KÜNYE
T.C. Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2024
- Esas no
- 2024/527 Esas
- Karar no
- 2024/574
- Dava
- Tazminat
- Dava tarihi
- 28/12/2023
Karar Metni
702 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili Antalya ...
Tüketici Mahkemesine verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı taraftan ... tarihinde ... plakalı ... marka aracı noterden düzenledikleri sözleşme ile satın aldığını, aracı satın alırken davalı aracın motor aksamında ve yürüyen aksamında, şanzımanında sorun olmadığını, bakımlarının yeni yapıldığını, aracın sorunsuz olduğunu masraf çıkarmayacağını belirttiğini, müvekkilinin daa konusu aracı aldıktan sonra aracın motorunda sorun olduğunu farkettiğini, ... servisine götürdüğünde aracın yağında katkı maddeleri olduğunun tespit edildiğini, araç için müvekkilinin masraflar yapmak zorunda kaldığını belirterek,
ıslah etme hakları saklı kalmak kaydıyla araç satış sözleşme tarihi olan ... tarihinden itibaren olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte; ....-TL servis ve malzeme ücreti, ...-TL ulaşım bedeli, ...-TL ... ilinden ... ilçesine ulaşım bedeli, ...-TL dava konusu araç ticari yönden alındığından dolayı 16 günlük ikame araç bedeli ve ticarethanelerindeki maddi zarar bedeli olarak toplamda ...-TL maddi tazminat talebimizin davalı yandan alınarak davacıya ödenmesine,
müvekkilinin uğramış olduğu manevi zararlar için ... tarihinden itibaren olmak üzere bankalarca uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalı yandan ...-TL manevi tazminatın alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle dava konusu edilen aracın davacının ticari işletmesi için satın almış olduğu bir araç olduğunu, bu nedenle görevli mahkemelerin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle görev itirazlarının bulunduğunu, davacının iddia ettiği ayıbın müvekkiline ihbarına ilişkin herhangi bir ihtarname söz konusu olmadığı gibi, araçtaki ayıbın varlığının müvekkilimize bildirildiğine dair de en ufak bir delilin de söz konusu olmadığını, haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde ticari davalar belirlenmiş olup, 5. Maddede ticari davalara Ticaret Mahkemelerince bakılacağı düzenlenmiştir. Mahkemelerin görevlerini belirleyen usul hukuku kuralları kamu düzenine ilişkin olup, davaya bakan mahkeme görevli olup olmadığı hususunu kendiliğinden değerlendirmelidir.
Mutlak ticari davalar yanında nisbi ticari davalar da bulunup, TTK'nun 4 maddesi 1 bendine göre, bir davanın nisbi ticari dava sayılabilmesi için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekir. Maddedeki ticari işletme kavramının neyi ifade ettiği hususunun değerlendirilmesi gerekmektedir. 6102 Sayılı TTK'nun 11 maddesinde ticari işletme tanımı yapılmış ticari işletme ile esnaf arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkartılacak kararnamede gösterilir hükmüne binaen, 21/07/2007 tarih 26589 sayılı resmi gazetede yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu kararı ile esnaf, sanatkar ve tacir sanayici ayrımı belirlenmiştir.
Mahkememizce tarafların tacir olup olmadığının tespiti için Gelir İdaresi Başkanlığı'na, Ticaret Sicili Müdürlüğüne, Ticaret ve Sanayi Odası'na ve Esnaf ve Sanatkarlar Odasına müzekkereler yazılmış olup, cevabi yazılarda tarafların yolcu taşımacılığı yaptıkları, vergi kaydının olduğu, ancak basit usulde vergilendirilmeleri ve Gelir Vergisi Kanununa 7338 sayılı kanun ile eklenen mükerrer 20/A maddesine göre gelir vergisinden istisna edildikleri, ticaret sicil kaydının ve tacir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Yukarıdaki tespitlere göre, tarafların tacir olduğuna dair bir belgenin mevcut olmadığı, ticaret sicil müdürlüğünce gönderilen cevaba göre tarafların tacir kaydına rastlanmadığı, vergi dairesi müdürlüğünce gönderilen yazıda tarafların basit usulde vergilendirildikleri ve esnaf ve sanatkar sicil müdürlüğü cevabi yazısından esnaf odasına kayıtlı oldukları, TTK 4.maddesi anlamında mutlak ve nispi ticari davanın söz konusu olmadığı anlaşılmaktadır.
Görev hususunun kamu düzenine ilişkin olup yorum yolu ile genişletilemeyeceği, tarafların tacir olmaması ve davanın da mutlak ticari dava özelliğinin bulunmaması nedeniyle mahkememizin görevsizliğine, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi edilmiştir.
Katip ... · (E-imzalıdır) Hakim ... · (E-imzalıdır)
Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/527, K. 2024/574, 20 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama