KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 27 Şubat 2024
- Esas no
- 2020/464 Esas
- Karar no
- 2024/168
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
- Dava tarihi
- 06/10/2020
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan davalı ...
Şti.'ne ait ... plakalı araç sürücüsü ...'ın sebebiyet verdiği kaza sonrasında davacı ...'in yaralandığını, müvekkilinin uzun süre yatarak tedavi olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuru yaptıklarını, ancak hiçbir ödeme alamadıklarını, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama ile sonuçlandığını, davacının kalıcı engelliğinin bulunduğunu, tedavi sürecinde ve sonrasında ailenin psikolojik olarak yıprandığını,
...'ın eşi ve küçük çocuğu olan davacılar ... ve ...'ın da ...'ın öleceği korkusundan dolayı büyük bir üzüntü yaşadıklarını belirterek ve fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ... için şimdilik 30.000,00.-TL maddi tazminatın tüm davalılardan, ... için 30.000,00-TL diğer davacılar için ayrı ayrı 10.000,00-TL olmak üzere toplam 50.000,00.-TL manevi tazminatın poliçede manevi tazminat şartı olması halinde tüm davalılardan, olmaması halinde diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davacı vekili ön inceleme duruşmasındaki beyanında davasının sürekli iş göremezlik zararına dayalı olduğunu açıklamıştır.
Davalı sigorta şirketine usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı sigorta şirketinin vekilinin ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle;Davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, müvekkili şirketin teminat limiti ile ve sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini, müvekkili şirketinin başvuru tarihinden itibaren sorumlu olduğunu, bu sebeple ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini belirterek davanın reddine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirkete usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı şirket vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; Müvekkiline dava dilekçesinin ve tensip zaptının usulüne uygun olarak tebliğ edilmediğini, tebligatı teslim alan kişinin müvekkili şirket çalışanı olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ve davacıların sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini belirterek davanın reddine, davanın ... A.Ş.'ye ihbarına, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ' a usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş, ancak davalı davaya cevap vermemiş ve duruşmalara katılmamıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davalı sigorta şirketi tarafından ZMMS poliçesi, davalı ... Şti. Vekil tarafından poliçe delil olarak sunulmuş, mahkememizce davalı sigorta şirketinden sigorta poliçesi örneği ve hasar dosyası, ilgili hastanelerden davacının tedavi evrakları getirtilmiş, ceza dosyası celp edilmiş, tarafların sosyal ekonomik durumu araştırılmış, maluliyet ve aktüer raporu aldırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1, 85/1 ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.1 maddesi uyarınca trafik kazasından kaynaklı bedensel zararın (sürekli iş gücü kaybı) ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 91/1. maddesinde işletenlerin bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarını karşılamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu, bir motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne kadar veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olması nedeniyle sigortacının sorumlu olacağı düzenlenmiştir.
KTK'nın 109, TCK'nın 89 ve 66/1-e maddeleri uyarınca kaza tarihinden itibaren 8 yıllık olan uzamış ceza zaman aşımı süresi geçmediğinden davalı sigorta şirketinin zaman aşımı itirazı reddedilmiştir.
Olaya ilişkin Konya ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde davalı ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan hakkında kamu davası açıldığı, davacının da müştekiler arasında yer aldığı, Ankara ATK Trafik İhtisas kurulundan alınan ... tarihli kusur raporuna göre sanık ...' ın tam kusurlu olduğu, davanın derdest olduğu anlaşılmıştır.
Ceza Mahkemesinde alınan bu rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapor somut verilere dayalı ve denetime açık olması sebebiyle mahkememizce hüküm verilirken dikkate alınmış, kusur konusunda yeniden inceleme yapılmamıştır.
Tüm deliller toplandıktan sonra kaza tarihinde yürürlükte olan özürlülük ölçütü sınıflandırılması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmeliklerine göre davacı ...'ın sürekli sakatlık oranının tespiti için dosya İstanbul ATK ... İhtisas Kurulu'na gönderilmiş, alınan raporda, davacının tüm vücut engellilik oranının %8 olduğunun ve iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin belirtildiği görülmüştür.
Mahkememizce aktüer uzmanından alınan 05/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi,%10 artırım ve iskonto yöntemi esas alınarak hesaplama yapıldığı, davacının geçici iş göremezlik zararının 14.586,44 TL, sürekli iş göremezlik zararının 213.253,88 TL olduğu hususlarının belirtildiği görülmüştür.
Davacı vekili ... tarihli dilekçesi ile; dava dilekçesinde 30.000,00-TL maddi tazminat talep ettiklerini, rapor doğrultusunda taleplerini geçici ve sürekli iş göremezlik zararları toplamı olan 227.840,32-TL'ye arttırdıklarını, manevi tazminat talebi konusunda ihbar olunan sigorta şirketi ile sulh olduklarını, ödemenin yapıldığını, buna ilişkin sulh anlaşmasını sunduklarını belirtmiş gerekli harcı yatırmıştır.
Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; olay günü davalı ... şirketine ait davalı ...'in sevk ve idaresinde bulunan ... plaka sayılı otobüsün ... istikametine seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek yol dışına çıkıp devrilmesi sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen tek taraflı bu kazada davalının yola gereken dikkatini vermemesi sebebi ile tam kusurlu olduğu, otobüste yolcu bulunan davacı ...' ın %8 oranında sürekli malul kalacak şekilde yaralandığı, otobüsün kaza tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu,
poliçenin kaza tarihi itibariyle geçerli olduğu, bu itibarla davacının uğradığı maddi zararı için sürücü, işleten ve sigortacı olan davalılara başvurusunda haklı olduğu, alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan mevzuat hükümlerine göre hazırlanmış olması sebebiyle dikkate alınması gerektiği, bu rapor doğrultusunda hazırlanan denetime elverişli ve hüküm kurmaya yeterli bulunan aktüer uzmanı raporu doğrultusunda ve bedel arttırım dilekçesi dikkate alınarak davacının sürekli iş göremezlik zararına dayalı maddi tazminat davasının kabul edilmesi gerektiği,
geçici iş göremezlik talebi yönünden ise davacının ön inceleme duruşmasında davasının sadece kalıcı iş gücü kaybına dayalı olduğunu açıklaması sebebi ile geçici iş göremezlik zararına yönelik usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davadan önce davalı sigorta şirketine yapılan başvurunun hangi tarihte tebliğ edildiği belli olmamakla birlikte sigorta şirketinin ... tarihli cevap yazısı uyarınca tebliğin en geç bu tarihte yapıldığı kabul edilerek yasal on beş günlük süre sonrası davalı sigorta şirketinin ... tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşılmakla bu davalı yönünden faize bu tarihten, diğer davalılar yönünden haksız fiil hükümlerine göre faizin kaza tarihinden itibaren hükmetmek gerekmiştir.
Manevi tazminat davası yönünden; davacı vekilinin ... tarihli bedel arttırım dilekçesindeki beyanları ve sunduğu ibraname ve sulh sözleşmesi başlıklı belge ile ihbar olunan ... A.Ş'nin ... tarihli dilekçesi dikkate alındığında, ihbar olunan sigorta şirketi tarafından davacılara manevi tazminat olarak yargılama giderleri dahil yapılan ödeme karşılığında tarafların sulh olduğu anlaşılmakla bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına, karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (E-imzalıdır) Hakim ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/464, K. 2024/168, 27 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama