KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2020
- Dosya no
- 2019/595
- Karar no
- 2020/692
- Dava
- ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarih i
- 05/11/2019
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketin sahibi ve yetkilisi ... ile karşı taraf arasında .. tarihli Genel Cerrahi Hekimlik Hizmet sunumu anlaşması yapıldığını, sözleşme uyarınca ...'ün, karşı şirkete ait “...”nde müvekkili şirket adına Genel cerrahi hekimlik hizmeti sunacağını, sözleşme uyarınca sözleşme tarihinden itibaren aylık ...
TL taban garanti ücret olarak müvekkili şirkete nakden ve tek seferde ilgili dönemi takip eden ayın 15-20’si arasında banka hesabına yatırılacağını, Nisan 2019 dönemi hak edişinin 15-20 Mayıs 2019 tarihlerinde, Mayıs 2019 dönemi ödemesinin de 15-20 Haziran tarihlerinde yapılması gerekirken ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ...'ün ... tarihli yazı ile sözleşmeyi feshettiğini ilgili şirkete bildirdiğini, müvekkili şirketin sözleşme tarihinden itibaren edimlerini yerine getirdiğini, ...'ün taahhüt edilen hizmeti sağladığını,
buna rağmen ödeme edimini yerine getirmeyen karşı taraftan iki aylık sözleşme bedeli olan ....-TL alacağın fesih tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmasini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevabında; davaya süresinde cevap verilmemiş, beyan mahiyetindeki açıklamalarında, hizmet sözleşmesi gereği verilen hizmet nedeniyle fatura kesilmediğini, kendilerine hizmet teslimi yapılmadığını, sözleşmenin feshisin usule aykırı olduğunu beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; ticari hizmet alım sözleşmesi nedeniyle verilen hizmet bedelinin tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır.
Taraflar arasında ticari ilişkinin varlığı tartışma konusu değildir. Zira davalı taraf her ne kadar cevap süresi içinde davaya cevap vermemiş ise de beyan niteliğindeki dilekçesinde ticari ilişkin ve sözleşmeyi kabul etmektedir.
Çözümlenmesi gereken sorun, davacının alacağının bulunup bulunmadığı, var ise miktarının ne olduğu noktasında toplanmaktadır.
Öncelikle davalı taraf davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini beyan dilekçesinde ileri sürmüştür. Hak düşürücü sürelerin re'sen incelenmesi gerekmektedir. Bu hususta bir tarafın bu hususu dile getirmesine gerek yoktur. O nedenle bu itiraz dikkate alınmış, ancak hak düşürücü süre ile neyin kastedildiği anlaşılamadığından talep yerinde görülmemiştir.
Yine davalı taraf zamanaşını def'inde bulunmuş ise de davaya yasal cevap verme süresi içerisinde davaya cevap verilmediğinden ve itirazlar sunulmadığından bu itirazı da usulden reddedilmiştir.
Tarafların iddia ve savunmaları, dosyaya sundukları deliller, icra dosyası ile tüm dosya kapsamı ile beraber alınan bilirkişi raporları ve yapılan yargılama sonunda;
Davacı şirket, davalı hastaneye Genel Cerrahi doktoru olarak sağlık hizmeti verdiğini, sözleşme gereği ödenmesi gereken hizmet bedelinin ödenmediğini, sözleşmeyi bu nedenle feshettiğini belirterek alacak davası açmıştır.
Davalı taraf ticari hizmet alımı ve sözleşme ilişkisinin kabul etmekle beraber davanın reddini istemektedir.
Taraf defterleri üzerinde inceleme yapmaya ihtiyaç bulunduğundan ve bu iş uzmanlık gerektirdiğinden, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Tarafların ibraz ettiği defter ve belgeler incelendiğinde, 2019 yılı ticari defterlerinin TTK.nun 64/3.maddesi gereğince açılış/kapanış tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, bu nedenle sahibi lehine delil oluşturma vasfına sahip olduğu anlaşılmıştır.
Her iki tarafın defter ve belgelerinin incelenmesinde ticari hizmet alımına ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davalı taraf beyan dilekçesinde davacının hizmet vermediğini söylememektedir. Sadece ödeme yapılmamasının nedeninin davacının fatura göndermemesi olduğunu söylemektedir. Fatura olmadan ödeme yapmanın mümkün olmadığı söylenmektedir. Bu nedenle taraflar arasında imzalanan ... tarihli sözleşme gereğince hizmet bedeli belli olduğundan ve sözleşmenin ... tarihinde sonlandırıldığı konusunda da bir itiraz bulunmadığından, sözleşme gereği davacının verdiği 2 aylık hizmet karşılığı alacağının ....-TL olduğu bilirkişi raporu ile de tespit edilmiş olup, bu hesaplamaya itibar etmemek için bir neden yoktur.
Her ne kadar davalı taraf fatura verilmediği için ödeme yapılmadığını ileri sürmekte ise de bu durum vergi hukukunu ilgilendiren ve cezai yaptırımlara bağlanan bir konu olup, davamızın dışındadır.
Sözleşme, yazılı belge ile hastaneye bildirimde bulunularak ... tarihinde fesih edilmiştir. Aynı bildirimde davacı taraf herhangi bir miktar belirtmeksizin alacağının belirttiği IBAN numarasına yatırılmasını istemiş ancak davalı tarafa ödemede bulunması için bir süre vermemiştir. Sadece en kısa zamanda ve ivedilikle ödenmesini istemiştir. Davalı tarafa ödeme miktarı ve ödeme süresi bildirilmediğinden, feshi ihbar usulüne uygun ise de ödeme ihtarı usulüne uygun olmadığından davalının temerrüde düşmüş olduğu kabul edilmemiştir. Bu nedenle dava tarihinden geçerli reeskont avans faizi ile birlikte davanın kabulüne karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/595, K. 2020/692, 23 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama