KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2021
- Esas no
- 2020/483 Esas
- Karar no
- 2021/749
- Dava
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 09/10/2020
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkil şirket tarafından satılıp davalıya teslim edilen mallar için düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini, tahsili için girişilen takibe de icra dairesinin yetkisi ve borç yönünden itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve tazminata hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili hakkında girişen takip sebebiyle açılan itirazın iptali davasında müvekkili adresi olan Biga Asliye Hukuk Mahkemesinde açılması gerektiğini, davacı şirketin ...AŞ olarak faaliyetini sürdürdüğü sırada ...
Antalya Aş ile birleştiğini ve bu birleşmenin müvekkillerine bildirildiğini, ... tarihi itibariyle tüm ticari bakiyelerin davacı adına virman yapıldığı, ... tarihli şirketler arasında yapılan mutabakatta müvekkili şirket borç bakiyesinin 263.241,33 TL olduğunda mutabakata varıldığını, bundan sonra çeklerle yapılan ödeme sonucu müvekkilinin bakiye borcunun 21.172,59 TL kaldığı, davacının müvekkili tarafından ödemeler yapılmaktayken bu kez müvekkiline gönderdiği ihtarname ile 192.242,39 TL vaade farkından kaynaklanan fatura düzenleyip ödenmesi için ihtarname çıkardığını, oysa vade farkı hakkında fatura düzenlenebilmesi için TDK 131.
Maddesine göre taraflar arasında buna imkan veren bir sözleşmenin yapılmış olması gerektiğini, dolayısıyla asıl borç sona erdiğinde vade farkı talep etmeyen davacının sonradan ihtarname göndermesi ya da bunun için bir fatura düzenlemesinin mümkün olmadığını, davacının talep ettiği 43.406,03 TL nin bu vade farkına ilişkin olduğunu, davacının ancak ihtar tarihinden itibaren vade farkı talep edebileceğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı bilahare verdiği dilekçesinde, talep edilen toplam alacağın 21.173,65 TL sinin bedeli ödenmeyip davalıya teslim edilen mallara ilişkin olduğu, 22.232,38 TL sinin ise vade farkına ilişkin olduğu, vade farkı için % 5 faiz oranı uygulandığı belirtilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ekine; ... tarihi itibariyle davacıya 263.242,39 TL borcu kaldığına ilişkin mutabakat belgesine, davacının düzenlediği vade farkına ilişkin 4 adet fatura örneği dosyaya sunulmuştur.
İcra dosyası incelendiğinde davalı alacaklı şirket tarafından ... tarihinde davalı borçlu şirket hakkında 43.406,03 TL asıl alacak 1.721,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 45.127,03 TL alacak için genel haciz yolu ile girişilen icra takibine davanın icra dairesinin yetkisine, borca ve ferilerine yaptığı itiraz üzerine takibin durduğu görülmüştür.
Davacı alacağının dayanağı olan fatura ve sevk irsaliyelerinin birer örneğini dosyaya sunmuş yine müvekkili kurumun her işlemde müşterisinin siparişine ilişkin düzenlendiğini belirttiği sözleşme örneğini sunmuş, bu sözleşme örneği incelendiğinde 10. Maddesinde "karşılıksız çek ve protesto edilen senetler ibraz edildiğinde naklen ödenecektir. Aksi halde vade tarihinden itibaren aylık % 5 gecikme faizi uygulanır." yine "işbu sözleşmede vade alıcıya teslim tarihinden itibaren başlayacaktır." ibarelerinin geçtiği ancak bu sözleşmede davalının herhangi bir imzasının olmadığı görülmüştür.
Yine davacı mahkememizin davalıya gönderilen ödemeye ilişkin tebligat mazbatasının bir örneğini sunmuş, ihbar tarihinin ... olduğu görülmüştür.
Mahkememizce davalı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan incelemede davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalı defterlerine göre davacının bakiye borcunun 21.172,59 TL olduğunu (davacının iddiası ile karşılaştırıldığında aradaki farkın 1,06 TL olduğu) davalının defterlerine göre ihtarname tarihinin ... oluşu itibariyle bu tarihte ki borcunun 71.172,59 TL olduğu, takip tarihi itibariyle 37.112,03 TL cari hesap borcu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizce yapılan değerlendirmede: Mahkememizce yapılan değerlendirmede taraflar arasında davacının davalıdan sattığı ürün bedelinden dolayı alacağı olduğu konusunda uyuşmazlık yoktur. Uyuşmazlık sadece bunun miktarının 1,06 TL sine tekabül etmektedir. Mahkememiz davalı defterlerindeki kayda itibar etmiştir.
Bundan sonra davacının talep ettiği vade farkı alacağının davalıdan istenip istenemeyeceği konusuna gelince davacı dayanağı olduğunu belirttiği sözleşme örneğini dosyaya sunmuş ise de bu sözleşme örneğinde davalının imzasının olmadığı görülmüştür. Bu durumda malın teslimi tarihinden itibaren aylık % 5 oranında vade farkı talep edilmesinin bir dayanağının olmadığı ortaya çıkmıştır.
Bu takdirde davacının talep edebileceği vade farkından kaynaklanan faiz alacağının ne kadar olduğu sorunu ortaya çıkmıştır.
Hükme esas alınan bilirkişi ... ın raporuna göre iddianamenin tebliğ tarihine göre takip tarihi arasında tebliğ tarihindeki borç üzerinden yapılan hesaplamada davacının talep edebileceği faiz miktarının 15.939,44 TL olacağı anlaşıldığından davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekmiş, bu hesaplamaların davalı defteri üzerinden yapılabilir olması karşısında alacak likit bulunup itiraz haksız görüldüğünden tazminata hükmedilmiş, yine reddedilen miktar asıl alacak itibariyle 6.294,00 TL olduğundan bu miktar üzerinden belirlenen tazminatta davalı lehine hükme geçirilmiştir.
Katip ... · ~e-imzalı~ Hakim ... · ~e-imzalı~
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/483, K. 2021/749, 15 Kasım 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama