KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 12 Temmuz 2021
- Esas no
- 2019/61 Esas
- Karar no
- 2021/484
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 07/11/2018
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin kimliğini ... tarihinde kaybettiğini, haksız şekilde bu kimliği ele geçiren 3. bir kişinin davalı bankadan kredi kullan- dığını, davalı bankanın bu kredinin geri ödemesinin yapılmaması üzerine, müvekkili hakkın- da Antalya ... icra müd.nün ... ile ... ve ... icra müd.nün ...Esasların üzerinden takibe giriştiğini ve bu takipler sebebi ile müvekkilinin haciz işlemine muhatap kaldığını, müvekkilinin ...
Asliye Hukuk mahkemesinde takiplere karşı menfi tespit davası açtığını, davalı bankanın ise bilahare takiplerden sahte evrak ile kredi çekildiğini kabul ederek feragat ettiğini, bankanın bu haksız eylemi sebebi ile müvekkilinin uğradığı maddi tazminat için ....-TL, manevi tazminat için ....-TL olmak üzere ... .-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili bankanın davacı hakkında takibe giriştikten sonra dayanağı kredi sözleşmesinin sahte olarak düzenlendiğini ve kredi kartının da bu sahtelik üzerine kullanıldığının anlaması üzerine dava konusu takiplerden ... tarihinde feragat edildiğini, ödeme emrinin borçluya tebliğ tarihi ile dava tarihi arasında 2 yıllık zaman aşımı süresinin geçmesi karşısında davanın zaman aşımına uğradığını, davacının hakkındaki takiplere takip kesinleşmeden itiraz etmiş olması sebebi ile herhangi bir zarara uğramadığını, salt ödeme emri gönderilmesinin davacının ticari itibarını zedelemeyeceğini,
talep edilen maddi ve manevi tazminat taleplerinin zenginleşme amacı taşıdığını, kaldı ki davacının kimliğinin kaybolması ile ilgili herhangi bir resmi müracaatının da olmadığını, kimliği ele geçiren 3. kişinin e-devlet sistemi üzerinden şifre almasını engelleyici bir tavra girmediğini, takipten önce davacıya gönderilen ihtarnamelerin kendisine tebliğine rağmen yasal sürede ihtarnamelere itirazda bulunmadığını, davacıya yalnızca ihtarname ve ödeme emri gönderilmesinden ibaret eylemden dolayı talep edilen zararın haksız olduğunu,
zengin- leşme amacı taşıdığını mevduata uygulanan en yüksek faizin talep edilmesinin de haklı olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İncelenen ... icra müd.nün ... esas sayılı dosyasında, davalı bankanın davacı hakkında dayanak hesap kat ihtarnamesi ile ....-TL asıl alacak ve işlemiş faizi için genel haciz yolu ile takibe giriştiği, davacı borçlunun vekili aracılığı ile bu takibe yasal süresinde itiraz ettiği bu sebep ile takibin müdürlükçe durdurulduğu ... tarihinde davalı bankanın davacı hakkındaki takipten feragat ettiği, dosyada fiilen uygulanan bir hacze ilişkin kayıt olmadığı görülmüştür.
İncelenen ... icra müd.nün ... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı banka tarafından dayanak hesap kat ihtarnamesi ile davacı hakkında genel haciz yolu ile icra taki- bine giriştiği davacı borçlunun süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu ... tarihinde davalı bankanın davacı hakkındaki takipten feragat ettiği davacı hakkında fiilen bir haciz uygulandığına dair kayıt olmadığı görülmüştür.
İncelenen ... icra müd.nün ... esas sayılı dosyasında davalı banka tarafından davacı borçlu hakkında hesap kat ihtarnamesine dayalı genel haciz yolu ile icra takibine girişildiği, ödeme emrine davalının yasal süresinde yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu, ... tarihli dilekçe ile davacının takipten feragat ettiği görülmüştür.
Mahkememizce davacının ekonomik sosyal durumu üzerinde gerekli araştırma yaptı- rılmış; taksicilik yaptığı, aylık ortalama gelirinin ....-TL olduğu ayrıca ....-TL emekli maaşı aldığı bildirilmiştir.
Davacının iddiası, davalı bankanın haksız icra takibi sebebi ile dava dışı bankalarca kredi limitlerinin düşürülmesi ve adının borçlarını ödeyemeyenlere ilişkin kara listeye eklen- mesi sebebi ile maddi ve manevi zarara uğradığına ilişkindir.
Davacı, davalının belirtilen fiili sebebi ile ... bankası tarafından verilen kredi kartına ait kredi limitinin ....TL den ....TL ye indirildiği gibi hem ... Bankası hem de ... tarafından kredi kullanmasını engelleyecek şekilde kara listeye alındığını bildir- miştir.
Mahkememizce ...’a müzekkere yazılarak davacının hakkında takibe girişil- mesi dolayısıyla kendisinin kredi notunun düşürülmesi ya da kendisine kredi verilmesi ile ilgili aleyhine işleme girişilip girişilmediği varsa kredi kartı limitinin azaltılıp azaltılmadığı sorulmuş, ... cevabında “... tarihli bankalar arası bilgi paylaşımında kişi adına sahte başvuru yapıldığı bildirilmiştir. … veri tabanımızda koruma amaçlı kayıt bulun- maktadır. … Kredi notunun düşürülmesine veya kredi verilmesi ile ilgili olumsuz herhangi bir tespit bulunmamaktadır” şeklide cevap verildiği; ... bankası tarafından ise davacının “ kredi kartı limitinin … tarihinde indirildiği” bilgisi verilmiştir
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Davacı her ne kadar davalı bankanın haksız takibi sebebi ile kredi kartı limitinin ....-TL den ....-TL ye düşürüldüğü, adının da borcunu ödeyemeyenler listesine geçirildiği iddiası ile maddi zarara uğradığını iddia etmekte ise de tacir olmadığı anlaşılan davacının bu sebeple fiilen ne kadar zarara uğradığını ispatlamamış olması, davalının, davacı tarafından bu hususun dava dilekçesinde yargılama konusu edilmeyen bir husus olduğunu belirterek iddianın genişletilmesi savunmasında bulunması karşısında davacının maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Davacının hakkında takibe geçilmesi, borçlu listesine adının yazılması onun manevi olarak kişilik haklarının zarara uğraması için yeterlidir. Ancak davacı da hesap kat ihtarlarına itiraz etmemiştir en azından bu yönde bir iddiası yoktur. Yine kimliğinin kaybına ilişkin bir resmi müracaat veya gazete ilanı yaptırdığı iddiasında da değildir. Manevi tazminatın zengin- leştirici olmaması kaydıyla zarara uğrayanın zararının bir nebze olsun giderilmesin sağlayıcı, kendisinde bir huzur duygusu tesis edici nitelikte olması gerekli olup olayın özelliklerine bakılarak belirlenmesi gerekir. Yukarıda belirtilen gerekçe ile davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · ~e-imzalı~ Hakim ... · ~e-imzalı~
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/61, K. 2021/484, 12 Temmuz 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama