KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Mart 2025
- Esas no
- 2024/366 Esas
- Karar no
- 2025/297
- Dava
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/05/2024
Karar Metni
1.462 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle.
Müvekkiline sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını,... plakalı aracın davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığını, kaza sonucu müvekkiline ait ... plakalı aracın değer kaybına uğradığını, kaza anı ile ilgili fotoğraf ve kazaya karışan sürücü beyanlarında müvekkilinin haklı olduğunu, araçta oluşan değer kaybının tespiti için uzman görüşüne başvurulduğunu, Uzman Makine Mühendisi ... tarafından sunulan uzman rapor görüşünde müvekkilinin ...-TL değer kaybının meydana geldiğini, müvekkiline ait aracın tamiri sürceinde davalı tarafından eksper atandığını, eksper tarafından hasar dosyasının oluşturulduğunu,
alınacak tazminatın davalı şirkete başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini, işbu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket aleyhine açılan davalarda yetkili mahkemelerin ...
Mahkemelerinin olduğunu, uyuşmazlık konusu kazaya karışan... plakalı araç müvekkili şirket tarafından sigortalandığını, dava konusu kazanın ... tarihinde meydana geldiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile poliçe limitilerinin maddi hasar araç başına ...-TL olduğunu, yapılan inceleme ve kontrollerde davacının aracında ...-TL değer kaybı hesaplandığını ve bu tutarın ... tarihinde işbu davadan önce davacı vekili olan ...'ya ödendiğini, hasarın ihbarına ilişkin müvekkil şirket nezdinde hasar dosyası açıldığını, hasarın maddi boyutunun tespiti için ekspertiz atandığını,
işbu nedenle kazaya ilişkin başvurunun aracının onarımı için toplam ...-TL maddi hasar ödemesinin yapıldığını, ... tarihinde ...'a ...-TL ve ... tarihinde ...'a ...-TL ödemeler yapıldığını, müvekkili şirkete usulüne uygun başvuruda bulunulmadığını, zamanaşımı talebinin olduğunu, ekspertiz raporundaki kalemler fahiş olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı tarafça fatura ibraz edilmediğinden kdv talebinin haksız olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirket aleyhine tazminata hükmedilecek olması durumunda iskonto dahil hesaplanmanın dikkate alınması gerektiğini,
kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ile ve poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, davacının avans faizi talebi yerinde olmadığında davanın reddini, mahkememizin görevli mahkeme olmadığından davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine ve davanın usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Davacı vekili tarafından arabuculuk tutanağı, ekspertiz raporu, e fatura sureti, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruyu, sigorta poliçesi, kaza tespit tutanağı, araçların ruhsat bilgileri, kazaya karışan kişilerin ehliyet fotokobileri, kaza yeri görüntü kayıtları, aracın tamirine ilişkin görüntü kayıtları, noterlik makbuzu, davalı vekili tarafından ödeme dekontları, sigorta poliçesi ve ekspertiz rapor evrakları delil olarak sunulmuş, mahkememizce davalı sigorta şirketinden hasar dosyası, davacının tramer kayıtları istenilmiş dosyamız arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılarak tüm deliller toplanmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ve hasar farkı bedelinin tahsiline yönelik maddi tazminat davasıdır.
Tarafların gösterdikleri deliller toplandıktan sonra dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup, alınan ... tarihli raporda özetle; ... plakalı otomobil sürücüsü ... iki yönlü trafiğin işlediği tali yol konumunda olan ... Caddesi üzerinden seyir halinde iken ana yol konumunda bulunan bölünmüş tek yönlü trafiğin işlediği ...
Caddesinin kesiştiği kavşak girişinde bulunan dur trafik işaret ve levhasını dikkate almadan, geçiş önceliği olan araçlara ilk geçiş hakkını vermeden dikkatsiz tedbirsiz şekilde kavşağa mevcut hızıyla kavşağa giriş yaparak geçtiği sırada meydana gelen kazanın oluşumunda 2918 KTK madde 52/1-a, madde 47/1-c, madde 57/1-a ve 84/h maddelerine dikkat ve özeni göstermeyerek tamamen hatalı davranışı sonucu kazanın meydana geldiğini, ... plakalı otomobil sürücüsü ... meydana gelen kazanın oluşumunda etken hal ve hareketinin bulunmadığını, sürücü ...'ün tamamen hatalı davranışı sonucu kaza meydana geldiği,
bakiye hasar bedeli, değer kaybı bedeli ve araç mahrumiyet bedeli yönünden davaya konu ... plakalı aracın hasar bedelinin kdv dahil ...-TL olduğunu, araçta değişimi gereken tüm parçalar orjinalleri ile değiştiğinden bakiye hasar bedelinin bulunmadığını, araçta oluşan değer kaybı bedelinin ...-TL olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen ...-TL tenzili sonrası bakiye değer kaybı bedelinin ...-TL olduğunu, aracın değişen parçaların adedi, niteliği ile temin süresi ve yapılan onarım işlemleri göz önünde bulundurularak makul onarım süresinin 15 iş günü olduğunu,
Antalya Bilirkişilik Bölge Kurulunun kararı doğrultusunda araç mahrumiyet bedeli konusunda taraflarınca hesaplama yapılamayacağı görüş ve kanaatine vardıklarını belirttikleri görülmüştür. Bilirkişi heyet raporunun gerekçeli, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu kabul edilmiştir.
Davacı vekilinin ... tarihli dava değer arttırım dilekçesinde özetle; davanın belirsiz alacak davası olduğunu, ...-TL değer kaybı için ...-TL hasar tazminatı için toplamda dava değerinin ...-TL olduğunu, bilirkişi raporuna göre ...-TL değer kaybının ...-TL olduğunu, işbu nedenle ...-TL arttırıldığını, davalı sigorta şirketine tebliğini, dava değerinin ...-TL olduğunu, kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı sigorta şirketine yükletilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılamam, toplanan deliller, benimsene bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; ... tarihinde davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait araç sürücüsünün 2918 KTK madde 52/1-a, madde 47/1-c, madde 57/1-a ve 84/h maddelerine dikkat ve özeni göstermeyerek tamamen hatalı davranışı sonucu dava konusu trafik kazasının meydana geldiği, davacının kazada herhangi bir kusuru bulunmadığı, kaza nedeniyle aracın hasarlandığı ve değer kaybına uğradığı,
araçta oluşan değer kaybı bedelinin sigorta şirketince ödenmiş olan değer kaybı bedelinin tenzili sonrası bakiye ...-TL değer kaybı bedelinin bulunduğu, araçta değişimi gereken tüm parçalar orjinalleri ile değiştiğinden bakiye hasar bedelinin bulunmadığını anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır.
Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır. ( Emsal nitelikte Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/2615 Esas - 2024/7426 Karar sayılı ilamı )
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği anlaşılmakla davacı üzerine bırakılmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Katip ... · (e-imzalıdır) Hakim ... · (e-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/366, K. 2025/297, 25 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama