KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2022
- Dosya no
- 2020/679
- Karar no
- 2022/337
- Dava
- TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 28/12/2020
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT (Trafik Kazasından Kaynaklanan) davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda:
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;24/10/2020 tarihinde, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ...A.Ş.'ye ait ...plakalı aracın müvekkiline ait dava dışı sürücü ...idaresindeki ... plakalı araca geri geri çarpması sonucunda trafik kazası meydana geldiğini, araçtaki hasarın kasko şirketi olan ...Sigorta A.Ş. Tarafından karşılandığını, davalı ... A.Ş.
Tarafından sigortalanan ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası poliçesi uyarınca maddi zararların tazmini için ihtarname gönderildiğini, 1.203,60.-TL'lik bir ödenme yapıldığını, ancak bu tutarın aracın değer kaybını karşılamadığı sebebiyle arabuluculuğa başvurulsa da anlaşmanın sağlanamadığını, bu sepele fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500,00.-TL değer kaybının işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan tazminini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasını, talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevabında; kazaya karışan ...plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, teminat limitinin 41.000,00.-TL ile sınırlı olduğunu, değer kaybı için davacı tarafa 1.203,60.-TL ödendiğini, hesaplama yapılırken poliçe başlangıç veya hasar tarihinde yürürlükte olan hukuk kurallarının uygulanması gerektiğini, dolayısıyla ZMMS genel şartlarında belirtilen hesaplama yöntemine göre hesaplama yapılması gerektiğini, kusur durumunun da tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Davalı ...Otomotiv Tic.
Ve San A.Ş. vekili cevabında; kendilerine hiçbir belge tebliğ edilmediğini, mahkemenin yetkili olmadığını, müvekkilinin ikameti olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davaya konu aracın dava dışı ...isimli şahsa kiraya verildiğini, bu nedenle kendilerine husumet düşmediğinden davanın husumet yönünden reddini karar verilmesi gerektiğini, kira sözleşmesinden kaynaklı iş bu davanın Sulh Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, görev itirazında da bulunduklarını, sigorta firmalarına başvurulması halinde durumun çözülebileceğini, davanın belirsiz alacak davası olarak görülebilmesinin mümkün olmadığını,
yapılan düzenlemeler ile değer kaybı hesaplamalarının formülize edildiğini, hesaplanabilir hale geldiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME
Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, hasar dosyası ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Uyuşmazlık; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarının (değer kaybı) ne olduğu konusunda toplanmaktadır. Olaya ilişkin hasar dosyası, alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;
Dosyaya sunulan ve taraflar arasında ihtilafsız Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit tutanağına göre 24/10/2020 tarihinde, dava dışı ...'ün sevk ve idaresindeki ...A.Ş.'ye ait ... plakalı aracın, mülkiyeti davacıya ait olan ancak dava dışı sürücü ... tarafından sevk ve idare edilen ... plakalı araca geri geri hareket halindeyken çarptığı, tutanakta tarafların beyanlarının da bu yönde olduğu, buna göre mülkiyeti davalı ...
A.Ş.'ye ait, diğer davalı sigorta şirketine 01/06/2020 - 01/06/2021 tarihleri arasında ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın dava dışı sürücüsü ...'ün 2918 sayılı KTK.nun 67, 84 ve yönetmeliğin 137.maddesi dikkate alındığında tam kusurlu olduğu, davacıla ait söz konusu aracı kullanan sürücünün kusurunun olmadığı kabul edilmiştir. Bilirkişi kurulunun da bu yöndeki görüşüne itibar etmemek için bir neden görülmemiştir.
Söz konusu kaza nedeniyle davalı sigorta şirketinin davacı tarafa değer kaybı için 1.203,60.-TL ödeme yaptığı tarafların kabulündedir. Bu konuda zaten bir tartışma da bulunmamaktadır. Davacı taraf değer kayıplarının çok daha yüksek olduğunu, eksik ödeme yapıldığını savunmaktadır. Alınan bilirkişi raporunda değer kaybının gerekçeli ve doyurucu bir araştırma yapılarak 2.000,00.-TL olduğu belirlenmiştir.
Rapor incelendiğinde bulunan miktarın yeterince gerekçelendirildiği, araştırmaların yapıldığı, değer kaybının esas alındığı hasar miktarı ve oranının tartışıldığı gözlenmektedir. Bu nedenle raporla belirlenen miktar makul ve mantıklı bulunmuş, rapora itibar edilmiştir. Buna göre daha önce ödenen miktar düşüldüğünde davacı tarafın talep edebileceği değer kaybı farkının 796,40.-TL olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekili de bu miktarlar üzerinden 11/04/2022 tarihinde davasını ıslah etmiş talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak arttırmış ve harcını yatırmış, müddeabih değerinin 500,00 TL’sine dava tarihinden, ıslah edilen tutar olan 296,40-TL’ye ise ıslah tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Her ne kadar davacı vekilinin verdiği talep sonucunu arttıran, ıslah konulu dilekçe vermiş ise de; tazminat miktarının davanın başında belirlenebilir nitelikte olmaması nedeniyle dava belirsiz tazminat davasıdır. Yapılan yargılama sonunda tazminat miktarı belirlenebilir hale geldiğinden, tazminat miktarı somutlaştırılarak belirli hale getirilmiştir. Aslında teknik manada bir ıslah bulunmayıp, belirsiz tazminat talebi, belirli hale getirilmiştir. Ancak davacı vekilinin faiz başlangıcı yönünden talebi mahkemeyi bağladığından talebi gibi karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
KATİP ... · (E-imzalıdır) HAKİM ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/679, K. 2022/337, 11 Mayıs 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama