KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 16 Mart 2021
- Esas no
- 2020/286 Esas
- Karar no
- 2021/196
- Dava
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 14/07/2020
Karar Metni
1.064 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle. Davalı şirketin ... TL miktarlı ... tanzim ve ... vade tarihli senedi dayanak göstererek müvekkili hakkında eski esası Antalya ... İcra Dairesi ... E. olan daha sonra Antalya ... İcra Dairesinin Antalya Genel İcra Dairesi ile birleşmesi neticesinde yeni esası ...
E. olan takip ile ... tarihinde müvekkil aleyhine takip başlattığını, davalı şirketin icra takibine dayanak gösterdiği senetteki borç ve imzanın müvekkiline ait olmadığını, senet incelendiğinde senet gerekçesine "nakden" yazdığının görüleceğini, müvekkilinin davalı şirketten borç almadığı gibi davalı şirkete senet de vermediğini, icra takibine konu senedin tanzim tarihi olan ... tarihinde müvekkilinin Türkiye'de olmadığını, yurt dışında bulunduğunu, müvekkilinin ülkeye dönüş tarihinin ... olduğunu, ülkeye giriş yaptıktan hemen sonra da cezaevine girdiğini, bu nedenle de senedin vade tarihi olan ...'da Türkiye'de cezaevinde bulunduğunu,
dolayısıyla söz konusu senedin müvekkil tarafından düzenlenmesi ve imza edilmesinin mümkün olmadığını, senedin kambiyo vasfına da haiz olmadığını, ilgili senette bedelin müvekkile nakden ahzolunduğunun yazılı olduğunu, fakat müvekkilinin senedin düzenlenme tarihinde Almanya'da bulunması sebebiyle davalı şirketten nakden borç para alabilmesinin söz konusu olmadığını, ... otelleri gibi bir firmanın akrabası ya da arkadaşı olmayan ve senedi düzenleme tarihinde 20 yaşında olan müvekkile borç vermesinin düşünülemeyeceğini,
muhtemeldir ki davalının ticari kayıt ve defterleri incelendiğinde de söz konusu senet düzenlenme tarihinde kasadan para çıkışına ve senede rastlanmayacağını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak sonuç alınamadığını belirterek Antalya Genel İcra Dairesi ... E Sayılı dosyasının iptali İle ... Tanzim ... Ödeme Tarihli ...
Tl tutarlı senede istinaden davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, ilgili takip dosyasından tahsil edilecek tutarın olması halinde davacıya iadesine, arabuluculuk sürecinde tüm bu hususları anlatmalarına rağmen haksız takip ve alacakta ısrar eden davalı aleyhine en az %40 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle.
Görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında ... başlangıç tarihli bir yıllık kira sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme ile müvekkili şirkete ait otel bünyesindeki halıcı dükkanının davacıya kiralandığının, oluşan ticari ilişkide davacının fatura bedelleri diğer harcamalardan oluşan borcunu ödemediğini, davacının halıları da alarak dükkanı boşalttığının tespiti üzerine kendisinin otele çağrıldığını ve davacının takibe konu senedi imzaladığını, bononun kira sözleşmesinden kaynaklanan davacı tarafça ödenmemiş su ve elektrik faturaları ile diğer giderlere karşılık olduğunu, sunulan kiracı tahliye tutanağı,
anahtar teslim tutanağı ve fesih protokolünden anlaşılacağı üzere davacının cari borcunu ve kira borcunu kabul ettiğini, bu borçlara karşılık takip konusu bonoyu verdiğini, ayrıca bononun sebepten mücerret olup, ispat yükünün davacıya ait olduğunu belirterek davanın reddine, davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde, kira ilişkisini kabul etmeyip, bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını belirtmiş, davalı vekili ise ikinci cevap dilekçesinde bonodaki imzanın davacının bu konuda yetkilendirdiği ...'a ait olduğunu, davacının bu konuda noterde düzenlediği yetki belgesinin olduğunu, kira sözleşmesinin de vekaleten ... tarafından imzalandığını belirtmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davalı vekili tarafından kira sözleşmesi, tahliye taahhütnamesi, tahliye tutanağı, fesih protokolü, borç tutanağı, cari hesap ekstresi, bono sureti, noter yetki belgesi delil olarak sunulmuş, mahkememizce takip dosyası getirtilmiş, davacının nüfus kaydı dosya arasına alınmış, tüm deliller toplanmıştır.
Dava, takip konusu bonoda davacı keşideci adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı iddiasıyla açılmış menfi tespit davasıdır.
Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davalı tarafça davacı aleyhine ... tanzim tarihli, ... vade tarihli, ....-TL bedelli bonoya dayanılarak ferileri ile birlikte toplam ....-TL üzerinden kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe girişildiği örnek no: 10 olan ödeme emrinin davacıya tebliğ edildiği, takibe dayanak senedin lehtarının davalı, keşidecisinin davacı olduğu görülmüştür.
Davalı bononun kira ilişkisi çerçevesinde alındığını söylemekle birlikte davacı taraf cevaba cevap dilekçesinde bu ilişkiyi inkar ettiğinden, uyuşmazlığın TTK'da düzenlenen bonodan kaynaklı olması sebebiyle davada mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır.
Davalının ikinci cevap dilekçesi dikkate alındığında, taraflar arasında bonoda davacı keşideci adına atılı imzanın davacıya ait olmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı, imzanın, davacı tarafça bu konuda yetki verilen ...'a ait olduğunu belirtmiş ve buna ilişkin noterde düzenlenen yetki belgesini sunmuştur. Davalının sunduğu Antalya ...
Noterliği'nce düzenlenen ... tarih ... yevmiye numaralı vekaletnamenin incelenmesinde, davacının çek hariç olmak üzere diğer emre muharrer senetler düzenleme, kambiyo taahhüdünde bulunma, fatura, fiş makbuz kesme, bedellerini tahsil etme, ciro etme gibi birçok konuda ... isimli kişiyi vekil tayin ettiği görülmüştür. Uyap üzerinden alınan nüfus kayıt örneğinin incelenmesinde, davacı tarafça yetkilendirilen kişinin davacının öz babası olduğu anlaşılmaktadır.
Ön inceleme duruşmasında davalının ikinci cevap dilekçesinde dile getirdiği bu savunmaya karşılık davacıdan beyanları sorulmuş, davacı vekili bu konuda süre istemiştir.
Mahkememizce bonodaki imzanın davacı tarafça yetkilendirilen ...'a ait olduğu yönündeki savunmaya karşı beyanda bulunmak üzere davacı vekiline meşruhatlı kesin süre verilmiş, ancak verilen sürede davacı vekilince herhangi bir beyan dilekçesi sunulmamıştır.
Yine davacı taraf davalının sunduğu yetki belgesine de açıkça itiraz etmemiş, mahkememizce noterden yetki belgesinin gönderilmesi istense de belgenin gönderilmesi için gerekli masraf, yapılan tebligata rağmen davacı vekilince yatırılmadığından yetki belgesinin onaylı sureti ilgili noterlikten celp edilememiştir. Davacı vekili ... tarihli duruşmada, müvekkiline ulaşamadıklarından masraf yatırmadıklarını ve beyanda bulunmadıklarını açıklamıştır.
Hal böyle olunca bonodaki imzanın davacı tarafça bu konuda yetkilendirilen ...'a ait olduğuna yönelik davalı savunmasının ve sunulan noter belgesinin aksi, davacı tarafça ileri sürülüp kanıtlanamadığından, bonoda keşideci adına atılı imzanın davacı tarafça bu konuda yetkilendirilen babası tarafından atıldığı,
bono bedelinin ödendiği ile ilgili herhangi bir iddia ortaya atılmadığından davacının sorumluluğunun devam ettiği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiş, mahkememizce verilmiş bir tedbir kararı olmadığından ve bu nedenle koşulları oluşmadığından davalının tazminat talebi reddedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-İmzalı) Hakim ... · (E-İmzalı)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/286, K. 2021/196, 16 Mart 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama