KÜNYE
T.C. Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 17 Kasım 2020
- Esas no
- 2019/105 Esas
- Karar no
- 2020/596
- Dava
- İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 21/03/2019
Karar Metni
1.377 kelime·7 dk okuma·5 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın ... şubesi nezdinde ... ... ... Limited Şirketi lehine ... ... nın müşterek ve müteselsil kefaletiyle genel kredi ve teminat sözleşmesine dayalı olarak kredi hesapları açıldığını ve kullandırıldığını, kredi borçların ödenmemesi, normal seyrini kaybetmesi üzerine kredi hesapları ... tarihinde kapatılarak kredi hesaplarının ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili için Antalya ....
İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. Sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takibe davalıların itiraz ettiğini, takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın yerinde olmadığını, faize de itirazlarının yerinde olmadığını, gider vergisi talebinin sözleşme ve yasaya uygun olduğunu, takipte talep olunan masrafın hesap kat ihtarnamesi masrafı olduğunu, belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, davalıların davacıya borcu bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVA
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. vd. maddesinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır.
Dosya içerisine taraflar arasında düzenlenen sözleşme, ödemelere ilişkin evraklar, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstresi alınmıştır.
Antalya ... . İcra Müdürlüğü'nün ... /... E. sayılı takip dosyası incelendiğinde; alacaklının davacı, borçluların davalılar olduğu, ... asıl alacak, ... TL işlemiş faiz, ... TL faiz gider vergisi, ... TL masraf olmak üzere ... TL nakti alacak toplamı, ... TL gayrinakit toplamı olmak üzere toplam ... TL alacak için icra takibinin yapıldığı davalıların itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür.
Bilirkişi ... ... 'nün ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının talep edebileceği nakdi krediler taksitli kredi esnek hesap ve ticari kart kredisinden doğan banka alacağının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğunu, asıl alacağın ... TL'lik kısmı için %19,344; ... TL'lik kısım için %33 temerrüt faizine ve sözleşme faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğuna, ... TL'nin depo edilmesinin yerinde olacağı belirtmiştir.
İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
(Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.
(Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir.
Hesabın kat'ı ile birlikte kredi kartı borcu muaccel hale gelmiştir. İhtarnamenin tebliği ise borçlunun temerrüdü ile ilgili olup temerrüt faizinin başlangıcı yönünden önem arz eder. Muacceliyet ile temerrüt, nitelikleri ve sonuçları itibariyle birbirinden farklı kavramlardır. 5464 sayılı yasada muacceliyet için ihtarla belli bir süre verilmesine ilişkin herhangi bir şart öngörülmemiştir (Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 06/07/2017 tarih 2017/230 E. 2017/635 K. Sayılı kararı).
İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacak belgeye ise alacak likit (muayyen, belirlenebilir) nitelikte bulunduğundan 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 24/11/2016 tarih 2016/4405E. 2016/15076K. sayılı kararı).
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 04/04/2018 tarih 2017/4575E. 2018/1823K. sayılı kararında; "...gayrinakdi kredinin deposu yönünden maktu harç ve maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği halde nakdi alacakla birlikte nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir.
Davamıza gelince; davacı genel kredinin ödenmemesi nedeniyle cari hesap kredisi, tazmin edilen çek yapraklarından doğan alacak, ticari kredi kartı ve esnek kredi alacağı ile banka riskini oluşturan çek yaprakları için depo istemi ile ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır.
Taraflar arasında düzenlenen sözleşmede bankaya hesabı kat etme ve bunun sonucu olarak sözleşmeyi fesih yetkisi tanınmış, alacaklı banka tarafından bu yetkiye dayanılarak kat edilerek borçlulara ihtarname gönderilmiştir. Tarafların tutunmuş oldukları deliller getirtilerek dosya hesap bilirkişinin tevdi edilmiştir.
Bilirkişi ... ...'nün ... tarihli bilirkişi raporuna göre,davacının talep edebileceği nakdi krediler taksitli kredi esnek hesap ve ticari kart kredisinden doğan banka alacağının ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş akdi ve temerrüt faizi, ... TL gider vergisi, ... TL ihtar masrafı olmak üzere toplam ... TL olduğunu, asıl alacağın .... T L'lik kısmı için %... ; ... TL'lik kısım için %33 temerrüt faizine ve sözleşme faiz üzerinden %5 gider vergisine tabi olduğuna, ...
TL'nin depo edilmesinin yerinde olacağını belirtmiştir. Davacının davalıya vermiş olduğu çeklerden 5941 sayılı Kanunun 3/9. maddesi gereğince davacı bankanın ödeme yükümlülüğünün ... tarihinde son bulacak olması davalıda bulunan 24 adet çek için davacının ... TL yükümlülüğünün bulunması nedeniyle bu miktar üzerinden depo kararı verilmesi gerekmektedir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 88. ve 120. maddeleri hükümlerinin ticari işlerde uygulanamayacağının kabulü gerekmesi, denetime ve hüküm kurmaya uygun bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunmuş, borçluların ise süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması nedeniyle icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
Başkan ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Üye ... · ¸e-imzalıdır · Katip ... · ¸e-imzalıdır
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/105, K. 2020/596, 17 Kasım 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama