini, davacının ise huzurdaki davayı ... tarihinde açtığını,
bu sebeple davanın usulden reddi gerekiğini, Yargıtay ... HD.nin ... tarih ve .../... E. .../...
K. sayılı içtihadının da bu yönde olduğunu, Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın müvekkili şirkete ihbar edilmediğini, hukuki dinlenilme haklarının ihlal edildiğini, ilk davada doğru bir şekilde savunma yapılamadığını, davanın ...’ın kusurundan kaynaklı nedenlerle kaybedildiğini, dolayısıyla tazminat sorumluluklarının bulunmadığını, müvekkil şirketin söz konusu tohum türünün ithalatçısı olduğunu hiçbir pazarlama materyali üretmediğini, piyasaya sunmadığını, Üretici firma ... tarafından imzalanan dayanıklılık beyanında da tohumların kök ...na karşı “orta dayanıklı” olarak belirtildiğini, ilk davada birçok çiftçinin tanık olarak dinlendiğini,
her birinin ... tohumundan yetişen fidelerden satın aldıklarını ve memnun kaldıklarını, hiçbir problem yaşamadıklarını dile getirdiklerini, davanın kaybedilmesinin sebebinin tohumun “DAYANIKLI” olarak pazarlanması ve dava dışı çiftçiye gerekli bilgilerin sağlanmaması olduğunu, bu hususun ... tarihli bilirkişi raporunda da açıkça belirtildiğini, davanın kaybedilmesinin nedeninin tohumun ayıplı olması değil, tohumun yanlış pazarlanması olduğunu, bu nedenle herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, kaldı ki, huzurdaki davaya dayanak ilk dava dosyasında dava konusu tohum çeşidinin müvekkili şirkete ait olup olmadığına ilişkin hiçbir delil,
inceleme ve laboratuvar analizi bulunmadığını, ayıplı olduğu iddia edilen tohumların gerçekten de müvekkili şirkete ait domates tohumları olduğu bile tespit edilmemişken, davacının huzurdaki tazminat talebinin dinlenilmesinin hukuken mümkün olmadığını, Yargıtay ... HD.nin ... tarih ve .../... E. .../... K. Sayılı içtihadının da bu yönde olduğunu belirterek, olayda kusurları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevabında. Müvekkil şirketin Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesinin .../...
E. sayılı dosyası ile konkordato kesin mühleti almış olup, şirkete karşı herhangi bir takip işlemi yapılmaması hakkında tedbir kararı bulunduğunu, Asliye Hukuk mahkemesinin kararını tehiri icra talepli olarak temyiz ettiklerini, davacı ...'nin vekili aracılığı ile söz konusu ilamı Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyası ile takibe koyduğundan müvekkilince dosya borcunun tamamı olan ...-TL'nin depo edilmek sureti ile ödendiğini, söz konusu Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../...
E. .../... K. Sayılı ilamının Yargıtay ...HD.nin .../... E. .../...
K. Sayılı ilamı ile onandığını, karar düzeltme yoluna başvurduklarını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, davacının uygulama hatası yaptığını, geç ekim gerçekleştirdiğini, seranın gerekli havalandırma ve gölgelendirme şartlarını taşımadığını, uygulanması gereken ilaçların dozajının iyi ayarlamadığını, tanık olarak dinlenen bayinin ifadesine göre de ekim sonrası koruyucu bir ilaç satmadığının beyan edildiğini, davacının ekim sonrası koruyucu ilaç kullanmadığını, yürüme yolunun sulanması işinin zamanında yapılmadığının tanık beyanları ile ortaya konduğunu,
müvekkilinin tazminata konu tohum yönünden kusuru olmayıp davaya konu tazminatı da büyük oranda ödediğini, davacının da müşterek ve müteselsil sorumluluğu bulunduğunu, rücu hakkı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari mal satım ilişkisine dayalı olarak, satılan malın ayıplı çıkması nedeniyle alıcısına ödemek zorunda kaldığı tazminatın, sorumlu olduğu ileri sürülen davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin Görevi Yönünden;
Mahkememizin görevli olup olup olmadığını tartışmak gerekmektedir. Benzer bir olayda Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../...
K. sayılı dosyasının davacısı olan ... isimli çiftçiye, 2012 yılında talebi üzerine davalı ...nin ithal ettiği, diğer davalı ...nin pazarladığı ... çeşidi domates tohumundan fide yetiştirerek teslim ettiği, daha sonra dava dışı ...'nin ... tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde bu fidelerin ... zararlısına dayanıklı olmadığından zarar gördüğünü iddia ederek dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda ... tarihinde davanın kabulüne, davalılar ... ile ...ni müştereken ve müteselsilen ...-TL tazminata mahkum etmiştir.
Hüküm, Yargıtay ...HD.nin ... tarih ve .../... E. .../... K. Sayılı ilamı ile onanmıştır. Bu dava dosyasında Yargıtay ...HD.kamu düzeninden olan görev ilişkisi noktasından bir bozma yapmamıştır. Yargıtay 19. HD.nin 04/11.2015 tarih ve 2015/994 E. 2015/14031 K. Sayılı içtihadı da bu yöndedir. Ancak, taraflar arasındaki davanın rücü davası olması ve davanın taraflarının da tacir olması nedeniyle mahkememiz kendisini görevli kabul ederek işin esasını incelemeye geçilmiştir.
Davacı firmanın fide üreticisi olduğu, piyasadan temin ettiği tohumları fide haline getirerek ilgilisine teslim ettiği anlaşılmaktadır. Davacı firmanın, Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin .../... E. .../...
K. sayılı dosyasının davacısı olan dava dışı ... isimli çiftçiye, 2012 yılında talebi üzerine davalı ...nin ithal ettiği ileri sürülen (davalı kendi tohumlarının kullanıldığının ispatlanmadığı, belli olmadığı savunmasındadır), diğer davalı ...nin pazarladığı ... çeşidi domates tohumundan fide yetiştirerek teslim etmiştir.
Daha sonra dava dışı ...'nin ... tarihinde yukarıda belirtilen Asliye Hukuk Mahkemesinde bu fidelerin ... zararlısına dayanıklı olmadığından zarar gördüğünü iddia ederek dava açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda ... tarihinde davanın kabulüne, davalılar ... ile ... müştereken ve müteselsilen ...-TL tazminata mahkum etmiştir. Hüküm, Yargıtay ...HD.nin ... tarih ve .../... E. .../... K. Sayılı ilamı ile onanmıştır.
Bunun üzerine fideyi yetiştiren davacı, huzurdaki davayı açarak zararını rücuen talep etmektedir.
5553 sayılı Tohumculuk Kanununun Tazminat başlıklı 11.maddesi;
Fiillerinin ayrıca suç sayılma hâli saklı kalmak üzere, zarara neden olan kusurlu tohumluğu üreten, satan, dağıtan, ithal eden veya başka şekilde piyasaya süren gerçek veya tüzel kişiler, meydana gelen zararı müteselsilen tazmin etmekle yükümlüdür. Bunlar zararı, kusurları oranında birbirlerine rücu edebilirler.
Dava, zarara uğrayanın zarara uğradığının tespit edilmesinden itibaren altı ay içinde, her hâlde zararın meydana gelmesinden itibaren iki yıl içinde açılabilir.
Dava dışı ...'nin Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinde (.../... E. .../... K.) açtığı dava ... tarihinde sonuçlanmış, Yargıtay ...HD.nin ... tarih ve .../... E. .../... K. Sayılı ilamı ile onanmıştır.
Davacı şirket zararın oluştuğunu Antalya ...Asliye Hukuk Mahkemesinin karar tarihi olan ... tarihinde öğrenmiştir. Diğer bir anlatımla zararın tespit edildiği tarih aynı zamanda karar tarihidir. Kaldı ki hükmün onandığı ... tarihi nazara alınsa dahi, huzurdaki davanın açıldığı ... tarihi itibariyle 6 aylık hak düşürücü süre çoktan dolmuştur. Bu nedenle açılan davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (e-imzalıdır) HAKİM ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/530, K. 2020/246, 17 Haziran 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama