KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2020
- Esas no
- 2018/627 Esas
- Karar no
- 2020/678
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 25/09/2018
Karar Metni
1.120 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı banka vekili dava dilekçesinde özetle, vekil eden banka ile dava dışı şirket arasında Ticari Kartlar Sözleşmesi akdedildiğini, davalıların müşterek ve müteselsilen, ...
TL limitle ve ... tarihinden itibaren 10 yıl süre ile kefil olmayı kabul ettiklerini, iş bu sözleşme gereği dava dışı şirkete Kredili Mevduat hesabı kullandırıldığını ancak dava dışı şirketin borcunu ödemediğini, bunun üzerine ödeme ihtarının gönderildiğini, borcun ödenmesi için süre verildiğini ancak dava dışı şirketin ihtarnamede bildirilen borca itiraz ettiğini, borcun ödememekle direnilmesi üzerine Antalya ...
İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile icra takibi yapıldığını, ancak davalılar tarafından şirketin tüm aktif ve pasifleriyle paylarını devrettiklerini, şahsi kefaletlerinin sona erdiğini, bu sebeple borçtan sorumlu olmadıklarını belirterek itiraz ettiklerini, yapılan itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, davalıların öncelikle borçtan sorumlukları şirket ortağı olmaları sebebiyle değil müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girmeleri sebebiyle doğmakta olduğunu, açıklanan gerekçeyle şirketin paylarını tüm aktif ve pasifiyle devretmeleri borçtan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağını,
bu nedenle davalıarının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar cevap dilekçesinde özetle; Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E.sayılı dosya için hazırlanmış bilirkişi raporuna atıfta bulunarak, ... tarihinde borç bakiyesi bulunmayan KMH kapsamında ... tarihinden itibaren kullanılmaya başladığını, bahsedilen borçların dava dışı ... ile ...'in ... tarihli ve ... ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesine dayanılarak verildiği görünmekte olduğunu, davacı banka ile dava dışı şirket arasında ... tarihinde Genel Kredi Sözleşmesi, ... tarihinde ise Ticari Kart Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerin kefillerinin ... tarihinde şirket hisselerini devrettiği ... ile ... olduğunun anlaşıldığını belirterek davanın iptalini talep etmişlerdir.
Dava: Ticari kartlar sözleşmesinden doğan alacağın tahsili için bşalatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davaısıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık: takip tarihi itibariyle ticari kartlar sözleşmesi çerçevesinde davalının borçlu olup olmadığı, borçlu ise miktarı hususlarındadır.
Dosya içerisine, Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyası celp edilmiş, Bankacı bilirkişilerden rapor aldırılmıştır.
Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklı ... tarafından borçlular, ..., ..., ..., ..., ... aleyhinde; ... tarihli ... TL bedelli kredi sözleşmesine istinaden ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... tL BSMV faizi olmak üzere toplam ...-TL alacağın tahsili amacıyla icra takibine girişildiği, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği , borçlular ... ve ...’in takibe itiraz ettiği ve takibin bu borçlular yönünden durdurulduğu anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...’in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak; davalıların davacı banka ile asıl borçlu şirket arasında imzalanan ... tarihli ticari kart sözleşmesi ile yine aynı tarihli kefalet taahhütnameleri hükümleri gereği, dava konusu kredili mevduat hesabı borcundan sorumlu tutulabilmeleri için, ilgili hesabın, asıl borçlu şirketin değişen ortaklık yapısı sonrası yeni paydaşlarla imzalanan genel kredi sözleşmesi tarihi ... öncesinde açılmış olması gerektiği, dosya içeriği ile bu hususun davacı bankaca kanıtlanamadığı ve bu nedenle davalıların dava konusu kredili mevduat hesabı borcundan sorumlu olmadıkları,
sayın mahkemenin aksi yönde hüküm kurması halinde ise, davalıların takip tarihi itibariyle davacı bankaya ...-TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL BSMV toplamında ... TL borçlu oldukları, ancak asıl alacak ... TL olarak hesaplandığı için davacı bankanın davalılardan takipte talep edebileceği tutarların ...-TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, (talep gibi) ve ...
TL BSMV (talep gibi) toplamında ...-TL olduğu, yasal düzenlemeler gereği kredili mevduat hesaplama ve kurumsal kredi kartları dahil olmak üzere tüm kredi kartı işlemlerine uygulanacak akdi ve gecikme faiz oranları, TCMB’nın 3 ayda bir belirlediği akdi ve gecikme faiz oranlarının üzerinde olmayacağı için, davacı bankanın yıllık %28,50 temerrüt faiz oranı talebinin yerinde olmadığı,
ilgili oranın temerrüt ve takip tarihi itibariyle yıllık %28,08 olduğu ve takipten tahsile kadar olan süreçte, oranın düşmesi halinde asıl alacağa düşen oranın uygulanması gerektiği, takipten tahsile kadar olan süreçte oranın düşmesi halinde asıl alacağa düşen oranın uygulanması gerektiği, takipten tahsile kadar olan süreçte oranın düşmesi halinde asıl alacağa düşen oranın uygulanması gerektiği, takipten tahsile kadar olan süreçte, oranın düşmesi halinde asıl alacağa düşen oranın uygulanması gerektiği sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Bankacı bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda sonuç olarak. Dava dışı borçlu şirkete davacı banka tarafından ... tarihli ... ... numaralı Ticari Kart Sözleşmesi kapsamında kredili mevduat hesabı kullandırıldığı ve ... tarihli kefalet sözleşmesi kapsamında davalı kefilleri sorumlu tuttuklarını, davalıların sözleşme kapsamında davalı kefillerin ...
TL limitle 10 yıl süre ile kefil olmayı kabul ettiklerini belirttiğini, dava dosyasına sunulan belgelerin incelenmesi sonucunda da davalı kefillerin ...
TL limitle 10 yıl süre ile kefil olmayı kabul ettiklerinin tespit edildiğini, fakat dava dosyasına sunulmayan sözleşmeler, kredili mevduat açılış bilgileri ve açılış tarihten itibaren başlayan hesap hareketlerinin banka şubesinden temin edilip incelenmesinden sonra kmh hesabının ... tarihinde açılmış olduğu, hesap açılmadan önce davacı banka ile dava dışı şirket arasında ... tarihli ... ... numaralı Ticari Kart Sözleşmesi ve kefalet sözleşmesi, ... tarihli ... ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi imzalandığı,
kmh hesabı açıldıktan sonra yine aynı yıl içinde ... tarihli ... ... numaralı Genel Kredi Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi ve ... tarihli ... ... numaralı Ticari Kart Sözleşmesi ve Kefalet Sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmelerin hiçbirinde davalı kefillerin kefaletlerinin bulunmadıklarının tespit edildiği, bu nedenle de kmh hesabının 2015 yılında alınan sözleşmelere istinaden açıldığı ve davalıların dava konusu kredili mevduat hesabından sorumluluklarının bulunmadığı kanaatine varıldığı, ayrıca yüksek mahkemeni bir çok kararında da görüleceği üzere kredi alacağının hangi sözleşmeden doğduğunun saptanması,
kredi alacağının davalının imzasını taşıyan sözleşmeden doğduğu tespit edilirse kefalet sorumluluğunun devam ettiğine karar verilmesi gerektiğinin belirtildiği, (19. Hukuk Dairesi 11/12/2014 tarih 2014/12709 esas-2014/17904 karar) fakat davalıların sorumlu tutulmaları halinde raporunda hesaplamış olduğu üzere ...-TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi faiz, ...
TL işlemiş gider vergisi olmak üzere takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarının ...-TL olduğu görüş ve kanaatine varıldığının bildirildiği anlaşılmıştır.
Davalılar ile davacı banka arasında ... tarihli ticari kart sözleşmesi ve kefalet sözleşmesinin akdedildiği ancak davaya konu alacak ise kredili mevduat hesabından kaynaklandığı ve kredili mevduat hesabının da 2015 yılında akdolunan sözleşmelere istinaden açıldığı ve bu sözleşmelerde davalı kefillerin kefaletinin bulunmadığı, Yargıtay 19. HD 23/05/2016 tarihli 2016/5063 E. - 2016/9101 K. Sayılı ilamında da belirtildiği gibi kredi alacağı davalının imzasını taşımayan sözleşmeden doğuyor ise davalı kefillerin iş bu sözleşmeler ile verilen kredilerden sorumlu tutulması mümkün değildir.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; mahkememizce de itibar edilen bilirkişi raporundaki tespitler doğrultusunda takip ve dava konusu edilen kredi sözleşmeleri yönünden davalının kefalet sorumluluğunun bulunmadığı, davacı banka tarafından sonraki tarihli dava dışı şirkete kredi sözleşmeleri ile kredi kullandırıldığı ve davalıdan başkaca kefillerin kefalet imzalarının alındığı anlaşılmakla sübuta ermeyen davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Katip ... · E-imzalıdır Hakim ... · E-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/627, K. 2020/678, 25 Aralık 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama